KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4043 E., 2021/1154 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 15 Mart 2021
- Esas No
- 2020/4043
- Karar No
- 2021/1154
- Temyiz eden (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Ankara İli, Çankaya İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No: ... adresinde vereseli olarak faaliyet gösteren ... Eczanesinin verese süresinin, davacının eczacılık fakültesine girmiş olduğundan bahisle, mezun olana kadar uzatılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; davacının verese başlangıç tarihinde reşit olduğu, verese süresi içerisinde Yakın Doğu Eczacılık Fakültesi programına kayıt yaptırdığı ve halen öğrenimine devam ettiği, bu doğrultuda mevzuatta yer alan şartların gerçekleştirildiği anlaşıldığından, davalı idare tarafından tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, 6197 sayılı Kanun'un 9. maddesinin hatalı yorumlandığı, söz konusu hükmün verese süresi başlangıcında zaten reşit olan çocuklar bakımından uygulanmasının mümkün olmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
6197 sayılı Kanun'un 9. maddesinden, eczacının ölümü halinde, ölen eczacının eşi veya çocukları adına eczanenin en fazla 5 yıl süreyle mesul müdür tarafından idare edilebileceği, ancak ölen eczacının çocuğu 5 yıllık sürenin dolduğu tarihte reşit değil ise reşit oluncaya ve eczacılık fakültesine girmesi halinde bu tahsilini bitirinceye kadar eczanenin mesul müdür idaresinde işletilebileceği, bu bağlamda, anılan düzenlemenin verese süresi başladığında reşit olmayan çocuğu kapsadığı,
verese başlangıç tarihinde reşit olan çocukların bu hükümden faydalanamayacağı anlaşılmakla, Kanun hükmünden yararlanmak için aranan koşulları sağlamayan varisten hareketle yapılan başvurunun reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına ilişkin yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2020/4043, K. 2021/1154, 15 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama