İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2020/4365 K.2023/7010

Dava konusu istem: Davacı tarafından, 28/08/2007 tarihinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde sezaryenle gerçekleştirilen doğum sırasında sağ böbreği ile idrar kesesi arasına bir aparatın takıldığı, bu aparatın en fazla 3 veya 4 ay sonra…

Esas2020/4365Karar2023/7010Tarih16 Kasım 2023Okuma7 dk · 1.463 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4365 E., 2023/7010 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
16 Kasım 2023
Esas No
2020/4365
Karar No
2023/7010
Kararın düzeltilmesini isteyen (davacı)
…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Üniversitesi Rektörlüğü
Vekili
Av. …
İstemin_konusu
... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 17/12/2019 tarih ve E:2019/6240 K:2019/10426 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.463 kelime·7 dk okuma·10 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından, 28/08/2007 tarihinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde sezaryenle gerçekleştirilen doğum sırasında sağ böbreği ile idrar kesesi arasına bir aparatın takıldığı, bu aparatın en fazla 3 veya 4 ay sonra vücuttan alınması gerekirken bu durumun kendilerine söylenmediği operasyon sırasında tutulan raporda yer almadığı, aradan 3 yıl kadar bir zaman geçtikten sonra davacının dayanılmaz ağrılarla doktora gittiği, film çekilince aparatın vücutta fazla kalması sonucu böbreğin deforme olduğunun anlaşıldığı,

DJ stentin çıkarıldığı ancak böbreğin eski durumuna gelmesinin mümkün olmadığı ileri sürülerek çalışma gücü kaybı nedeniyle 175.000,00 TL maddi, duyduğu acı ve elem karşılığı 175.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararıyla, dava konusu olayda zararın doğumuna neden olduğu iddia edilen, sağ üretere takılan DJ stentin hangi hastanede ve kim tarafından takıldığının tespit edilememiş olması ve bu haliyle davalı idarenin ağır hizmet kusurunun ortaya konulamamış olması dikkate alındığında, idare hukuku ilkesi olarak benimsenmiş ve Danıştay içtihatlarıyla da kabul edilmiş olan, bünyesinde risk taşıyan hizmetlerden olan sağlık hizmetinden yararlananın zarara uğraması halinde bu zararın tazmininin ancak idarenin ağır hizmet kusurunun varlığı halinde mümkün olacağı şartının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunarak kararın onanmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME

TALEP EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, 25/08/2007 tarihinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde sezaryenle doğum yaptırıldığı, doğum sırasında sağ böbreği ile idrar kesesi arasına bir aparat takıldığı ve bu aparatın en fazla 3 veya 4 ay içinde alınması gerekirken bu durumun ne kendisine ne de yakınlarına anlatılmadığından o şekilde hastaneden taburcu edildiği, bu hususta tutulan 04/09/2010 tarihli saat 10:23'te yazılmış olan Hasta Epikriz Raporuna göre 2007 yılında Sağ DJ Stent takıldığı, bu stentin sağ böbreği deforme ettiği, bu sebeple hastanın servise yatırıldığının belli olduğu,

raporun 7. sayfasında 2007 yılında sezaryen sonrası üriner kateterin takıldığı, kateterin uzun bir süre arada kaldıktan sonra ilgili kliniğe şikayet ile başvurulduğu, çekilen grafilerde kateterin çıkarılması gerektiğinin yazıldığı, doğumdan 3 yıl kadar bir zaman geçtikten sonra ağrılara dayanamayarak doktora gittiği ancak ne olduğunun anlaşılamadığı, daha sonra ağrıların böbrekten geldiği anlaşılınca film çekildiği, böylece çıkması gereken aparatın çıkarılmadığının ortaya çıktığı, aparatın vücutta fazla kalması sonucu böbreğin deforme olduğunun anlaşıldığı, sadece Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde ameliyat olduğu,

başka hiçbir yerde ameliyat olmadığı, DJ Stentin bu hastanede kendisine takıldığı ve yine aynı hastanede çıkarıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından, düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Karar düzeltme isteminin kabulü ile Daire kararının kaldırılarak Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 17/12/2019 tarih ve E:2019/6240, K:2019/10426 sayılı kararı kaldırılarak davacının temyiz istemi yeniden incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacının 24/08/2007 tarihinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne yatırıldığı, 2005 yılında da sezaryen operasyonu geçirmiş olması nedeniyle 25.08.2007 tarihinde saat 08.45 itibarıyla mükerrer sezaryen ve gebeliğe bağlı tansiyon yükselmesi tanılarıyla sezaryen yöntemiyle doğumun gerçekleştirildiği, aradan 4 yıl kadar bir zaman geçtikten sonra davacının böbrek ağrısı şikayetiyle doktora gittiği, ilk başta durumunun anlaşılamadığı ve ancak film çekilince davacının sağ böbreği ile idrar kesesi arasına bir aparatın takıldığının tespit edildiği,

31/08/2010 tarihinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde sağ DJ stent çıkarılması + sağ PNL ve sağ URS uygulandığı, davacıda oluşan çalışma gücü kaybı nedeniyle 175.000,00 TL maddi, duyduğu acı ve elem karşılığı 175.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 350.000,00 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İdare Mahkemesince, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 02/04/2014 tarih ve 2348 karar numaralı raporda.

"Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi ve kişinin tedavi gördüğü diğer hastanelere ait tıbbi belgelerinin incelendiği, kişiye DJ stent takıldığına dair tıbbi belgenin dosyada bulunmadığı, davacı vekilinin dilekçesinde 2007 yılında takıldığı iddia edilen ve sonrasında 31.08.2010 tarihinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde çıkarılan sağ üretere takılan DJ stentin hangi hastanede ve kim tarafından takıldığının adli tahkikat ile aydınlatılabileceği,

dosyada mevcut tıbbi belgelere göre Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde kişiye yapılan uygulamaların tıp bilimince genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu ve kişinin tedavisinde görev alan sağlık çalışanlarına atfı kabil kusur tespit edilmediği" yönünde görüş bildirilmiştir.

İdare Mahkemesince, anılan rapor doğrultusunda olayda hizmet kusurunun bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 28/08/2007 tarihinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde sezaryenle gerçekleştirilen doğum sırasında sağ böbreği ile idrar kesesi arasına bir aparatın takıldığı, bu aparatın en fazla 3 veya 4 ay sonra vücuttan çıkarılması gerekirken bu durumun kendilerine söylenmediği operasyon sırasında tutulan raporda yer almadığı, aradan 3 yıl kadar bir zaman geçtikten sonra davacının dayanılmaz ağrılarla doktora gittiği, film çekilince aparatın vücutta fazla kalması sonucu böbreğin deforme olduğunun anlaşıldığı,

DJ stentin çıkarıldığı ancak böbreğin eski durumuna gelmesinin mümkün olmamasının davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davada; davalı idarenin tazmin yükümlülüğünün tespiti için bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca düzenlenen raporda "kişiye DJ stent takıldığına dair tıbbi belgenin dosyada bulunmadığı,

davacı vekilinin dilekçesinde 2007 yılında takıldığı iddia edilen ve sonrasında 31.08.2010 tarihinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde çıkarılan sağ üretere takılan DJ stentin hangi hastanede ve kim tarafından takıldığının adli tahkikat ile aydınlatılabileceği" hususu belirtilmiştir.

Bilindiği üzere tıbbi bilgi ve belgelerin kayıt altına alınıp saklanması idarenin yükümlülüğü altındadır. Zira, sağlık hizmetine ilişkin bir uygulamanın kusurlu olup olmadığı da bu tıbbi belgelerin incelenmesi neticesinde ortaya çıkacaktır.

Bu haliyle, zararlı sonucunun meydana gelmesinin davalı idare bünyesindeki sağlık kuruluşunda davacıya DJ stent takılıp takılmadığının tıbbi kayıt eksikliği nedeniyle tespit edilemediği anlaşıldığından; tıbbi kayıtları düzenli tutmayarak sağlık hizmetinin işletilmesinde kusurlu davrandığı açık olan davalı idarenin maddi ve manevi tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunduğu kanaatine varılmıştır.

Hal böyle olunca; İdare Mahkemesince, davacının maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.

Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 16/11/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY

Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir. Kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar ise, anılan maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymamaktadır. Bu nedenle, davacının karar düzeltme isteminin reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.

Danıştay 10. Daire, E. 2020/4365, K. 2023/7010, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar Düzeltme
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. (X)-karşı Oy
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2020/4365
Karar No
2023/7010
Tarih
16 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2020/4367 K.2023/17889
  • Danıştay 5. Daire E.2020/4374 K.2023/16643
  • Danıştay 12. Daire E.2020/4383 K.2023/6047
  • Danıştay 5. Daire E.2020/4384 K.2023/16644
  • Danıştay 12. Daire E.2020/4392 K.2023/6192
  • Danıştay 12. Daire E.2020/4404 K.2023/5835

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.