KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/7841 E., 2023/6815 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2023
- Esas No
- 2019/7841
- Karar No
- 2023/6815
- Temyiz eden (davalı)
- … Valiliği / …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … İnş. Akr. Nak. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.084 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Gaziantep ili, Nurdağı ilçesi, … Köyü Mevkiinde bulunan, … parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki hazır beton işletmesinin sahibi olan davacı şirket tarafından, komşu parselde bulunan tarım arazisine başka bir şirket tarafından yapılacak tesis için 5403 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca Kamu Yararı Kararı verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlem incelendiğinde, bu kararın kamu yararı taleplerinin sonuçlandırılmasında valiliklerin yetkilendirilmesine ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanlığının … tarih ve … sayılı işlemine dayandığı ancak, kamu yararı kararı alma yetkisinin münhasıran ilgili Bakanlıkta olduğu, bunun dışındaki kurum ve birimlerce kamu yararı kararı alınamayacağı, Bakanlıkların bu yetkisinin valiliklere devrinin söz konusu olmadığı, bu durumun Danıştay Onyedinci Dairesi'nin 22/12/2015 tarih ve E:2015/6020, K.2015/6202 sayılı kararıyla da ortaya konulduğu,
bu nedenle 5403 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında kamu yararı kararı alma yetkisi bulunmayan Gaziantep Valiliği'nce tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının görülmekte olan davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığı, kendilerine Bakanlıkça tanınan hak ve yetkilerin kullanıldığı, tesis edilen işlemin hukuka ve kamu yararına uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Dava, Gaziantep ili, Nurdağı ilçesi, … Köyü Mevkiinde bulunan, … parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki hazır beton işletmesinin sahibi olan davacı şirkete komşu parselde bulunan tarım arazisine başka bir şirket tarafından yapılacak tesis için 5403 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca Kamu Yararı Kararı verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13. maddesinde, ''Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz.
Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla; a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar, b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı, c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri, ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri, d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar,.. için bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir.
(Ek cümle: 31/1/2007-5578/3 md.) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir. (...) " kuralına yer verilmiştir.
24/07/2009 tarih ve 27298 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 24/06/2018 tarihinde yürürlükten kaldırılan Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Arazi Toplulaştırılmasına İlişkin Tüzük'ün "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, "Kamu yararı kararı"nın, Bakanlıklarca yatırım programına alınmış yatırımlar ile insan, toplum ve çevre ilişkilerinde dengeyi bozucu nitelikte olmayan, ekonomik, ekolojik ve toplumsal kayıplar bakımından toplum aleyhine sonuçlar doğurmayan, kişiler ve toplum yararı birlikte gözetilerek ilgili bakanlık veya açıkça yetki verilen birimler tarafından alınan kararı ifade ettiği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Uyuşmazlıkta, 24/07/2009 tarih ve 27298 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Mülga Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Arazi Toplulaştırılmasına İlişkin Tüzüğün 4. maddesinin 1. fıkrasının (I) bendinde yer alan "...veya açıkça yetki verilen birimler..." ibaresinin Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesinin 22/12/2015 tarih ve E:2015/6020, K:2015/6202 sayılı kararı ile iptal edilmesi neticesinde, Bakanlıklar dışında açıkça yetki verilen birimler tarafından iptal kararından önce alınan kamu yararı kararlarının tamamının hukuka aykırı olup olmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir.
İptal kararları, idari işlemleri tesis edildikleri tarihten itibaren ortadan kaldıran ve işlemin tesisinden önceki hukuki duruma dönülmesini sağlayan kararlardır. Ancak,
düzenleyici işlemin iptal edilmiş olması ona dayalı olarak geçmişte tesis edilen bütün unsurları ile oluşmuş, tamamlanmış, bireyselleşmiş tüm hukuki durumların da hukuken geçersiz olması sonucunu yaratmayacaktır.
Genel düzenleyici işlemlerin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle yargı kararı ile iptali üzerine, bu genel düzenleyici işlemlere dayanılarak tesis edilen bireysel işlemlerin de bütün hukuksal sonuçları ile ortadan kalkıp kalkmayacağının; genel düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bireysel işlemlerin uzun süre uygulanması ve bu süre içinde kişilerin elde ettiği öznel kazanımlarının geri alınması durumunda, idari istikrar ilkesi ve kazanılmış hak kavramlarına aykırılık oluşturabilecek olması göz önüne alınarak, somut olay çerçevesinde irdelenmesi gerekeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan bir düzenleyici işlem uyarınca tesis edilen bireysel işlemler nedeniyle kazanılmış haktan ve/veya idari istikrardan söz edebilmek için işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla hukuka ve mevzuata uygun olmasının yanı sıra kişilerin de iyi niyetli olması gerekmektedir.
24/07/2009 tarih ve 27298 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Mülga Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Arazi Toplulaştırılmasına İlişkin Tüzüğün "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinin, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, kamu yararı kararının açıkça yetki verilen birimler tarafından alınabileceği düzenlemesine yer verilmiş ve anılan düzenleme Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesinin 22/12/2015 tarih ve E:2015/6020, K:2015/6202 sayılı kararı ile iptal edilene kadar uygulanmaya devam etmiştir.
Bu düzenlemenin uzun bir süre uygulandığı ve birçok idari işleme dayanak teşkil ettiği göz önüne alındığında. Danıştay Onyedinci Dairesinin iptal kararı üzerine, Mülga Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Arazi Toplulaştırılmasına İlişkin Tüzük uyarınca Bakanlıklar dışında açıkça yetki verilen birimler tarafından alınan kamu yararı kararlarının tamamının bütün hukuksal sonuçları ile ortadan kalkmasının idari istikrar ilkesine aykırı olacağı açıktır.
Ayrıca, uyuşmazlık konusu olayda, Ticaret Bakanlığı (Mülga Gümrük ve Ticaret Bakanlığı) tarafından 25/07/2013 tarih ve 5968 sayılı işlemle, işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Tüzük hükümlerine uygun şekilde davalı idareye yetki verildiği ve adına kamu yararı kararı verilen dava dışı Nurdağı Beton İml. İnş. Hayv. Nak. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin de iyi niyetli olmadığına ilişkin dosya kapsamında bir bilgi ve belge bulunmadığı görülmektedir.
Bütün bu anlatılanlar çerçevesinde, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak verildiği görülen kamu yararı kararının; iyi niyetli üçüncü kişiler açısından öznel kazanımlara sebep olduğu ve iptal edilmesinin idari istikrar ve hukuk güvenliği ilkelerine aykırılık oluşturacağı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki …. İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Danıştay 10. Daire, E. 2019/7841, K. 2023/6815, 14 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama