İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2019/6506 K.2020/7202

Dava konusu istem: Davacı tarafından, babası olan ...'ın, davalı idare personelinin hatalı ve yanlış uygulamaları nedeniyle hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla 35.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi olmak üzere…

Esas2019/6506Karar2020/7202Tarih30 Aralık 2020Okuma6 dk · 1.198 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/6506 E., 2020/7202 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
30 Aralık 2020
Esas No
2019/6506
Karar No
2020/7202
Temyiz eden (davacı)
…'a velayeten …
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Bakanlığı
Vekili
Av. …
Davalı yanında müdahil
…
Vekili
Av. …
İstemin_konusu
... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacı tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.198 kelime·6 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından, babası olan ...'ın, davalı idare personelinin hatalı ve yanlış uygulamaları nedeniyle hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla 35.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 85.000,00 TL tazminatın ölüm tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararıyla; dosyadaki bilgi ve belgeler ile Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporu doğrultusunda davacının yakınına uygulanan gerekli tetkikler ile tıbbi teşhis ve tedavilerin tıbben uygun olduğu, davalı idarenin bir hizmet kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare ve davalı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacının babası kalbinin ve sağ bacağının aşırı şekilde ağrımasına bağlı rahatsızlanarak 28/03/2011 tarihinde Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine getirilmiş, burada EKG'si çekilmiş, kan tahlili yapılmış, ağrı kesici verilerek Prof. Dr. Mazhar Osman Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine yönlendirilmiş, bu hastanede yapılan muayene sonucunda psikolojik probleminin olmadığının anlaşılması üzerine Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmiş, filminin çekilmesinin sonra ağrı kesici ve sakinleştirici verilerek evine gönderilmiştir.

Davacının babası evinde istirahat ederken 29/03/2011 tarihinde vefat etmiştir. Bunun üzerine, davacı tarafından babasının teşhis ve tedavisinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.

Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

Diğer taraftan, idarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarla hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütmek yükümlülüğünün bulunduğu da tartışmasızdır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere ya da kişilerin vücut bütünlüğünde meydana gelen sakatlık haline veya ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp, idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları manevi zararın varlığı ve manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdare Mahkemesince, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının tespitine yönelik olarak Adli Tıp 1. İhtisas Kurulundan alınan 17/09/2014 tarihli raporda sonuç olarak.

"28/03/2011 tarihinde; davacının yakınının getirildiği Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde şikayetleri üzerine muayene edilerek EKG'sinin çekildiği, kan tetkiklerinin istendiği, bunların değerlendirilmesi sonucu kardiak bir patoloji düşünülmediği, hastanın psikiatriye yönlendirildiği dikkate alındığında; hastanın şikayetleri üzerine ayırıcı tanıda yapılan tetkiklerin uygun olduğu, tetkiklerin sonuçları ve tıbbi kayıtlarda hastanın psikiatrik hikayesi olduğunun yazılı olup psikiatri konsültasyonu istenerek hastanın uygun olduğu, aynı tarihte hastanın Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine başvurduğu,

burada yapılan muayene ve değerlendirmelerin tıbben uygun olup hastanın şikayetinin organik kökenli olacağı düşünülerek yeniden acil servise yönlendirilmesi doğru olduğu, hastanın aynı gün şikayetleri geçmeyince Bakırköy Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurduğu, burada bacak ağrısını nedeni ile hastadan vertebra grafisi istendiği, hastaya diclomec ampul yapıldığı, asistan Dr. ... tarafından hastaya myalji anksiyete tanısı ile majezik, transkobus, diclomek reçete edildiği, evine gönderilen hastanın aynı gün öldüğü, ölüm nedeninin dissekan aort anevrizmasından meydana gelmiş olduğu da birlikte değerlendirildiğinde;

dissekan aort anevrizmasına tanı konulması güç olup hastada göğüs ağrısı da olması nedeni ile öncelikle kalp krizi düşünülerek gerekli tetkiklerin yapıldığı, hastada hipertansiyon olmaması, her iki ekstremite arasında tansiyon farkı olmayıp TA 110/70 mmHg olması ve alınan anamnez sonucu hastanın psikiatriye yönlendirildiği, burada yapılan değerlendirme ile en son gönderildiği acilde bacak ağrısı da tarifleyen hastanın şikayetine yönelik direkt grafi istenerek tedavisi düzenlenmiş olduğu,

dissekan aort anevrizmasına tanı koymanın güçlüğü, tanı konulması durumunda hemen müdahale edilmesi halinde de ölüm oranının yüksek olduğunun tıbben bilindiği dikkate alındığında; davalı idareye atfı kabil kusur bulunmadığı" yönünde görüş verilmiştir.

Bilirkişilerin, uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerektiği açık olup, Mahkeme kararına esas alınan raporun heyet oluşumu incelendiğinde; raporu hazırlayan uzmanlar arasında Kardiyoloji Uzmanı ve Acil Tıp Uzmanının bulunmadığı anlaşıldığından raporda yer alan değerlendirmelere itibar edilmesi mümkün görülmemektedir.

Dava konusu olayda; kalbinin, göğsünün ve sol bacağının ağrıdığı şikayetiyle sağlık kuruluşuna başvuran bir hasta için uygun tıbbi yaklaşımın ne olduğu, dava konusu olaydaki yaklaşımın tıbben kabul edilebilir olup olmadığı, tıbbi kurallara uygun hareket edilmiş olması halinde hastanın yaşama imkanının bulunup bulunmadığı, hususlarının Acil Tıp Uzmanı ve Kardiyoloji Uzmanının bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Diğer taraftan; yukarıda anılan şikayetlerle hastaneye başvuran davacı yakınına yönelik olarak EKG çekilmesinin yeterli olup olmadığı, EKG'ye ek olarak kardiyoloji bölümünden konsültasyon istenmemesinin tıbbi açıdan bir eksiklik arz edip etmediği hususlarının açıklanarak irdelenmesi gerekmektedir.

Bu durumda; yukarıda belirtildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre davacının maddi ve manevi tazminat talebi hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2019/6506, K. 2020/7202, 30 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. İnceleme Ve Gerekçe
  6. Maddi Olay
  7. İlgili Mevzuat
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2019/6506
Karar No
2020/7202
Tarih
30 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2019/6515 K.2020/7212
  • Danıştay 10. Daire E.2019/6539 K.2020/7222
  • Danıştay 3. Daire E.2019/6577 K.2021/74
  • Danıştay 3. Daire E.2019/6682 K.2021/49
  • Danıştay 3. Daire E.2019/6683 K.2021/51
  • Danıştay 3. Daire E.2019/6684 K.2021/50

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.