KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/2300 E., 2024/1209 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2024
- Esas No
- 2020/2300
- Karar No
- 2024/1209
- Temyiz eden (davacılar)
- 1- ...
Karar Metni
625 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ..
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, Hazine ile birlikte hisseli maliki oldukları İstanbul ili, Kağıthane ilçesi, ... Mahallesi'nde bulunan ... ada, ... parsel sayılı, 330,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 4706 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca taraflarına satışına esas olmak üzere tespit edilen değerine ayrı ayrı yapılan itirazların reddine ilişkin ... tarihli, ..., ... ve ... sayılı işlemlerin iptali istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI
Davacılar tarafından; bilirkişilerce tespit edilen ve mahkeme tarafından da hükme esas alınan metrekare bedelinin fahiş olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; idarelerince yapılan rayiç bedel tespitinde emsal taşınmazların satışlarının esas alındığı, bilirkişi tarafından hükme esas alınan taşınmazların emsal niteliği taşımadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Dava konusu taşınmazın, kentsel dönüşüm alanında kaldığı ve halihazırda üzerinde 5 katlı bir yapılanma olduğu da dikkate alınarak rayiç bedel belirlenmesi gerektiğinden, yeniden bir bilirkişi incelemesi yapılmasını teminen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Hazineye ait taşınmaz malların hisse oranı yüzde kırkı veya hisse miktarı uygulama imar planı sınırları içinde dörtyüz, dışında ise dörtbin metrekareyi aşmamak kaydıyla talepte bulunan hissedarlarına," rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Anılan hüküm uyarınca, mülkiyeti Hazineye ait olup gerekli şartları taşıyan taşınmazların hissedarlarına rayiç bedel esas alınarak satılabileceği öngörülmüştür.
Hazineye ait taşınmazlar gerekli şartları taşıyan kişilere doğrudan satılabileceği gibi 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre ihale suretiyle de satılabilir.
İdarenin şartları taşıyan davacılara doğrudan satış için teklif ettiği bedeli yüksek bulması durumunda davacıların satın almaya yanaşmama hakkı olduğu gibi, 2886 sayılı Kanun'da ayrıntısı düzenlenen ihale suretiyle satış esnasında idarece belirlenen muhammen bedel üzerinden de kanundan kaynaklanan şufa hakkını kullanarak taşınmazı satın alabilecekleri tereddütsüzdür.
Mezkur mevzuattaki düzenlemeler dikkate alındığında; doğrudan satış yöntemini kullanan İdarenin tespit ettiği bedeli fahiş bulan davacılar tarafından, idarenin bedel belirleme yöntemleri takdirinde olan konuyla ilgili dava açılarak, Mahkemece de alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, idarenin, takdir ettiği bedelden farklı bir bedel tutarında satışa zorlanması sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulmasında hukuki isabet bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla bu kısım yönünden Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 10. Daire, E. 2020/2300, K. 2024/1209, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama