KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3297 E., 2020/4795 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2020
- Esas No
- 2020/3297
- Karar No
- 2020/4795
- Temyiz eden (davalı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Davalı yanında müdahil
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Afyonkarahisar ili, … ilçesi, …(…) köyü, … mevkiinde kain, tapunun …parselinde kayıtlı bulunan (işlem sonucu … blok, … parsel) ve mülkiyeti davacıya ait olan taşınmazın da içinde yer aldığı alanda 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu kapsamında gerçekleştirilen arazi toplulaştırması işleminin davacının taşınmazı yönünden iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitler ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, arazi toplulaştırmasına temel teşkil eden arazi çalışmaları, yol ağı tekniğine göre yapılmış ve arazi derecelendirilmesinde denklik sağlanmış ise de davacının taşınmazında yapılan toplulaştırma işlemi sonucunda yeni tahsis edilen taşınmaz ile önceki taşınmazların,
bulundukları konum ve verimlilik esaslarına göre parsel şekli ve parsel girişinin köye uzaklaşmasından dolayı eş değer yer olmadıkları, toplulaştırma işleminin parselasyon ilkelerine ve fiili duruma uygun olmadığı, parselasyon ilkelerine göre toplulaştırma işlemi ile davacıya taşınmazının bulunduğu yerde yer verilmesi mümkün iken bunun yapılmadığı, dağıtım ilke ve esaslarına uyulmadığı, toplulaştırma işleminin arazi toplulaştırmasının amacına, parselasyon ilkelerine ve hukuka uygun olarak yapılmadığı anlaşılmakla dava konusu işlemin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, ilk derece mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davaya konu … parsel sayılı taşınmazın yeni parselasyon planında blok yapısına uygun olarak yeri korunmak suretiyle … blok, … parsel numarasıyla tescil edildiği, bilirkişilerin hatalı olarak eski plana göre tahsis edilen … blok, … parsel üzerinden değerlendirme yaptıkları, mevzuatta parselin yola çıkışı, cephesinin köye uzaklığı ile ilgili bir parselasyon ilkesinin bulunmadığı, davacının sonradan açtığı su kuyusunun mağduriyet yaşamaması için korunduğu, mevzuata uygun işlem yapıldığı, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu nedenlerle temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2020/3297, K. 2020/4795, 11 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama