İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2019/5904 K.2021/1315

2- … Valiliği VEKİLİ : Av. …

Esas2019/5904Karar2021/1315Tarih23 Mart 2021Okuma10 dk · 1.976 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/5904 E., 2021/1315 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
23 Mart 2021
Esas No
2019/5904
Karar No
2021/1315
Temyiz eden (davacı)
… adına velayeten …
Vekili
Av. …
Temyiz edenler (davalılar)
1- … Bakanlığı / ANKARA
Vekili
I. Hukuk Müş. Yrd. …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.976 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

2- … Valiliği VEKİLİ : Av. …

İSTEMLERİN KONUSU

… Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacıya velayeten babası tarafından, 28/06/2016 tarihinde İstanbul Atatürk Havalimanında meydana gelen terör eyleminden dolayı İstanbul Valiliği Zarar Tespit Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla davacının annesinin … ölümü, kendisi ve babasının yaralanması nedeniyle sağlık, tedavi giderleri, annesinin ölümü nedeniyle desteğinden yoksun kalmasından kaynaklı zararları, yol masrafları ve diğer her türlü maddi kayıpları için toplam 2.000,00 TL maddi tazminat ile annesinin ölümü için 250.000,00 TL,

kendisinin yaralanması için 100.000,00 TL ve babası …'ın ağır yaralanması nedeniyle 50.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin kararıyla; dava konusu uyuşmazlıkta, davalı idarece … tarih ve … sayılı işlemindeki başvuruda, ölüm olayının "terör eylemi" olarak değerlendirildiğinde ihtilaf bulunmasa da, karşılıklılık esası gereği, Ürdün vatandaşı olan davacının, terör eylemi neticesinde meydana gelen zararının 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanıp karşılanmayacağı hususunun bir ön sorun teşkil ettiği, 5233 sayılı Kanun incelendiğinde.

Anayasal güvence altına alınan bazı hakların (terör veya terörle mücadeleye bağlı olarak ve nedensellik bağı/kusur koşulları aranmaksızın) korunamaması sebebiyle doğan zararların tazmininin amaçlandığı, dava konusu olayda, yasal yollarla ülkemize gelen Ürdün vatandaşı davacının, terör nedeniyle yaşam hakkının ihlalinden kaynaklanan bir zararın söz konusu olduğu,

Anayasa'nın 15. maddesinde, savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilceği veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabileceği, 1. fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler (…)dışında, kişinin yaşama hakkına, maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamayacağı,

5233 sayılı Kanun'un 2. maddesinde kanunun kapsamı dışında kalan zararların tahdidi olarak sayıldığı ve/fakat yabancıların bu kanunla getirilen düzenlemelerden yararlanamayacaklarına ilişkin bir hüküm öngörülmediği, dolayısıyla, meşru yollarla ülkemizde iken, terör eylemi nedeni ile maddi ve manevi zarara uğrayan Ürdün vatandaşı davacının karşılıklılık ilkesi aranmaksızın bu kanun kapsamında zararlarının tazmininin gerektiği, olayda, davacının annesinin ölümü ve kendisi ve babasının yaralanması nedeniyle talep etttiği tazminatın;

olay tarihi itibarıyla meydana gelen toplumsal olaylar dahilinde, terör eylemi kapsamında gerçekleştiğinin sabit olduğu, davacının talebinin de 5233 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu, bu durumda, davacının, 28/06/2016 tarihinde İstanbul Atatürk Havalimanında meydana gelen terör eyleminden dolayı, annesinin vefatı, kendisinin ve babasının yaralanması nedeniyle meydana gelen zararının tazmini istemiyle yaptığı başvurusunun, 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,

Ürdün ile karşılıklılık olmadığından 5233 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığından bahisle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle işlemin iptaline, davacının maddi/manevi zararlarının tazmini istemi hakkında; davacının, İstanbul Atatürk Havalimanında meydana gelen terör eyleminden dolayı, annesinin vefatı, kendisinin ve babasının yaralanması nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararının tazmini istemiyle yaptığı başvurusunun, zararın terör eylemi kapsamında değerlendirildikten sonra,

zarar miktarının, davalı idare nezdinde teşekkül eden, komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığıyla belirleneceği, buna göre davacının başvurusu ile ilgili yapılacak araştırma ve inceleme neticesinde ortaya çıkan yeni duruma göre tazminat talebinin; öncelikle Komisyon tarafından değerlendirilmesi gerekeceğinden bu aşamada davacının maddi ve manevi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, öte yandan, davalı idarece yapılacak değerlendirme sonunda verilecek yeni karara karşı, süresi içerisinde dava açılabileceğine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin kararıyla; İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacı vekili tarafından, 5233 sayılı Kanun'da yabancıların bu kanundan faydalanamayacaklarına dair bir düzenlemenin bulunmadığı, Zarar Tespit Komisyonu tarafından karşılıklılık aranarak ret kararı verildiği, İdare Mahkemesinin karar verilmesine yer olmadığı kararı ile sürecin uzayacağı, bu kararın adil yargılanma hakkı ve makul sürede yargılanma hakkına aykırılık teşkil edeceği, Mahkemelerin tazminatlar hakkında karar vermesi gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, davacının Ürdün vatandaşı olduğu, Ürdün ile Devletimiz arasında mütekabiliyet anlaşması bulunmadığı, bu nedenle davacının zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.

Davalı İstanbul Valiliği tarafından, 5233 sayılı Kanunun genel gerekçesinden hareketle, bu Kanunun Devlet ve toplumu hedef alan terör eylemleri nedeniyle oluşan zararları karşıladığı, amacının Devlet ve vatandaş kaynaşması olduğu, bu nedenle Kanunun Türk vatandaşları için çıkarıldığı ve uygulandığı, Türk vatandaşı olmayanlar için mütekabiliyet şartı arandığı, Ürdün ile aramızda mütekabiliyet şartı olmadığından davacının zararlarının bu Kanun kapsamında karşılanamayacağı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI

Davacı vekili tarafından, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idareler tarafından ayrı ayrı, davacı tarafın temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Dava konusu olayda istihbari bilgi, belge veya olaya yönelik ihbarın bulunmadığı görüldüğünden olayın terör olayı olduğu ve olayda idarenin hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk halinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Davacının İstanbul Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna yaptığı başvurunun mütekabiliyet sebebiyle reddedildiği, ancak ilgili Kanun'da bu hususa ilişkin bir engel olmadığı gibi, ülkemizde terör olayı sebebiyle zarar gören kişilerin zararların hukuk devleti, yaşam hakkı, mahkemeye erişim hakları çerçevesinde karşılanması gerektiği, bu nedenle temyize konu kararın Zarar Tespit Komisyonu kararının iptali ve davacının maddi tazminata ilişkin isteminin ilgili iptal kararı sebebiyle komisyon tarafından maddi tazminatın yeniden değerlendirileceğinden maddi tazminata yönelik karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının onanmasına,

manevi tazminat miktarına olaya ilişkin değerlendirmeyle mahkemece takdiren karar verileceğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına kararının hukuka uygun olmadığı düşüncesiyle kararın manevi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

28/06/2016 tarihinde İstanbul Atatürk Havalimanında gerçekleşen terör eylemi sonucunda annesini kaybeden, aynı olayda babası ve kendi yaralanan davacı tarafından, uğranıldığı öne sürülen zararlara karşılık yapılan başvurunun reddine ilişkin İstanbul Valiliği Zarar Tespit Komisyonu işleminin iptali ile maddi ve manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dosyanın ve aynı olaya ilişkin temyiz dosyalarının birlikte incelenmesinden; 28/06/2016 tarihinde terör saldırısı nedeniyle Atatürk Havalimanında meydana gelen patlama nedeniyle zarara uğrayan davacı/davacılar tarafından, olayda davalı idarenin / idarelerin hizmet kusuru/kusursuz sorumluluk hali bulunduğu ileri sürülmüş, ancak İdare Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemesi tarafından olayda davalı idarenin / idarelerin hizmet kusuru/kusursuz sorumluluk hali bulunmadığı sonucuna varılmış, davacı/davacılar tarafından dosyalarda bulunan olaya ilişkin bilgi ve belgelerin değerlendirilmediği, temyiz aşamasında da aynı iddiaları devam ettiğinden Dairemizce öncelikle bu hususa ilişkin olarak davacı/davacıların temyiz iddiaları doğrultusunda dava konusu olay değerlendirilmiştir.

Dava konusu olayın bir terör olayı olduğu açık olmasına rağmen, bu terör olayında idarenin hizmet kusuru/ kusursuz sorumluluğunun bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Dairemizin konuyla ilgili yerleşik içtihadı da; terör eylemi sonucu bir zararın ortaya çıkması durumunda, öncelikle söz konusu olayın meydana gelmesinde idarelere atfı kabil bir hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk hallerinin bulunup bulunmadığının araştırılması, idarenin gerek hizmet kusuru gerekse kusursuz sorumluluk hallerinin olayda bulunmaması durumunda 5233 sayılı Kanun kapsamında gerekli inceleme ve araştırma yapılarak karar verileceği yönündedir.

Bu nedenle idarenin / idarelerin olay öncesi genel güvenlik hizmetlerine ilişkin kusuru / kusursuz sorumluluğunun tespiti için olay öncesinde olaya ilişkin ihbar veya istihbari bilgi ve belge olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Olay öncesinde ve olaya ilişkin istihbari bilgi belge var ise idarenin bu konuda özel bir önlem almaması neticesinde oluşan zarardan hizmet kusuru ilkesi uyarınca sorumlu tutulacağı açıktır.

İncelenen dosyalarda İdare Mahkemeleri tarafından yapılan ara kararlar üzerine dosyalara giren bilgi ve belgelere göre.

İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ilgili birimlerince emniyete ulaşan ve gerekli birimlerle paylaşılan genel nitelikteki muhtemel eylemlere ilişkin yazıların sunulduğu, olaya ilişkin ihbarın bulunmadığının belirtildiği, söz konusu yazıların incelenmesinden; davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için olay öncesinde olaya ilişkin istihbari bilginin yer, zaman, kişi unsurlarından bir ya da bir kaçının belirli olacak şekilde idarece bilinmesi ve idarenin bu bilgiye rağmen gerekli önlemi almaması halinde söz konusu olacağı değerlendirildiğinde;

dava konusu olayda Emniyet birimlerinde olay öncesinde olaya ilişkin herhangi bir ihbarın bulunmadığına ilişkin yazıları da gözönünde tutularak idarenin hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluğundan söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

A- Temyize konu kararın dava konusu işlemin iptali ile maddi tazminat istemine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısımlarının incelenmesinden:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın belirtilen kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B- Temyize konu kararın manevi tazminat istemine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının incelenmesinden:

Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesince; dava konusu olayın bir terör olayı olduğu, davacının olayla ilgili zararlarına karşılık İstanbul Valiliği Zarar Tespit Komisyonu'na yaptığı maddi, manevi tazminat istemli başvurusunun, davacının Ürdün vatandaşı olması, ülkeler arasında mütekabiliyet olmaması sebebiyle reddine ilişkin işlemin 5233 sayılı Kanunda mütekabiliyet şartı bulunmadığından iptali ile davacının tazminat taleplerinin Zarar Tespit Komisyonu kararının iptali üzerine komisyonca yeniden değerlendirileceğinden bahisle bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verildiği, Bölge İdare Mahkemesince de tarafların istinaf istemlerinin reddedildiği görülmüştür.

Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.

Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır.

Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi ve tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının manevi tazminat istemi hakkında; terör olayları nedeniyle meydana gelen ve sosyal risk ilkesi kapsamında bulunup 5233 sayılı Kanun uyarınca karşılanmayan manevi zarara bağlı tazminat istemlerine ilişkin uyuşmazlıklarda, idare hukukunun tazminata ilişkin ilke ve kuralları çerçevesinde 2577 sayılı Kanunun öngördüğü usullere tabi olarak manevi tazminat ödenip ödenmeyeceğine ilişkin yargısal incelemenin yapılarak manevi tazminat için koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesiyle manevi tazminat miktarına takdiren Bölge İdare Mahkemesi tarafından karar verilmesi gerekirken manevi tazminat istemi hakkında da istinaf istemlerinin reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu işlemin iptali ile maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısımlarının ONANMASINA, manevi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 23/03/2021 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)KARŞI OY

Dava konusu olay, İstanbul Atatürk Havalimanı'nda 28/06/2016 tarihinde DEAŞ mensubu teröristlerin yanlarındaki bombayı patlatmaları ve ellerindeki silahlarla etrafa ateş etmeleri sebebiyle meydana gelmiştir.

Olayın oluş şekli, olay tarihi, olaya yakın zamanlarda ülkemizde meydana gelen benzer terör olayları (20/07/2015 tarihinde Suruç Patlaması, 10/10/2015 Ankara Gar Patlaması, 17/02/2016 Merasim Sokak Patlaması, 13/03/2016 tarihinde Güvenpark Patlaması, 07/06/2016 tarihinde Vezneciler Patlaması...), olay öncesinde havalimanı gibi yerlerde bombalı terör eylemi yapılacağına dair istihbari bilgilerin bulunduğu, olay tutanağına göre teröristlerin güvenlik tarafından kamera sistemi ile fark edildiği,

polisin müdahalesi sırasında olayın yaşandığı dikkate alınarak ülkemiz gibi terör olaylarının sık yaşandığı ve sürekli teyakkuz halinde olunması gereken bir ülkenin en büyük havalimanında meydana gelen bu patlama ve silahlı saldırı olayında öncelikle idarenin olaya ve olayın önlenmesine ilişkin hizmet kusurunun olduğu oyuyla aksi yöndeki Daire çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay 10. Daire, E. 2019/5904, K. 2021/1315, 23 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemlerin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenlerin İddiaları
  6. Tarafların Savunmaları
  7. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  8. Düşüncesi
  9. Türk Milleti Adına
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Maddi Olay
  12. Hukuki Değerlendirme
  13. (X)karşı Oy
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2019/5904
Karar No
2021/1315
Tarih
23 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2019/5905 K.2021/1326
  • Danıştay 10. Daire E.2019/5907 K.2021/1318
  • Danıştay 10. Daire E.2019/5910 K.2021/1309
  • Danıştay 10. Daire E.2019/5914 K.2021/1314
  • Danıştay 4. Daire E.2019/5914 K.2021/1859
  • Danıştay 10. Daire E.2019/5915 K.2021/813

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.