KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1432 E., 2023/7904 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2023
- Esas No
- 2021/1432
- Karar No
- 2023/7904
- Temyiz eden (davalı)
- … Valiliği
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin_konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Davanın_konusu
- Davacı tarafından, hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle özel güvenlik görevlisi kimlik kartının iptal edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı İstanbul Valiliği Özel Güvenlik Komisyonu kararının kendisine yönelik kısmının iptali istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
749 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının kızının KHK ile kapatılan bir eğitim kurumunda (5. sınıf) 2015-2016 ikinci dönem eğitim kaydının bulunmasının davacının bu örgütün veya başka bir örgütün üyesi olduğunu veya yasa dışı siyasi, yıkıcı, bölücü ideolojik görüş veya eylem içerisinde olduğunu kanıtlayan hukuken geçerli bir belge olarak kabulüne olanak bulunmadığı, diğer taraftan davacının erkek kardeşlerinden birinin Asya Katılım Bankası'nda 2013 ve 2014 yıllarında artan hesabının bulunması ve KHK ile kapatılan.
Araç. Dab. Tic.
A.Ş.'de 2015/6-2016/7 dönemi arasında sigorta kaydının bulunması, diğer erkek kardeşinin de Emniyet Genel Müdürlüğü'ndeki polis memuru görevinden ihraç kaydının bulunması hususlarının davacının gerek kendisi, gerek kardeşleri yönünden Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın ''Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar'' başlıklı 38. maddesinin 7. fıkrasında ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesinde kurala bağlanan, ''ceza sorumluluğunun şahsiliği'' ilkesi karşısında, davacının özel güvenlik kimlik belgesinin iptaline dayanak teşkil edebilecek, güvenlik görevlisi olarak görev yapmasına engel nitelik taşıdığından söz edilemeyeceği,
bununla birlikte davacının, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakının bulunduğuna dair dosya kapsamında somut başkaca bir tespitin de bulunmadığı, ayrıca davacı hakkında yapılmış suç duyurusu, yürütülen adli veya idari bir soruşturma, işlem ya da açılmış bir kamu davası veya mahkumiyet kararının da bulunmadığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde;
davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğu yönündeki değerlendirmelerin somut olarak ortaya konulamadığı anlaşılmakta olup, bu haliyle davacının hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle güvenlik görevlisi kimlik kartının iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdare Dava Dairesince davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemin, tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu tesis edildiği görülmekte olup.
Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarih ve E:2021/42, K:2022/45 sayılı kararı ile 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 10. maddesinin (h) bendi, "4045 sayılı Kanunda güvenlik soruşturmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturmayı yapacağına, bu bilgilerin ne suretle ve ne kadar süre ile saklanacağına, ilgililerin söz konusu bilgilere itiraz etme imkânının olup olmadığına, bilgilerin bir müddet sonra silinip silinmeyeceğine, silinecekse bu sırada izlenecek usulün ne olduğuna,
yetkinin kötüye kullanımını önlemeye yönelik nasıl bir denetim yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, başka bir ifadeyle güvenlik soruşturmasının yapılmasında, elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmeksizin kuralla sadece güvenlik soruşturmasının olumlu olmasının özel güvenlik görevlisi olmada aranacak şartlar arasında sayıldığı, güvenlik soruşturması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına,
işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesinin Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleriyle bağdaşmadığı"... gerekçesiyle mülga 26/10/1994 tarih ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden iptal edilmiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/1432, K. 2023/7904, 6 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama