İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2019/9439 K.2021/5928

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Samsun ili içerisinde ve çevresinde trafik akışının sağlıklı, düzenli ve verimli bir şekilde sağlanması kapsamında Samsun-Ordu Devlet Yolunun Canik Belediyesi sınırları içerisinde Asarcık Köprülü Kavşağı ile…

Esas2019/9439Karar2021/5928Tarih29 Kasım 2021Okuma10 dk · 2.066 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/9439 E., 2021/5928 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
29 Kasım 2021
Esas No
2019/9439
Karar No
2021/5928
Temyiz eden (davacılar)
1) ... 2) ...(müteveffa
Vekilleri
Av. ..., Av. ...
Diğer davacı
...
Vekilleri
Av. ..., Av. ...
Temyiz eden (davalı)
...Genel Müdürlüğü / ...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
.... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının; taraflarca aleyhlerinde olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.066 kelime·10 dk okuma·10 bölüm

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Samsun ili içerisinde ve çevresinde trafik akışının sağlıklı, düzenli ve verimli bir şekilde sağlanması kapsamında Samsun-Ordu Devlet Yolunun Canik Belediyesi sınırları içerisinde Asarcık Köprülü Kavşağı ile Belediye Evleri arasında kalan kesiminde katlı yol inşa edildiği,

inşa edilen katlı yolun Samsun ili, Canik ilçesi, ...Mahallesi, ...ada, ...parsel sayılı müşterek mülkiyetlerindeki taşınmaz ve üzerinde bulunan yapının önünde yer aldığı ve katlı yol yapım işinin konum, görünüm, manzara, estetik, prestij, ulaşım gibi unsurlar yönünden taşınmazlarında değer kaybına neden olduğu ileri sürülerek değer kaybı karşılığı 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile 89.156,39 TL) maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ....

İdare Mahkemesince; dava konusu olayda Samsun-Ordu Devlet Yolunun Canik Belediyesi sınırları içerisinde Asarcık Köprülü Kavşağı ile Belediye Evleri arasında kalan kesiminde katlı yol yapımının planlara işlendiği, katlı yol inşasının trafik akışının düzenli bir şekilde sağlanması ve ulaşımın rahat ve verimli bir şekilde yürütülmesi için gerçekleştirildiği, yol projesinin yoğun trafiğin dağıtılarak akıcı hale getirilmesine ve toplumun bir ihtiyacının giderilmesine ilişkin olduğu, bu nedenle söz konusu yolun yapımında kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı,

ancak davalı idare tarafından inşa edilen yolun görünüm, prestij, çevre emniyeti, gürültü kirliliği, ekonomik kazanım ve doğal afet yönlerinden taşınmazlarda değer kaybına sebebiyet verdiği, yol yapımı nedeniyle taşınmaz sahiplerinin katlandığı bu külfete karşılık taşınmazlarda meydana gelen değer kaybının kusursuz sorumluluk ilkesi gereği davacılara ödenmesi gerektiği, mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun Mahkeme kararına esas alınabilecek nitelikte değerlendirildiği,

davalı idare tarafından, Samsun ili, Canik ilçesi, ...Mahallesi, ...ada ...parselde kayıtlı taşınmazın önünden geçen Samsun-Ordu karayolu üzerindeki viyadük çalışması nedeniyle davacıların hissedarı olduğu arsada meydana gelen değer kaybına karşılık, dava açma tarihine göre hesaplanan toplam (... hissesi için 28.234,55 TL, ... hissesi için 8.138,19 TL, ... hissesi için 20.594,62 TL) 56.967,36 TL'nin davacıların miktar artırım dilekçesi de gözetilerek kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde, dava tarihinden (12/05/2014) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara hisseleri oranında ödenmesi gerektiği,

öte yandan tazminat istemine konu yapıların ruhsatsız olduğundan ve hukuken korunmaya değer nitelikte bulunmayan ruhsatsız kısımlarda yol yapımı nedeniyle oluşan değer kaybına karşılık tazminat ödenmesine hukuken olanak bulunmadığından, dava konusu arsa üzerinde yer alan ve mesken niteliğindeki ruhsatsız bağımsız bölümde oluştuğu ileri sürülen değer kaybı karşılığı 32.189,03 TL'nin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 56.967,36 TL tazminatın davanın açıldığı 12/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine,

56.967,36 TL'yi aşan kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacılardan ... ve ... tarafından; dava konusu mesken niteliğindeki yapıların yapı kullanma izin belgelerinin 22/03/2016 tarihli dilekçeleri ekinde Mahkemeye sunulduğu, kaçak yapı niteliğinde bulunmadığı, arsa üzerinde yer alan yapı yönünden de değer kaybı tazminatına hükmedilmesi gerektiği ve kararın aleyhlerinde olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından; hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın emlak vergisi değeri esas alınmadan yapılan hesaplamanın kabul edilebilir olmadığı, hükmedilen tazminat tutarının zenginleşmeye mahal verecek nitelikte olduğu, hükmedilecek tazminat tutarında miktar artırım dilekçesinin verildiği tarihin faiz başlangıç tarihi yönünden dikkate alınması gerektiği, davalı idare aleyhine harca hükmedilmemesi ve kararın aleyhlerinde olan kısmının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI

Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararının ... ve ... yönünden yasal faizin başlangıç tarihinin düzeltilerek onanması, ... yönünden 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası hükmünün uygulanmasını teminen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacılar tarafından, Samsun ili içerisinde ve çevresinde trafik akışının sağlıklı, düzenli ve verimli bir şekilde sağlanması kapsamında Samsun-Ordu Devlet Yolunun Canik Belediyesi sınırları içerisinde Asarcık Köprülü Kavşağı ile Belediye Evleri arasında kalan kesiminde katlı yol inşa edildiği,

inşa edilen katlı yolun Samsun ili, Canik ilçesi, ...Mahallesi, ...ada, ...parsel sayılı taşınmaz ve üzerinde bulunan yapının önünde yer aldığı ve katlı yol yapım işinin konum, görünüm, manzara, estetik, prestij, ulaşım gibi unsurlar yönünden taşınmazlarında değer kaybına neden olduğu ileri sürülerek değer kaybı karşılığı 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile 89.156,39 TL) maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

A) İdare Mahkemesi Kararının, Davacılardan ... Yönünden İncelenmesi:

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesi, 1. fıkrasında; "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik ve niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçıları aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır." hükmü ile 2. fıkrasında, "Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir..." hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dava dosyasına ilişkin UYAP ortamından alınan davacılara ait nüfus kayıt örneğinin incelenmesinden, davacılardan ...'in temyize konu Mahkeme kararının verildiği 19/04/2016 tarihinden sonra 16/09/2020 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.

2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 2. fıkrasının "yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmünden kastedilen; münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmektedir.

Bu durumda; İdare Mahkemesince, davacılardan ...'in vefat ettiği ve uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.

B) İdare Mahkemesi Kararının, Davacılardan ... ve ... Yönünden İncelenmesi:

İLGİLİ MEVZUAT

6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Görev ve yetkiler" başlıklı 4. maddesinin (a) bendinde, "Otoyol, Devlet ve il yolları ağına giren karayolları güzergâhları ile bunların değişikliklerine ilişkin planları hazırlamak veya hazırlatmak" Karayolları Genel Müdürlüğü'nün görevleri arasında sayılmıştır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin kusursuz sorumluluğu, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür.

Kusursuz sorumluluk sebeplerinden olan “kamu külfetleri karşısında eşitlik” ya da diğer adıyla “fedakârlığın denkleştirilmesi” ilkesi, nimetlerinden tüm toplum tarafından yararlanılan idarenin eylem ve işlemlerinden doğan külfetlerin, sadece belli kişi veya kişilerin üstünde kalması durumunda, bu kişi veya kişilerin uğradığı zararların, kusuru olmasa dahi idarece tazminini öngörmektedir. Risk sorumluluğundan farklı olarak burada, kazalardan kaynaklanmayan, diğer bir deyişle arızi nitelikte olmayan, önceden öngörülebilen zararların tazmini söz konusudur. İdari faaliyetin doğal sonucu olan bu zarar, etki alanı bakımından sınırlı, özel ve olağan dışı nitelik arz etmektedir.

Kamu hizmetinin yürütülmesinin neden ve etkisinden kaynaklanan bir zararın doğmaması için idarece her türlü tedbir alınmasına rağmen, hizmetin doğal ve zorunlu bir sonucu olarak ortaya çıkan, hizmetten yararlananlar yönünden genel ve olağan nitelikteki bir külfetten kaynaklanan zararın, kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi uyarınca idarece karşılanmasına olanak bulunmamaktadır. Kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanan bir zararın, kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi uyarınca idarece karşılanabilmesi için, uğranıldığı ileri sürülen zararın kamu külfeti olmaktan çıkıp, hizmetten yararlananlar yönünden özel ve olağan dışı bir niteliğe dönüşmüş olması gerekir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Kanun'un 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." kuralı yer almaktadır.

Bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerektiği kuşkusuz olup, bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek nitelikte olması gerekmektedir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 282. maddesinde, " Hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmü yer aldığından; sunulan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek yeterlikte olmaması veya taraflarca yapılan itirazları karşılamaması halinde bilirkişilerden ek rapor istenilebileceği veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi verilen rapor dikkate alınmadan uyuşmazlığın çözümüne engel bir düzenlemenin bulunmadığı da açıktır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdare Mahkemesince 05/11/2015 tarihinde dava konusu taşınmaz mahallinde gerçekleştirilen keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu arsada ve üzerindeki yapıda toplam %15 değer kaybı olduğu, davaya konu yapılar hakkında binaların davacılara ait olup olmadığına yönelik somut bilgi ve belgenin olmadığı, binaların ruhsatsız olduğu, 2981 sayılı Yasa kapsamına alınmasına rağmen sonrasında ruhsatlandırılmadığı, kat irtifakı ya da kat mülkiyetine geçiş yapılmadığı, dava açma tarihine göre arsanın değer kaybının (... hissesi için 28.234,55 TL, ... hissesi için 8.138,19 TL, ... hissesi için 20.594,62 TL) 56.967,36 TL olduğu,

zeminde gözüken ruhsatsız binaların dava açma tarihindeki değer kaybının ise (... için 10.023,75 TL, ... için 15.246,00 TL) 25.269,75 TL olduğu belirlenmiştir.

Davacılar, 22/12/2015 havale tarihli miktar artırım dilekçesi ile 1.000,00 TL olan taleplerini 89.156,39 TL'ye yükseltmişlerdir.

İdare Mahkemesince, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak Samsun ili, Canik ilçesi, ...Mahallesi, ...ada ...parselde kayıtlı taşınmazın önünden geçen Samsun-Ordu karayolu üzerindeki viyadük çalışması nedeniyle davacıların hissedarı olduğu arsada meydana gelen değer kaybına karşılık, dava açma tarihine göre hesaplanan toplam (... hissesi için 28.234,55 TL, ... hissesi için 8.138,19 TL,

... hissesi için 20.594,62 TL) 56.967,36 TL'nin dava tarihinden (12/05/2014) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara hisseleri oranında ödenmesine söz konusu taşınmazda yer alan yapılar yönünden ise, hukuken korunmaya değer nitelikte bulunmayan ruhsatsız kısımlarda yol yapımı nedeniyle oluşan değer kaybına karşılık tazminat ödenmesine hukuken olanak bulunmadığından, dava konusu arsa üzerinde yer alan ve mesken niteliğindeki ruhsatsız bağımsız bölümde oluştuğu ileri sürülen değer kaybı karşılığı 32.189,03 TL yönünden davanın reddine karar verildiği görülmektedir.

Dava konusu olayda, idarece yürütülen şehirlerarası karayolu viyadük çalışması neticesinde davacılara ait arsa niteliğindeki taşınmazın değer yitirdiğinin ortaya çıkması halinde oluşan maddi zararın, kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca davalı idarece karşılanması gerektiği; ruhsatsız bulunan yapılara yönelik zararın ise tazminine hukuki olanak bulunmadığı açıktır.

Ancak taşınmazın bulunduğu kesimde, köprülü kavşak düzenlemesine ilişkin imar planı değişikliği ve bu plana göre de köprülü kavşak çalışmalarının yapıldığı anlaşıldığından, İdare Mahkemesince davacıların dava konusu taşınmazı edindiği tarih itibarıyla köprülü kavşak düzenlemesi ile ilgili imar planı ve notlarındaki durumun ne olduğunun tespit edilmesi gerekmekte olup, şayet imar düzenlemesinde söz konusu yapı (köprülü kavşak) öngörülmüş ve davacılar tarafından taşınmaz buna rağmen edinilmiş ise, idarenin herhangi bir tazminat yükümlülüğünün doğmayacağında duraksama bulunmamaktadır.

Aksine bir durumun geçerli olması halinde ise, taşınmazların meri imar planındaki kullanım fonksiyonu, yapının hukuki durumu ve köprülü kavşağın taşınmazlar üzerindeki etkisi, taşınmazların kullanımı ve ulaşım olanaklarına göre değer kaybı araştırılarak bir karar verilmesi gerekeceği de muhakkaktır.

Bu bağlamda İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde ise, emsal alınan taşınmazlar ile dava konusu taşınmazların benzer ve farklı yönlerinin neler olduğu belirtilmeden, m² birim fiyatları tespit edilerek dava konusu taşınmazların değer kaybının hesaplandığı, viyadüğün yapılmasından önce ve sonra o bölgedeki taşınmazlarda viyadük yapılmasıyla birlikte herhangi bir değer artış veya azalışı olup olmadığı hususu araştırılmaksızın zarar hesabı yapıldığı, ayrıca dava konusu taşınmazlar ile viyadük arasında ne kadar mesafe bulunduğu ve aradaki mesafenin dava konusu taşınmazların değer kaybının hesaplamasında esas alınan kriterlere etkisinin ne düzeyde olduğunun belirlenmediği anlaşılmaktadır.

Öte yandan, Dairemiz bozma kararı dikkate alınarak yapılacak inceleme neticesinde davacılar lehine tazminata hükmedilmesi durumunda; İdare Mahkemesince hükmedilecek maddi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi olarak, miktar artırımından önceki miktara "idareye başvuru tarihinden", miktar artırım dilekçesi ile talep edilen miktara ise miktar artırımı dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, yukarıda belirtilen kriterler gözetilmeden verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacıların temyiz istemlerinin REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,

2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle .... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının davacılardan ... ve ...'in maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA,

3. Anılan kararın, davacılardan ... yönünden 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası hükmünün uygulanmasını teminen BOZULMASINA,

4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesi, 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Danıştay 10. Daire, E. 2019/9439, K. 2021/5928, 29 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Tarafların Savunmaları
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. İlgili Mevzuat
  12. Hukuki Değerlendirme
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2019/9439
Karar No
2021/5928
Tarih
29 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2019/9460 K.2021/6533
  • Danıştay 4. Daire E.2019/9462 K.2021/6534
  • Danıştay 8. Daire E.2019/9502 K.2021/5633
  • Danıştay 8. Daire E.2019/9526 K.2021/5785
  • Danıştay 4. Daire E.2019/9556 K.2021/7139
  • Danıştay 8. Daire E.2019/9600 K.2021/5740

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.