KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1444 E., 2022/3628 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2022
- Esas No
- 2021/1444
- Karar No
- 2022/3628
- Temyiz eden (davacılar)
- 1- ...
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
2- ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : Davacılar murisi ... 'nun, davalı idare tarafından sevk ve idare edilen Halkalı-Sirkeci hattında faaliyet gösteren banliyö treninin çarpması sonucu hayatını kaybettiğinden bahisle, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddia edilerek davacıların tümü için toplam 25.000,00 TL maddi tazminat ile eşi ... için 60.000,00 TL, kardeşi ... için 25.000,00 TL ve çocukları için 45.000,00'er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 200.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay Onuncu Dairesinin 11/09/2015 tarih ve E:2012/3618,
K:2015/3717 sayılı bozma kararına uyan ... İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, bozma kararına uyulmadığı, Danıştay bozma kararında Adli Tıp Genel Kurulu'ndan bilirkişi raporu alınması gerektiği belirtilmesine rağmen, Mahkemece dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği, bu Dairece düzenlenen rapor hükme esas alınarak verilen kararın hukuka aykırı olduğu, dosyada bulunan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği, bu nedenle mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Bakılan uyuşmazlıkta, Dairemizin 11/09/2015 tarih ve E:2012/3618, K:2015/3717 sayılı kararıyla, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca Adli Tıp Genel Kurulu tarafından düzenlenecek rapora göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulduğu, Mahkemenin 10/03/2020 tarihli yazısı ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığından, Adli Tıp Genel Kurulu tarafından tarafların kusur oranları ile ilgili olarak rapor düzenlenip gönderilmesinin istenildiği anlaşılmaktadır.
24/11/2016 tarih ve 29898 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 30. maddesi ile 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 15. maddesine “Fizik İhtisas Dairesi ve Trafik İhtisas Dairesinin raporları Adlî Tıp Üst Kurullarında incelemeye alınamaz. Bu dairelerden birinin verdiği raporlar ile diğer bilirkişi raporları arasında çelişki bulunması hâlinde mahkeme veya Cumhuriyet savcılıklarınca gerekçesi belirtilmek suretiyle talep edilmesi üzerine raporlar, ilgili ihtisas dairesinin en az yedi uzmanının katılımı ile oluşan genişletilmiş uzmanlar heyetince incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kararlar katılanların oy çokluğuyla alınır, eşitlik hâlinde başkanın bulunduğu taraf oy çokluğunu sağlamış olur.
Fizik ve Trafik İhtisas Dairelerinin genişletilmiş uzmanlar heyetinin çalışma usul ve esasları yönetmelikle düzenlenir.” fıkraları eklenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesince hükme esas alınan ... tarih ve ... sayılı Adli Tıp Kurumu raporunun yürürlükteki mevzuata uygun olarak yedi uzmanın katılımı ile oluşan Trafik İhtisas Dairesinin genişletilmiş uzmanlar heyetince düzenlenmiş olduğu dikkate alındığında, davacıların dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/1444, K. 2022/3628, 28 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama