KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/1826 E., 2021/671 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2021
- Esas No
- 2020/1826
- Karar No
- 2021/671
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekilileri
- Hukuk Müşaviri Av. …
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Hukuk Müşaviri Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı tarafından, annesi …'un, Ankara Yüksek İhtisas Hastanesinde perianal apse tanısı konularak yapılan ameliyat sırasında MRSA mikrobu kaptığı, enfeksiyonun kısa sürede tüm vücuduna yayıldığı ve 22/11/2003 tarihinde hayatını kaybettiği, olayda idarenin ağır hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davanın reddi yolunda verilen kararın, Danıştay Onuncu Dairesinin 22/02/2011 tarih ve E:2007/4329, K:2011/713 sayılı kararı ile eksik inceleme nedeniyle bozulması üzerine Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak davanın reddi yolunda verilen kararın Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 04/06/2015 tarih ve E:2014/5822, K:2015/3658 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyulmayıp ısrar edilerek davanın reddi yolunda verilen kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/09/2019 tarih ve E:2018/3628, K:2019/3629 sayılı kararı ile bozulması üzerine,
davacının annesinin 07/11/2003 tarihinde yapılan apse drenajı ameliyatı sonrası alınan doku kültürlerinde MRSA bakterisi ürediği, bunun öncesinde bu konuda bir tespit bulunmadığı dikkate alındığında, hastanede yapılan ameliyat sırasındaki ve sonrasındaki hijyen şartlarının bu bakterinin ortaya çıkmasındaki etkisi ile davacının annesinin ölümüne dolaylı veya doğrudan MRSA bakterisinin neden olup olmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumunda yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda bir açıklık bulunmadığı görüldüğünden, davacının,
annesinin tedavi sürecinde gelişen olaylar ve bunun ölümüne etkisi ile ilgili maddi gerçeğe hiçbir zaman ulaşamayacak ve ömür boyu şüphe duyacak olması nedeniyle, uğradığı manevi zararın kısmen de olsa tazmin edilmesi gerektiği, manevi tazminatın gerçekte bir tazmin değil, tatmin aracı olması, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen, duyduğu acı, elem, ızdırap, üzüntü ve sarsıntı nedeniyle yaşama sevinci azalan kişinin duyduğu bu elem ve üzüntünün kısmen de olsa giderilmesi amacıyla verilen bir tazminat türü olması karşısında, davacının yaşadığı elem ve üzüntünün karşılığı olarak,
davacıya takdiren 45.000,00 TL ödenmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 45.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, fazlaya ilişkin tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu olayda idareye atfedilebilecek bir hizmet kusurunun bulunmadığı, Adli Tıp Raporunun da bu yönde olduğu, sağlık kuruluşuna geç müracaat edildiğinden yapılan tedavilere cevap alınamadığı, davacının annesinin ölümüne MRSA bakterisinin neden olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın karar verildiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz sebeplerinin daha önce temyiz merciince tartışılıp reddedildiği, müteveffanın tedavi sırasında MRSA bakterisini kaparak vefat ettiği, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2020/1826, K. 2021/671, 23 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama