KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4637 E., 2020/3802 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2020
- Esas No
- 2020/4637
- Karar No
- 2020/3802
- Davacı
- .. Özel Sağlık Hizmetleri ve Malzemeleri San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. …
- Davalı
- … Bakanlığı / …
- Davanın özeti
- 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.
- Danıştay tetkik hakimi
- …
- Düşüncesi
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Karar Metni
700 kelime·4 dk okuma
Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca tetkik hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde; tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış.
Kanun'un 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış, 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde, uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.
İptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
Birçok maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün iptali, ancak yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle istenebilecek olup, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmaması halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçede, 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile davacı şirketin kazanılmış haklarının ihlal edildiği, daha önce yapılan bir çok ameliyat ve tedavinin bu Yönetmelik ile yasaklandığı, mevcut çalışma alanı ve tedavi kapasitesinin küçültüldüğü, uzman kadrosu mecburiyetinin kapsamının genişletildiği,
tıp merkezlerinin en az iki bin metrekare kapalı alana kurulması gerektiği yönünde getirilen kıstasın dayanağının olmadığı yönünde hukuka aykırılık iddialarına yer verilmiş ise de bu iddiaların hangi madde ve/veya maddelere yönelik olduğu açıkça ifade edilmemiştir.
Dilekçenin devamında geçici 3. maddeye yönelik hukuka aykırılık iddialarına yer verilmiş fakat, bu maddenin tek başına iptali halinde mağduriyetlerinin giderilemeyeceğinden bahisle 01/10/2019 tarihli Yönetmeliğin tamamının iptali istenilmiştir.
İptali istenilen 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 26 maddeden oluştuğu, asıl Yönetmeliğin amaç, dayanak maddesi dahil pek çok maddesinde değişiklik yaptığı göz önünde bulundurulduğunda, hangi maddelerin, ne yönden hukuka aykırı olduklarının madde, fıkra, bent numaraları belirtilmek ve her bir maddenin altına hukuka aykırılık sebepleri tek tek yazılmak suretiyle dava dilekçesinin yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.
Bunların yanı sıra Yönetmeliğin tamamının iptali, ancak yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle istenebilecek olduğundan, davacının bu yönde bir hukuka aykırılık iddiası varsa dilekçede bunun da açıkça beyan edilmesi gerekmektedir.
Bu haliyle, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun biçimde düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır.
Bu nedenle davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin belirli maddelerinin iptali isteniyorsa bu maddelerin hangileri olduğu madde, fıkra, bent numaraları tek tek belirtilerek ve bunların altına hangi nedenlerle hukuka aykırı oldukları ayrı ayrı açıklanarak, bunun yanı sıra Yönetmeliğin tümünün de iptali isteniyor ise tümünü sakatlar nitelikteki yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebepleri belirtilerek dava açılması gerekmektedir.
Danıştay 10. Daire, E. 2020/4637, K. 2020/3802, 14 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama