KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/2949 E., 2021/1934 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2021
- Esas No
- 2020/2949
- Karar No
- 2021/1934
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı / …
- Vekilleri
- Hukuk Müşaviri Av. …
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Lazer Epilasyon ve Güzellik Merk. Tic. Ltd.Şti. VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait güzellik merkezinden dönüşen poliklinik statüsündeki Özel …Polikliniğinin genel pratisyenlik kadrosu aynı kalmak ve pratisyen hekim olarak çalışmak kaydıyla bu kadroda uzman hekim (plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanı veya deri ve zührevi hastalıkları uzmanı) çalıştırılmasına izin verilmesi ve hekim adına mesul müdürlük ve çalışma belgesi düzenlenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin (dava dilekçesinde … sayılı işlem olarak gösterilmiştir.) iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirketin sahibi olduğu polikliniğin genel pratisyenlik kadrosu aynı kalmak ve pratisyen hekim olarak çalışmak koşuluyla bu kadroda uzman hekim (deri ve zührevi hastalıkları uzmanı ya da plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanı) çalıştırılmasına izin verilmesi istemli başvurusunun;
güzellik merkezinden polikliniğe dönüşen kuruluşun dönüştüğü tarihteki kadrosu ile faaliyet göstermesi gerektiği, davacının talebine konu hekimin, sahip olduğu cildiye ile plastik ve rekonstrüktif cerrahi uzmanlığı uyarınca bu kapsamdaki kuruluşlarda çalışma yetkisini haiz olduğu dikkate alındığında kuruluşta pratisyen hekim olarak değil, sahip olduğu uzmanlık yetkisine istinaden çalışacağı, mesul müdür olarak bir pratisyen tabip başlatmasının zorunluğu olduğu belirtilerek reddedildiği görülmekte ise de,
davacı şirketin ayrılacak pratisyen hekim yerine ve pratisyen hekim kadrosundan daha üst statüde bulunan deri ve zührevi hastalıklar uzmanı ya da plastik ve rekonstrüktif cerrahi uzmanı çalıştırmasına izin verilmemesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 19. maddesi gereği ayrılanın yerine aynı uzmanlık dalında bir hekimin başlatılabileceği, davacı şirkete ait polikliniğin güzellik merkezinden polikliniğe dönüştüğü, asgari kadrosunun "pratisyen tabip mesul müdür" olduğu, mevcut durumu ile sınırlı olarak faaliyetine devam edebileceği, ayrılan pratisyen hekimin yerine uzman hekim başlatılamayacağı, dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, tetkik hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2020/2949, K. 2021/1934, 26 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama