KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3809 E., 2021/1681 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2021
- Esas No
- 2020/3809
- Karar No
- 2021/1681
- Temyiz eden (davalı)
- … Valiliği
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, silahlı özel güvenlik kimlik belgesinin yenilenmesi için yapılan başvuru üzerine, "güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz değerlendirildiği"nden bahisle, özel güvenlik kimlik belgesi ve çalışma izninin iptaline ilişkin İstanbul Valiliği Özel Güvenlik Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması sonucunda, FETÖ/PDY terör örgütü finans kaynaklarından olan. Holding bünyesinde yer alan.
A.Ş.'de SGK kaydının bulunduğunun belirtildiği, ara kararına cevaben Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından gönderilen davacıya ilişkin SGK hizmet dökümü incelendiğinde, davacının sigortalılık kaydının 1997 yılında başladığı ve 04/10/2005 - 31/07/2008 tarihleri arasında anılan firmada çalıştığı, bu tarihten sonra sigortalı olarak başka firmalarda çalışmaya devam ettiği, ancak davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması sonucunu doğuracak adli bir soruşturma, mahkumiyet kararı veya terör örgütlerine aidiyeti, irtibatı veya iltisakı bulunduğuna dair hukuken geçerli somut bir bilgi ve belgenin de ortaya konulmadığı anlaşıldığından,
davalı idarece, davacının FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olup olmadığı, örgütle sıkı ilişki içinde bulunup bulunmadığı, bunları destekleyip desteklemediği, sempatizanı olup olmadığı hususlarının titizlikle, kapsamlı ve ayrıntılı bir şekilde incelenip araştırılması, bu yöndeki kanaatin mümkün olduğunca farklı bilgi ve belgelerle desteklenmesi,
ancak bu durumun sabit görülmesi halinde davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak nitelendirilmesi gerekirken, bu yönde başkaca bir somut bilgi ve belge bulunmaksızın davacının salt FETÖ terör örgütüne müzahir şirkette (04/10/2005-31/07/2008 tarihleri arasında) SGK kaydının bulunduğundan bahisle, eksik inceleme ve araştırmaya istinaden tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2020/3809, K. 2021/1681, 7 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama