İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2020/3113 K.2024/1210

Davalı idare tarafından, kararın dayanağı olan 1979 yılına ait Tüzüğün yayımlandığı tarihte ziraat mühendisi ünvanının bulunmadığı, o dönemki eğitim sistemine göre ziraat fakültesinden mezun olan herkesin ziraat yüksek mühendisi ünvanına sahip olduğu ancak…

Esas2020/3113Karar2024/1210Tarih2 Nisan 2024Okuma6 dk · 1.218 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3113 E., 2024/1210 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
2 Nisan 2024
Esas No
2020/3113
Karar No
2024/1210
Temyiz eden (davalı)
... İdaresi / ...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av. ...
İstemin_konusu
Elazığ ili, Merkez ilçesi, ... köyünde bulunan ve davacının maliki olduğu ... parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda 24/09/1979 tarihli Arazi Toplulaştırma Tüzüğü kapsamında yapılan arazi toplulaştırması işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.218 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

Temyiz_edenin_iddiaları

Davalı idare tarafından, kararın dayanağı olan 1979 yılına ait Tüzüğün yayımlandığı tarihte ziraat mühendisi ünvanının bulunmadığı, o dönemki eğitim sistemine göre ziraat fakültesinden mezun olan herkesin ziraat yüksek mühendisi ünvanına sahip olduğu ancak 1980'li yıllardan sonra eğitim süresinin 4 yıla düşürüldüğü ve mezunların ziraat mühendisi ünvanını aldıkları, dolayısıyla bu gerekçenin yerinde olmadığı, dağıtımın mevzuata uygun biçimde gerçekleştirildiği, davacının askı ilan sürecinde herhangi bir itirazının bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/04/2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : Dava, davacıya ait Elazığ ili, Merkez ilçesi, ... Köyünde bulunan, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin yapılan arazi toplulaştırma işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan mülga 17. maddesinde, "Arazinin rasyonel kullanımını sağlamak amacıyla parsel büyüklüklerinin optimum ölçülerde oluşması için, arazinin yarısından çoğuna malik bulunan ve sayıca maliklerin yarısından fazlasını oluşturanların muvafakati üzerine isteğe bağlı, Bakanlığın veya kurulların talebi üzerine kamu yararı gözetilerek isteğe bağlı olmaksızın, Bakanlar Kurulu kararı ile arazi toplulaştırma proje sahası belirlenir ve uygulanır.

Bakanlar Kurulunun bu kararı toplulaştırma ve diğer işlemler yönünden kamu yararı kararı sayılır. Bu karar sonucu isteğe bağlı olarak veya maliklerin muvafakati aranmaksızın proje bazında arazi toplulaştırması, köy gelişim ve tarla içi geliştirme hizmetleri ile kırsal alan düzenlemesi Bakanlık tarafından yapılır veya yaptırılır. Uygulamada isteğe bağlı toplulaştırmalara öncelik tanınır." kuralına yer verilmiştir.

Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan mülga Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Arazi Toplulaştırmasına ilişkin Tüzük'ün 26. maddesinde, "proje idaresi tarafından çevre ve doğanın korunması ve iyileştirilmesi dikkate alınarak proje alanının yeniden düzenlenmesi sırasında;

a) Yeni blokların oluşturulmasında, yerleşim birimleri arasındaki mevcut veya yeni düzenlenecek kadastral sınır, mevcut yol, kanal, tesis ve projeleri ile topoğrafik yapı dikkate alınır.

b) Maliklerin istekleri de dikkate alınarak parsellerin arazi derecelendirmedeki hakedişlerden azami yüzde on ortak katılım payı düşüldükten sonra kalan miktarın toplamına eşit değerdeki alan, mümkünse tek parsel olarak tercih sırasına göre verilir.

c) Maliklere ait şerhli ve takyitli, parçalı ve hisseli araziler, bu halleriyle yeni parsellere taşınarak toplulaştırılır.

ç) Sabit tesisler ile çevre ve doğaya görünüm güzelliği veren arazi, yapı ve tesisler eski maliklerine verilecek şekilde parsel planlaması yapılır. Ancak mal sahibinin birden fazla bu özellikte sabit tesisi var ise malikin bunlardan birinin etrafındaki toplulaştırma isteği dikkate alınır.

d) Proje alanında birden fazla yerleşim birimleri arasındaki alan değişikliklerine ilişkin kadastral sınır değişiklikleri, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır.

e) Dikili tarım arazileri ile seraların olduğu alanlar gerektiğinde kendi içinde toplulaştırmaya konu olur. Bu yerlerde parsel büyüklükleri yörenin ihtiyaçlarına göre belirlenir.

f) Kamu kuruluşlarınca tesis edilmiş olan irtifak hakları, uygulama sonucu oluşacak yeni parsellere maliklerin muvafakatı alınmadan ve bedel ödenmeden aktarılır.

g) Çayır ve meralar, toplulaştırmaya dahil edilerek mümkün olduğunca sulama, tahliye ve yol sisteminden faydalandırılır.

ğ) Proje sahasındaki sabit tesislerin tescilleri yapılmış olsun ya da olmasın tüm dokümanları ilgili kişi ve kuruluşlardan temin edilerek bunlardan yerleri değiştirilemeyecek olanların mevcut durumları korunur. aşağıda belirtilen hususlara uygun olarak yapılır veya yaptırılır.'' kurallarına uygun hareket edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, 21/07/1997 tarih ve 97/9619 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında belirtilen Elazığı ili, Merkez, Dambüyük II. Kısım, Dallıca, Pirinççi, Fatmalı, Muratçık ve Koruk Köylerinin 25/11/1979 tarihli, 16820 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Arazi Toplulaştırma Tüzüğü'nün 5. maddesi uyarınca arazi toplulaştırması yapılacak alan olarak belirlendiği, anılan Bakanlar Kurulu kararına istinaden 3202 sayılı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün Kuruluş Kanunu ve 1979 tarihli Arazi Toplulaştırma Tüzüğü uyarınca Valilikçe (İl Özel İdaresi) 5302 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yetkileri çerçevesinde uygulama yapıldığı,

bu kapsamda yapılan Elazığ Kuzuova 1. Kısım (Dambüyük) ve 2. Kısım (Dallıca-Pirinççi-Koruk-Muratçık-Fatmalı) projesinin ihale edilen yapım işinin 2012 yılında tamamlanarak bitirildiğinin ifade edildiği, ... Köyü, ... parsel sayılı taşınmazına karşılık davacıya ... ada 25 parsel sayılı taşınmazın tahsis edildiği, davacının anılan işleme yönelik itirazının reddi üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı görülmektedir.

Temyiz istemine konu mahkeme kararında, Arazi Derecelendirme Komisyonunda iki ziraat yüksek mühendisi ile bir ziraat mühendisine yer verildiği, dolayısıyla komisyonun usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de;

dava konusu arazi toplulaştırma projesi kapsamında oluşturulan toprak derecelendirme komisyonunun birisi başkan olmak üzere 2 adet ziraat yüksek mühendisi ve 1 adet ziraat mühendisinin dahil olduğu 6 kişilik bir heyetten oluştuğu, komisyonun oluşturulmasına ilişkin teşkil tutanağında da bu duruma ilişkin olarak Tüzükte Derecelendirme komisyonunda kurum adına yer alacak kişilerin ziraat yüksek mühendisi unvanlı kişilerden oluşması gerektiğinin söylendiği, 1980 yılına kadar Türkiye'de ziraat fakültelerinin 5 yıl olup mezun olan her kişiye ziraat yüksek mühendisi unvanının verildiği,

1980 yılından sonra ise fakültelerin eğitim süresinin 4 yıla indirilerek mezun olanlara ziraat mühendisi unvanının verilmeye başlandığı, 1980 yılından bu yana fakültelerin ziraat mühendisi unvanı ile mezun vermeleri nedeniyle Müdürlük bünyesinde yeter sayıda ziraat yüksek mühendisi bulunmadığından komisyonun bir kısmının ziraat mühendisi unvanlı kişilerden oluşturulduğu notuna yer verildiği görülmektedir.

Bu durumda, 1979 tarihli Arazi Toplulaştırma Tüzüğü'nde derecelendirme komisyonunda 3 adet ziraat yüksek mühendisinin bulunması öngürülmüş ise de, daha sonra eğitim sisteminde meydana gelen değişikliklerden kaynaklı olarak idarece istihdam edilen personelin unvanının değiştiği ve heyetin oluşumuna ilişkin söz konusu durumun Tüzüğün mevcut duruma göre güncellenmemesinden kaynaklandığı, bu duruma ilaveten ziraat yüksek mühendisi unvanına sahip kişilerin bulunması hususunun idarece gözardı edilmediği ve komisyondaki 3 ziraat mühendisinden 2'sinin bu unvana sahip olduğu,

nitekim toplulaştırma işlemleri sürürken yürürlüğe giren Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Arazi Toplulaştırmasına ilişkin Tüzük'te de böyle bir koşula yer verilmediği görüldüğünden, derecelendirme komisyonunun oluşumunda dava konusu işlemi sakatlayıcı bir yönünün bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu değerlendirme doğrultusunda işlemin esasına gelince; olayda, dava dilekçesinde arazi dağıtımına ilişkin herhangi bir itirazda bulunulmadığı, davalı idarece gönderilen krokilerin incelenmesinden, yeni oluşturulan ... ada ... nolu parselin davacının daha önce maliki olduğu ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda oluşturulduğu, bu anlamda davacıya yerinden tahsis yapıldığı, ayrıca mevzuata göre %10 oranında alınabilinecek kamu yatırım kesintisi payının idarece %5,06 oranında olmak üzere tüm maliklerden eşit şekilde kesinti yapılmak suretiyle alındığı,

bu çerçevede 9.400 m²'lik alana sahip taşınmazı için %5,06 oranında bir kesinti yapılarak davacıya 8.924,14 m²'lik alanda müstakil olarak tahsis yapıldığı ve bu haliyle dağıtım ilke ve esaslarına uygun biçimde toplulaştırma işlemi yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka ayrılık, dava konusu işlemin iptaline ilişkin mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmediğinden, anılan kararın bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.

Danıştay 10. Daire, E. 2020/3113, K. 2024/1210, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz_edenin_iddiaları
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. Hukuki Değerlendirme
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2020/3113
Karar No
2024/1210
Tarih
2 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2020/3124 K.2024/1760
  • Danıştay 13. Daire E.2020/3139 K.2024/1737
  • Danıştay 10. Daire E.2020/3155 K.2024/1252
  • Danıştay 10. Daire E.2020/3156 K.2024/1380
  • Danıştay 10. Daire E.2020/3181 K.2024/1178
  • Danıştay 10. Daire E.2020/3200 K.2024/1757

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.