KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4496 E., 2021/112 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2021
- Esas No
- 2020/4496
- Karar No
- 2021/112
- Temyiz eden (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Tur. Gıda İnş. Hay. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin_konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No: ... adresinde bulunan ve davacı şirket tarafından işletilen "... " unvanlı iş yerinin 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca bir ay süre ile kapatılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan ve ... İdare Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında görülen davada, davalı idarenin savunması gelinceye kadar yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne karar verilmesine rağmen davalı idare tarafından karara uyulmayarak iş yerinin kapatıldığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 300.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... kararıyla.
Anayasal ve yasal hükümler doğrultusunda yargı kararlarının gecikmesizin uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğu, uyulmaması hâlinde meydana gelen zararlardan idarenin sorumluluğu hasıl olacağından; maddi tazminat bakımından; davacı hakkında tesis edilen bir ay süreyle kapatma işlemi hakkında İdare Mahkemesince verilen yürütmeyi durdurma kararına uyulmaması nedeniyle oluşan zararın iş yerinin kapalı kaldığı müddetçe elde edeceği kazanç nispetinde verilmesi gerektiği, bunun tespiti için ise iş yerinin kapalı kaldığı ayda şirketin kazancının tespitine yönelik Ankara Vergi Dairesi Başkanlığından davacı şirkete ait 2016,
2017 ve 2018 yılları geçici vergi beyannameleri istenilmiş olup gelen belgelerin incelenmesi neticesinde söz konusu aya ilişkin zararın 3.355,25 TL olduğunun tespit edildiği, bu tutarın da Anayasa'nın 125. maddesi gereğince şirket hakkında tesis edilen işlemin mahkeme tarafından iptali nedeniyle davacı şirkete ödenmesi gerektiği, manevi tazminat bakımından ise; söz konusu idari işlem nedeniyle davacının şeref ve haysiyetinin zedelenmesinden ya da ağır bir elem ve acı duyduğundan söz edilemeyeceği için manevi tazminata hükmedilmesine yer olmadığı,
davacının istemi olan 300.000,00 TL maddi tazminatın 3.355,25 TL kısmının kabulüne, 296.644,74 TL kısmının reddine, manevi tazminat isteminin ise reddi sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat istemi yönünden kısmen kabulüne ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın ilgili kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2020/4496, K. 2021/112, 20 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama