İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2021/1421 K.2025/3246

2) ... Birliği VEKİLİ : Av. ...

Esas2021/1421Karar2025/3246Tarih25 Haziran 2025Okuma10 dk · 2.002 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1421 E., 2025/3246 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
25 Haziran 2025
Esas No
2021/1421
Karar No
2025/3246
Temyiz eden (davalılar)
1) ... Genel Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.002 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

2) ... Birliği VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1) ... 2) ... 3) ... 4) ... 5) ... VEKİLLERİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'nın 23/05/2015 tarihinde Samsun ili, Bafra ilçesi, ... Mahallesi, ...

Mevkiinde bulunan ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yaptırılan sulama kanalına düşmesi neticesinde boğulmak suretiyle hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın babası ... için 200,00 TL (22/01/2019 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 11.843,70 TL, 19/06/2020 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 26.996,48 TL) maddi, 45.000,00 TL manevi, annesi ... için 200,00 TL (22/01/2019 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 27.956,81 TL, 19/06/2020 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 70.723,28 TL) maddi, 45.000,00 TL manevi, kardeşleri ..., ... ve ... için ayrı ayrı 200,00 TL maddi,

20.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne ait 102 km uzunluğunda ve derinliği 2 metre, eni 4 metre olan sulama kanalının 14 km'lik bölümünün kapatıldığı, müteveffanın kanala düştüğü ölüm olayının meydana geldiği Bafra İlçesi, Koşu Mahallesi, İshaklı mevkiinin meskun mahal olmasına rağmen kanalın kenarlarının düşme tehlikesine karşı kapatılmadığı, yer yer düşmeye karşı etrafını kapatmasına rağmen, kazanın meydana geldiği yerde önlem alınmadığı, meskun mahallerde kanala düşme tehlikesinin mevcut olmasına rağmen önlem alınmadığı,

sulama kanalı servis yolu güzergahında "Kanala Girmek Yasaktır", "Can ve Mal Güvenliği Açısından Kanala Yaklaşmak, Girmek Tehlikeli ve Yasaktır", "DSİ Servis Yolu" uyarı levhalarının bulunmasına rağmen, 3 yaşındaki çocuk için uyarı levhalarının bir önemi bulunmadığı, kanalın yanındaki yolun; çevrede ikamet eden ve tarlaları bulunan kişiler tarafından kullanılmasının, kanala düşme tehlikesini ortadan kaldırmadığı, meskun mahallerde kanala düşme tehlikesini ortadan kaldırılması için önlem alınmasına ilişkin bilgi veya belge bulunmadığı,

davalı idarelerin kişilerin can güvenliğini tehlikeye düşürecek özel, yeterli önlem alınmasını gerektirecek bir durum var iken gerekli önlemin alınmamış olması karşısında; sulama hizmetini veren ve sulama kanalının her türlü bakımından ve işletilmesinden sorumlu olan davalı idarelerin, hizmetin zorunlu kıldığı asgari tedbirleri almakta kusurlu davranmaları nedeniyle hizmet kusuru işlendiği ve meydana gelen zararda sorumluluklarının bulunduğu, öte yandan, olay tarihinde 3 yaşında olan müteveffa ...'nın, yaşı itibariyle anne ve babasının bakım ve gözetim sorumluluğu altında olması,

anne ve babanın çalıştığı tarlanın hemen bitişiğinde bulunan ve çocukları için tehlike kaynağı olan kanalın varlığından haberdar olmalarına rağmen yanlarında oynayan çocuğun uzaklaştığını fark edememeleri ve sürekli göz hapsinde tutmaları gerekirken tutmamaları nedeniyle gözetim yükümlülüğünü yerine getirmedikleri anlaşılmakla, ölüm olayında anne ve babanın da kusurunun bulunduğu,

meydana gelen kaza sonucunda ...'nın hayatını kaybetmesi nedeniyle destekten yoksun kalma zararının belirlenmesi amacıyla, dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan 19/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda, davacı baba ... için 11.843,70 TL, davacı anne ... için 27.956,81 TL destekten yoksun kalma zararının hesaplandığı, kardeşler açısından ise destekten yoksun kalma tazminatının olmadığı,

bu durumda, meydana gelen uyuşmazlığa konu olayda, anne ve babanın ihmali davranışı sebebiyle %40 oranında kusurlu olduğu da dikkate alınarak yapılan değerlendirme neticesinde, davacı baba ... için 11.843,70 TL ve davacı anne ... için 27.956,81 TL destekten yoksun kalma zararının meydana geldiği, bu zararların tazmini hususunda davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün 2/3, diğer davalı Bafra Altınkaya Sulama Birliği'nin de 1/3 oranında sorumlu olduğu, belirtilen oranlar üzerinden tazminat ödemekle yükümlü oldukları, manevi tazminatın, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracı olduğu,

olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçladığı, belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi ve aynı zamanda idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak bir miktarda olması gerektiği, dava konusu olayın gelişimi ile davacıların duydukları elem ve üzüntü birlikte değerlendirilerek takdiren müteveffanın babası ... ve annesi ... için ayrı ayrı 25.000,00 TL, kardeşleri ..., ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın dava açma tarihi olan 14/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine,

fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; ...

İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı davalı idareler tarafından yapılan istinaf başvurusu ile davacılar olan ..., ... ve ... için talep edilen maddi tazminatın reddine ilişkin kısmı ile reddedilen manevi tazminata karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile baba ... ve anne ... için hükmedilen maddi tazminat miktarının kaldırılmasına, maddi tazminat için yeniden hüküm kurulmasına,

maddi tazminat isteminin bu kısmı yönünden yapılan değerlendirmede, davalı idarelere verilen kusur oranı ve Dairelerince yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda yer alan hesaplama ve davacılar tarafından verilen 19/06/2020 tarihli miktar artırım dilekçesi dikkate alınarak, talep edilen tazminatlardan;

baba ... için belirlenen 26.996,48 TL maddi tazminatın, 200,00 TL'lik kısmı ile anne ... için belirlenen 70.723,28 TL maddi tazminat talebinin 200,00 TL'lik kısmı olmak üzere toplam 400,00 TL'lik maddi tazminat miktarının, dava açma tarihi olan 14/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareler tarafından (kusur oranları da dikkate alınarak);

yine miktar artırım neticesinde davacı baba ... için artırılan 26.796,48 TL'lik kısım ile anne ... için artırılan 70.523,28 TL'lik kısmının ise, miktar artırım dilekçesinin davalı idarelere tebliğ tarihinden (06/07/2020) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareler tarafından (kusur oranları da dikkate alınarak) davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından; sulama ve drenaj amaçlı yapılan kanalların her yıl temizlik, bakım ve onarım işlemlerinin yapılması gerektiğinden üzeri ve etrafının açık olarak projelendirilmesinin teknik bir zorunluluk olduğu, S2 ana kanalının servis yolunun insan ve araç trafiğine açık olmadığı, bu servis yolunun DSİ tarafından kanalın bakım onarım gibi işlemleri için kullanılabileceği, servis yolunda da gereken uyarı tabelaları ve levhalarının bulunduğu, idarelerine bu anlamda herhangi bir kusur izafe edilmesine olanak olmadığı, müteveffanın 3 yaşında olması nedeniyle ailesinin denetim ve gözetim sorumluluğu bulunduğu, davacıların fazlaya ilişkin istemlerini saklı tutmalarının davacılara ikinci bir miktar artırım hakkı tanımadığı ileri sürülmektedir.

Bafra Altınkaya Sulama Birliği tarafından; dava konusu kanalın gerek proje aşamasında, gerekse inşaat ile ilgili işlemlerde müdahale yetkisinin bulunmadığı, kanalın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün denetiminde yüklenici firma ...

İnşaat A.Ş. tarafından projeye uygun olarak yapıldığı, proje kesitinden de görüleceği üzere, sulama ve drenaj amaçlı yapılan kanalların her yıl temizlik, bakım ve onarım işlemlerinin yapılması gerektiği, bu nedenle tüm ülkede kanalların üzerleri açık bir şekilde projelendirme yapıldığı, müteveffanın henüz 4 yaşında olup evi ile sulama kanalı arasında uzunca mesafe bulunduğu, kazanın oluşmasında 4 yaşında bulunan bir çocuğu kanala yakın yere götüren ve üzerinde bulunan denetim ve gözetim görevini ihmal eden müteveffanın velayeti altında olduğu kişilerin kusurunun olduğu,

kanalın içerisinde demir zincir halat merdiven vs. ekipman inşa etme görevinin doğrudan DSİ'nin görevi olduğu, kaldı ki bu yapılar inşa edilse dahi küçük çocuğun bu yapılar ile de kurtulma olasılığı olmadığı, S1 anakanalı servis yolunun gerek yaya gerekse araç trafiğine kapalı olduğu, DSİ tarafından bu yolun servis yolu olarak kamulaştırıldığı, müteveffa ve yakınlarının bu yolu kullanmış olduğu ve akabinde olayın gerçekleştiği, idarelerinin herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacılar tarafından, yakınları olan 28/02/2012 doğumlu ...'nın 23/05/2015 tarihinde Samsun ili, Bafra ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde bulunan ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yaptırılan sulama kanalına düşmesi neticesinde boğulmak suretiyle hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek maddi ve manevi zararlarının tazminine karar verilmesi istenilmektedir.

İdare Mahkemesince 08/05/2018 tarihinde mahallinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen 07/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda; boğulma olayının vuku bulduğu yerin, davacıların ve müteveffanın ikamet ettikleri evlerine 100 m. mesafede bulunduğu, meskun mahal olduğu ancak köy yerleşik alanı içerisinde kalmadığı,

3 yaşında olan müteveffanın yaşı itibariyle anne ve babasının bakım ve gözetim sorumluluğu altında olup anne ve babanın ihmali davranışları nedeniyle % 40, kanala düşme tehlikesini tamamen ortadan kaldıracak şekilde herhangi bir önlem almayan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün % 40, meskun mahallerde bulunan kanallara düşmelerin önlenmesi bakımından önlem almayan veya önlem alınması için Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünden herhangi bir talepte bulanmayan, kanalın işletmesini 30/04/2014 tarihinde devralan Bafra Altınkaya Sulama Birliği Başkanlığının % 20 kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Su Yapıları Koruyucu Güvenlik Tedbirleri Yönetmeliğinin Tanımlar başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, meskun mahal.

İmar mevzuatı kapsamında izinsiz yapılan yapılar ile yapı kayıt belgesi verilmeyen yapıların bulunduğu alanlar hariç olmak üzere; il, ilçe, kasaba, köy, mezra gibi insanların sürekli veya geçici olarak ikamet ettikleri; yol, su, elektrik, ulaşım, kanalizasyon, çevre aydınlatması gibi kamu hizmetlerinden yararlandıkları toplu hayat alanları ve bu alanların bitiminden itibaren beşyüz metre mesafedeki alanları, ifade ettiği, Gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin sorumluluğu başlıklı 12. maddesinin 2. fıkrasında, gerçek kişilerin kendileri ile gözetim ve denetimleri altında bulunan diğer kişilerin tehlike ve kazaya maruz kalmamaları,

zarara uğramamaları için gereken dikkat ve özeni göstermek ve tedbirleri almakla yükümlü olduğu belirtilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 185. maddesinin 2. fıkrasında, eşlerin çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlü oldukları kurala bağlanmıştır.

İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.

Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında bu hizmetten doğan nedenlerle kişilerin uğradığı zararların hizmetin sahibi idarece karşılanması esas olmakla birlikte, tazminata hükmedilirken, olayın meydana geliş şekline göre zarara uğrayan kişilerin de kusurlu olup olmadığının, dolayısıyla olayda müterafik kusur bulunup bulunmadığının da ortaya konulması gerekmektedir. Müterafik kusur, zarara uğrayanın, zararın doğumuna veya zararın artmasına yardım / etki etmesidir. Böyle bir durumda, zarara uğrayana ve yakınlarına ödenecek tazminat miktarları müterafik kusur oranında orantısal olarak azaltılmalıdır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Davalı idarelerin vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması bakımandan meskun mahallerde gerekli önlemleri alması gerektiği noktasında duraksama bulunmamaktadır. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Su Yapıları Koruyucu Güvenlik Tedbirleri Yönetmeliğinin Tanımlar başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, meskun mahal.

İmar mevzuatı kapsamında izinsiz yapılan yapılar ile yapı kayıt belgesi verilmeyen yapıların bulunduğu alanlar hariç olmak üzere; il, ilçe, kasaba, köy, mezra gibi insanların sürekli veya geçici olarak ikamet ettikleri; yol, su, elektrik, ulaşım, kanalizasyon, çevre aydınlatması gibi kamu hizmetlerinden yararlandıkları toplu hayat alanları ve bu alanların bitiminden itibaren beşyüz metre mesafedeki alanları, ifade ettiği düzenlemesine yer verilmiş olması dikkate alındığında davalı idarelerin hizmet kusurundan bahsedilebilmesinin ilk koşulunun dava konusu olay yerinin meskun mahal içerisinde yer alıp almadığının tespitidir.

Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden; boğulma olayının meydana geldiği yerin müteveffanın evine yaklaşık 100 metre mesafede olduğu, köy yerleşim alanı dışında kaldığı belirtilmiş olmakla birlikte meskun mahal içerisinde kalıp kalmadığı yönünden bir araştırma yapılmaksızın bir başka ifadeyle olay yerinin yerleşim yerine olan uzaklığının belirlenerek meskun mahal içerisinde kalıp kalmadığı belirlenmeksizin davalı idarelere kusur atfedilemeyecektir.

Dosya kapsamında yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle olay tarihinde müteveffanın sulama kanalına düştüğü yerin yerleşim yerine olan mesafesinin tespiti ile meskun mahal içerisinde kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekmektedir.

Dava konusu olay yerinin meskun mahal içerisinde kalması durumunda uyuşmazlıkta, olay tarihinde 3 yaşında olan müteveffanın kanala düşerek hayatını kaybetmesinde bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmekte ihmali olduğu anlaşılan anne ve babanın müterafik kusuru olduğu da tartışmasızdır.

Tüm bu nedenlerle Mahkemece dava konusu yerin meskun mahal içerisinde kalıp kalmadığı gerektiği şekliyle belirlenmeksizin eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığından bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin KABULÜNE, 2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan davalı idarelerin istinaf başvurularının reddi, davacıların istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2021/1421, K. 2025/3246, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yargılama Süreci
  4. Temyiz_edenlerin_iddiaları
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/1421
Karar No
2025/3246
Tarih
25 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2021/1462 K.2025/5847
  • Danıştay 8. Daire E.2021/1470 K.2025/5848
  • Danıştay 10. Daire E.2021/1515 K.2025/2925
  • Danıştay 8. Daire E.2021/1541 K.2025/5684
  • Danıştay 10. Daire E.2021/1674 K.2025/3022
  • Danıştay 10. Daire E.2021/1767 K.2025/3119

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.