KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/8461 E., 2021/1171 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 16 Mart 2021
- Esas No
- 2019/8461
- Karar No
- 2021/1171
- Temyiz eden (davalılar)
- 1- … Valiliği
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
2- … Kaymakamlığı
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı ve aynı zamanda radyoloji uzmanı olan davacı tarafından, "çocuk sağlığı ve hastalıkları" uzmanlık alanında muayenehane açma isteminin Devlet hizmeti yükümlülüğü bulunduğundan bahisle reddine ilişkin Ataşehir Kaymakamlığı İlçe Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve … sayılı işlemi ile bu işleme dayanak teşkil eden İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla.
5371 sayılı Kanun'la 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na eklenen ek 3. ve ek 4. maddeler uyarınca, Devlet hizmeti yükümlülüğü kapsamındaki personelin, mesleklerini icra edebilmeleri için her eğitimleri için ayrı ayrı olmak kaydı ile Devlet hizmeti hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeleri şart ise de; ilgilinin hangi uzmanlık alanıyla ilgili olarak mesleğini icra etmek istediğine göre, o uzmanlık alanındaki Devlet hizmeti yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğine bakılarak, çalışma hakkının değerlendirilmesinin gerektiği;
davacının Devlet hizmeti yükümlülüğünü, 2002-2005 yılları arasında Sivas Şarkışla Devlet Hastanesinde çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı olarak yerine getirdiği ve "çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı" olarak muayenehane açma talebinde bulunduğu, yan dal uzmanlık alanı olan radyoloji ile ilgili muayenehane açma talebinin bulunmadığı;
bu durumda, ana uzmanlık alanı olan "çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlığı" alanında Devlet hizmeti yükümlülüğünü yerine getiren ve bu uzmanlık alanında muayenehane açma talebi bulunan davacının, Anayasada temel haklar arasında yer alan çalışma hakkını engelleyecek şekilde tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davalı idareler tarafından, 3359 sayılı Kanun gereği tabiplerin her eğitimleri için ayrı ayrı olmak kaydıyla Devlet hizmeti yükümlülüklerinin bulunduğu, bu yükümlülüğü tamamlamadan mesleklerini icra edemeyecekleri, davacının radyoloji eğitimini aldıktan sonra her eğitim için Devlet hizmeti yükümlülüğünün bulunduğu, dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, tetkik hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2019/8461, K. 2021/1171, 16 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama