KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3315 E., 2021/2713 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2021
- Esas No
- 2020/3315
- Karar No
- 2021/2713
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Huk. Müş. Av. …
- Karşı taraf (davacılar)
- 1- …
Karar Metni
546 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
2- … 3- … mirasçıları …, … VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, ...'ın 21/12/2006 tarihinde doğum yapmak için gittiği Van ili, Muradiye Devlet Hastanesinde doğumun doktor ve konusunda uzman olmayan kişilerce yaptırılması nedeniyle bebek …'ın (dava devam ederken ölmüştür) beyninin hasar gördüğü, gerekli tıbbi müdahalenin zamanında yapılmadığı, hizmet kusuru işlendiği bu nedenle tüm duyularını kaybettiği ileri sürülerek destekten yoksun kalma tazminatı olarak anne ... için 100.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, baba ... için 100.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 250.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davanın reddi yolundaki önceki kararın Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 03/10/2018 gün ve E:2016/6225, K:2018/6597 sayılı kararı ile davanın maddi tazminat isteminin reddedilmesine ilişkin kısmı yönünden onanması, manevi tazminat isteminin reddedilmesine ilişkin kısmı yönünden ise bozulması üzerine bozma kararına uyularak,
olayda idarenin hizmet kusurunun tespit edilememesinin, sözü edilen tıbbi kayıtlardaki eksikliklerden kaynaklandığı gözetildiğinde, davacıların, annenin doğum sancısıyla hastaneye gelmesinden bebeğin sevkine kadarki süreçte gelişen olaylarla ilgili maddi gerçeğe hiçbir zaman ulaşamayacakları ve ömür boyu şüphe duyacakları, bu durumda, davacıların tıbbi kayıtlardaki eksiklik sonucu,
çocuğa Yüzüncü Yıl Üniversitesi Hastanesinde tanısı konulan rahatsızlıkların sebebini hiçbir zaman öğrenemeyecek olmaları nedeniyle mevcut belirsizlik ve şüpheden dolayı duyulan üzüntü ve sıkıntının giderilebilmesi için davacıların sosyo-ekonomik durumları dikkate alınarak ve manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı ilkesi de gözetilerek takdiren anne ... için 25.000,00 TL manevi tazminat,
baba ... için 25.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın manevi tazminat istemi yönünden kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacılara yapılan tıbbi ameliyelerde hizmet kusuru bulunmadığı, bu hususun dosyadaki raporlar ile sübuta erdiği, NST kayıtlarının çekildiği esnada gebeye verildiği, bu kayıtların yokluğunun tazmin gerekçesi olarak kabul edilemeyeceği, dava konusu olayda ağır hizmet kusuru olarak nitelendirilebilecek bir durum olmadığından manevi tazminat taleplerinin de reddi gerektiği, harçtan muaf olduğu halde aleyhine nispi karar harcına hükmedildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2020/3315, K. 2021/2713, 27 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama