İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2021/3855 K.2025/3020

2- ... 3- ... VEKİLLERİ : Av. ...

Esas2021/3855Karar2025/3020Tarih17 Haziran 2025Okuma8 dk · 1.558 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/3855 E., 2025/3020 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
17 Haziran 2025
Esas No
2021/3855
Karar No
2025/3020
Temyiz eden (davacılar)
1- ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.558 kelime·8 dk okuma·3 bölüm

2- ... 3- ... VEKİLLERİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : Davacılar tarafından; yakınları ...'ın jandarma eri tarafından vurularak vefat ettiğinden bahisle, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın annesi ... için 60.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 113.570,24 TL) maddi, 40.000,00 TL manevi, kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, ...

İdare Mahkemesince; davacılardan ... tarafından Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve ... başvuru numaralı kararıyla yaşam hakkının ihlal edildiğine, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesi üzerine ... bakımından yeniden yapılan yargılamada, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, bilirkişi raporunda hesaplanan maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, 2.375,86 TL eksik hükmedildiği, Anayasa Mahkemesinin anne hakkında verdiği ihlal kararının tüm davacılar yönünden sonuç doğurması gerektiği, kardeşler yönünden de manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; dava konusu olay ile idarenin eylemi arasında illiyet bağının bulunmadığı, idarelerinin kusurunun olmadığı, kusur incelemesi yapılmadığı, hükmedilen tazminatların yüksek olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

İdare Mahkemesi kararının, Anayasa Mahkemesince verilen ihlal kararının başvurucu olmayan davacılar ... ve ... yönünden de uygulanarak manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden bu kişiler yönünden bozulması, ... yönünden onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

A) Temyize konu İdare Mahkemesi kararının davacı ...'ın maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının incelenmesi:

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın ...'ın maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Temyize konu İdare Mahkemesi kararının maddi ve manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmının incelenmesi:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 49. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.

2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına,

ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.

Uyuşmazlıkta; dava açılmadan önce 04/12/2006 tarihli dilekçe ile idareye başvurularak maddi ve manevi tazminat ödenmesinin istenildiği, dava dilekçesinde de olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin talep edildiği, İdare Mahkemesince maddi ve manevi tazminata ilk dava tarihi olan 16/03/2007 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmişse de kabulüne karar verilen maddi ve manevi tazminat tutarlarına idareye başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir.

Bu durumda, temyizen incelenen İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "111.194,38 TL maddi tazminatın ilk dava tarihi olan 16/03/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, ... 40.000,00 TL manevi tazminatın ilk dava tarihi olan 16/03/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine," ibarelerinin "111.194,38 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 04/12/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine,... 40.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 04/12/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacıların temyiz isteminin yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısım yönünden KABULÜNE, diğer kısımlar yönünden REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE

2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA,

3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,

4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/06/2025 tarihinde davacı ... yönünden oy birliğiyle, davacılar ... ve ... yönünden oy çokluğuyla karar verildi.

(X)-KARŞI OY

Dosyanın incelenmesinden; davacılar tarafından; davacılardan ...'ın çocuğu, diğer davacıların kardeşi olan ...'ın, babası ...'ın cezaevinden firar etmesi sebebi ile evine yönelik arama kararı alındığı, arama kararı yerine getirilirken evin bahçesinde konuşlanan Jandarma timinde görevli Jandarma eri ile ses duyarak elinde silahla dışarıya çıkan davacılar yakını ...'ın karşı karşıya kalması sonucu Jandarma eri tarafından edilen ateş sonucunda vefat ettiğinden bahisle uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

... İdare Mahkemesince; davanın reddi yolunda verilen ilk kararın temyiz ve karar düzeltme kanun yollarından geçerek kesinleşmesi üzerine davacı ... tarafından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulduğu, Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve ... sayılı kararında, "...time komutanlık eden uzman asker, eve en yakın konumdaki astlarından çok uzak bir noktadadır ve bu nedenle gerçekleşmesi olası durumlara müdahale edebilecek konumda değildir.

Bu ve buna benzer eksiklikleri barından operasyon, jandarma erinin eylemine açıkça tesir etmiştir.

Oysa operasyonun olayla ilgisi bulunmayan, gece vakti bilmediği bir tehlikeye karşı evini ve arazisini koruma refleksi ile hareket eden on altı yaşındaki bir çocuk ile görevi sadece evi gözetlemek ve bu tür olaylara karşı tecrübesiz olan jandarma erini silahlarıyla karşı karşıya getirmeyecek ya da bu ihtimali mümkün olan asgari seviyeye indirecek bir hazırlık ve buna göre de bir icra içermesi gerekirdi.

Bu olaydaki operasyonun kolluk tarafından planlanmış bir operasyon olduğu ve olayın kolluğun beklenilmedik gelişmelere karşı tepki gösterdiği bir olay olmadığı, riskin asgariye indirilmesini sağlamak için gerekli özeninin gösterilmediği anlaşılmıştır.

Başvuruya konu olayın bütününe bakıldığında kolluğun operasyonuna ilişkin bu tespitlerin maddi ve manevi tazminat talebiyle açılan idari davadaki değerlendirme sırasında dikkate alınması gerektiği yönünde makul bir beklenti oluşmaktadır.

Ancak idari yargı organlarınca başvurucunun tazminat talebinin reddine dayanak oluşturan gerekçenin failin kabul gören meşru savunmasının kamu hizmeti ile zarar arasındaki illiyet bağını kestiğine ve bu nedenle tazmin borcunun doğmadığına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır...

Bu itibarla olayda operasyonun planlanması ve idaresi yönünden eksikliklikler gösterilmesi ile olaya ilişkin idari yargılama sürecinde yeterli bir inceleme yapılmaksızın olayda hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle tazminat talebinin reddine karar verilmesi suretiyle yaşam hakkının ihlaline yol açıldığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle kararın bir örneğinin yaşam hakkı ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İdare Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; gerek operasyonun planlanmasında gerekse idaresinde açık biçimde idarenin hizmet kusuru olduğu gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, diğer davacılar yönünden ise verilen karar kesinleşmiş olup yeniden yargılamayı gerektiren başkaca bir neden bulunmadığından yalnızca başvurucu konumunda bulunan ... bakımından yargılama yapıldığı, diğer davacılar bakımından da hak ihlali kararı verilmesi halinde söz konusu kararlar çerçevesinde diğer davacılar bakımından da yargılama yapılabileceğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.

Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru sonucundan beklenen mümkün olduğunca ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmaya çalışılmasıdır.

Anayasa Mahkemesinin bir kararında; "Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru kapsamında objektif ve subjektif olmak üzere iki temel işlevi bulunmaktadır. Mahkemenin objektif işlevi Anayasa’nın temel hak ve özgürlükleri düzenleyen hükümlerini yorumlamak ve bunların uygulanmasını gözetmektir. Subjektif yönü ise bireysel başvuru yoluyla önüne gelen somut olayda anılan hükümlerin ihlal edilip edilmediğini incelemek, gerektiğinde başvurucu lehine giderime hükmetmektir.

Mahkemenin Anayasa’yı yorumlama ve uygulama şeklinde ortaya çıkan objektif işlevinin subjektif işlevine göre ön planda olduğu kabul edilmelidir.

Zira bireysel başvuru yolunun temel ilkelerinden ikincillik ilkesi ile bunun yansıması olarak Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen bireysel başvuruda bulunmadan önce başvuru yollarının tüketilmesi koşulu dikkate alındığında temel hak ve özgürlüklerin korunmasında öncelikle kamu makamları ve derece mahkemelerinin, sonrasında ise Anayasa Mahkemesinin rolü bulunduğu anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla temel hak ve özgürlüklerin ilk elden kamu makamları ve derece mahkemeleri tarafından korunması gerekir. Belli bir meselede bu merciler tarafından Anayasa’ya uygun korumanın sağlanmadığının ileri sürülmesi hâlinde bireysel başvuru yapılabilir. Bu durumda, Anayasa Mahkemesi, o meseleye ilişkin olarak Anayasa’yı yorumlar ve bir karar verir.

Bundan sonra kamu makamları ve derece mahkemelerinin aynı meseleye ilişkin uygulamalarını bu yorum çerçevesinde gerçekleştirmeleri beklenir. Aksi durum, aynı meseleye ilişkin tüm uyuşmazlıkların Anayasa Mahkemesi önüne taşınması sonucunu doğurur. Bu şekilde işleyen bir bireysel başvuru yolunun sürdürülebilmesi ise imkânsızdır. Söz konusu yolun işlerliğini devam ettirmesinde Mahkemenin Anayasa’yı yorumlaması kritik öneme sahiptir.

Bu işlevini en iyi şekilde yerine getirebilmesi ise -her bir başvuruda adaleti sağlamaktan ziyade- Mahkemenin daha önce Anayasa’yı yorumlamadığı meselelere odaklanmasına bağlıdır." değerlendirmelerine yer verilmiştir. (AYM, K.V. , B. No: 2014/2293, 20/02/2014, K.T. 01/12/2016, §52-53)

Her ne kadar davacılar ... ve ... Anayasa Mahkemesine başvurmamışlarsa da, aynı dosyada davacı olan ... yönünden yapılan bireysel başvuru üzerine tazminat istemine konu olay Anayasa Mahkemesince incelenmiş ve temel haklardan olan yaşam hakkı ihlal edildiğinden yeniden yargılama yapılması kararı verilmiştir. Üç davacısı bulunan dosyada yeniden yapılan yargılamada anne yönünden tazminata karar verilmiş, kardeşler yönünden ise kesin karar mevcut olduğundan hüküm kurulmamıştır. Aynı dosya içerisinde dava konusu edilen olay sebebiyle davacılardan biri için tazminata hükmedilmesi, diğerleri yönünden tazminata hükmedilmemesi sonucu doğmuştur. Bu haliyle hakkaniyete aykırı bir durum ortaya çıkmıştır. Tespit edilen yaşam hakkı ihlali tüm davacılar yönünden meydana gelmiştir.

Bu itibarla, davacılar ... ve ... için de manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden İdare Mahkemesi kararının bu davacılar bakımından bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararının bu kısmına katılmıyorum.

Danıştay 10. Daire, E. 2021/3855, K. 2025/3020, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. (X)-karşı Oy
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/3855
Karar No
2025/3020
Tarih
17 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 12. Daire E.2021/3873 K.2025/3274
  • Danıştay 8. Daire E.2021/3887 K.2025/5988
  • Danıştay 10. Daire E.2021/3889 K.2025/3084
  • Danıştay 8. Daire E.2021/3910 K.2025/5315
  • Danıştay 12. Daire E.2021/3948 K.2025/3105
  • Danıştay 10. Daire E.2021/3964 K.2025/3235

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.