KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/5778 E., 2022/3996 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2022
- Esas No
- 2019/5778
- Karar No
- 2022/3996
- Temyiz eden (davalı)
- … Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Özel Güvenlik Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı idare tarafından aleyhine olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Davanın konusu
- Davacı şirket tarafından, işe giriş bildirgelerinin, aylık prim ve hizmet belgelerinin ve işten ayrılış bildirgelerinin süresinde Kuruma verilmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca, işe giriş bildirgeleri yönünden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle hakkında 1.010.932,00 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
615 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin işe giriş bildirgelerinin verilmemesi nedeniyle her bir çalışan için asgari ücretin beş katı tutarında idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptaline, aylık prim ve hizmet belgeleri ile işten ayrılış bildirgelerinin verilmemesi nedeniyle idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesince; denetim raporunda isimleri yer alan kişilerin (raporda tespit edilen günlerde) sigortasız olarak çalıştığı sonucuna varıldığından dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmakta olup, İdare Mahkemesince tekerrür halinin ortaya konulamadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ve davalı idarece bu hususu ispatlayıcı yeterli bilgi ve belge dava dosyasına sunulamamış ise de, davacı şirket tarafından 223 kişinin belli süreler için sigortasız olarak çalıştırıldığının saptanmış olması karşısında, bu kişiler için asgari ücretin iki katı tutarında kesilen idari para cezasında hukuka aykırılık,
dava konusu işlemin işe giriş bildirgesinin verilmemesi nedeniyle verilen idari para cezasının tamamen iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin işe giriş bildirgelerinin verilmemesi nedeniyle asgari ücretin iki katı idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden kaldırılmasına, bu kısım yönünden davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle davanın reddine, geriye kalan asgari ücretin üç katı idari para cezasının iptaline ilişkin kısmı yönünden istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, Mahkeme kararın haksız, Kurum işleminin ise usul ve yasaya uygun olduğu, dosyaya 18/01/2018 tarihinde sunulan dilekçe ve eklerinden anlaşılacağı üzere Kurum tarafından davacıya dava konusu idari para cezasından önce … tarih ve … sayılı tutanakla 8.148,00 TL idari para cezası uygulandığı, bu nedenle 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 3. alt bendi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanarak asgari ücretin 5 katı tutarında idari para cezası verilmesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2019/5778, K. 2022/3996, 21 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama