KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3197 E., 2020/5208 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2020
- Esas No
- 2020/3197
- Karar No
- 2020/5208
- Temyiz eden (davalı)
- … Valiliği
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacıya ait özel güvenlik görevlisi kimlik belgesi, çalışma izni ve özel güvenlik eğitim sertifikasının iptal edilmesine dair Denizli Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının özel güvenlik görevlisi kimlik belgesi, çalışma izni ve özel güvenlik eğitim sertifikasının, ...
Sulh Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak" suçundan mahkum edildiğinden bahisle iptal edildiği, 5188 sayılı Kanun'un 10/d-2. maddesi ile 11/4. maddesi uyarınca affa uğramış olsa bile uyuştucu veya uyarıcı madde suçlarından mahkum olanlara özel güvenlik görevlisi kimlik belgesi, çalışma izni ve özel güvenlik eğitim sertifikası verilemeyeceği gibi verilmiş olanların da iptal edilceği, davacı hakkında verilen ...
Sulh Ceza Mahkemesinin kararı incelendiğinde, davacı hakkında 5237 sayılı Kanun'nun 191/2. maddesi uyarınca tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunduğu, tedavi süresinin 1 yıl olarak belirlendiği, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi uyarınca açılmış olan davanın düşmesine aksi takdirde davaya kaldığı yerden devam olunarak hüküm kurulmasına karar verildiği, davacının tedavi ve denetimli serbestlik hükmünün gereklerine uygun davranmış olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verildiği,
ayrıca kararda tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde davaya kaldığı yerden devam edileceği belirtildiğinden davacı hakkında henüz bir mahkumiyet kararı verilmediğinin açık olduğu, davacının da anılan Mahkeme kararı ile getirilen tedavi yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle açılan kamu davasının düşürüldüğü, bu bağlamda davacı hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan verilmiş herhangi bir mahkumiyet kararı bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacının uyuşturucu madde kullanmasının özel güvenlik hizmeti ile bağdaşmadığı, düşme kararı verilse de bu durumun sabit olduğu, davacının mevzuatta aranan şartları taşımadığı, mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince dosyanın tekemmül ettiği görülmekle davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2020/3197, K. 2020/5208, 23 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama