İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2021/3857 K.2021/4491

... , ... ve ... velayeten ... ve ... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

Esas2021/3857Karar2021/4491Tarih30 Eylül 2021Okuma13 dk · 2.664 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/3857 E., 2021/4491 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
30 Eylül 2021
Esas No
2021/3857
Karar No
2021/4491
Temyiz eden (davacılar)
Kendilerine asaleten, ... , ...,
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.664 kelime·13 dk okuma·8 bölüm

... , ... ve ... velayeten ... ve ... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : Taraflarca; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacılar tarafından; yakınları ...'ın Van ili, Özalp ilçesi, ... köyünde 16/07/2011 tarihinde gerçekleşen yağışlar sonucu meydana gelen sel felaketinde ölümü olayında, sel felaketinin önlenmesi ve dere yatağının ıslah edilmesi için yapılan başvurulara rağmen gerekli önlemleri almayan davalı idarenin kusurlu olduğu ileri sürülerek; cenaze masrafları karşılığı 1.000,00 TL, anne ... için 1.000,00 TL (miktar arttırımı ile 120.000,48 TL), baba ... için 1.000,00 TL (miktar arttırımı ile 106.846,90 TL) destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 3.000,00 TL (miktar arttırımı ile 227.847,38 TL) maddi;

anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL, kardeşlerin her biri için ayrı ayrı 25.000,00 TL olmak üzere toplam 325.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Dairemizin ... tarih ve E:... , K:... sayılı bozma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararla. Mahkeme kayıtlarına 23/01/2020 tarihinde giren bilirkişi raporunda.

16/07/2011 tarihinden önce olayın meydana geldiği alanda herhangi bir çalışmanın yapılmadığı, meydana gelen yağışın önceden tahmin edildiği, ancak gök gürültülü sağanak yağışın etkili olduğu dar alanın öngörülemeyeceği, gerçekleştiği tahmin edilen yağışın 12 saatlik toplam yağış şeklinde orta kuvvette yağış sınıfına girdiği, dakikalık olarak analiz edildiğinde ise o bölge için yaklaşık olarak 10 yılda 1 görülebilecek bir felaket olduğu, alınabilecek teknik önlemlerle zararın azaltılmasının mümkün olduğu, davalı idarece gerekli tedbirlerin alınmaması nedeniyle hizmet kusurunun olduğu,

meydana gelen olayla Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün eylemi arasında illiyet bağı bulunduğu tespitlerine yer verildiği, raporun sonuç kısmında, davalı idarenin kusurlu olduğunun belirtilmesine rağmen kusur oranının gösterilmediği gerekçesiyle bu hususun açıklığa kavuşturulması için alınan 04/11/2020 tarihli ek raporda ilgili bölgede bu şiddette bir yağışın on yılda bir kez gerçekleşebileceğinden idarenin %10 oranında sorumluluktan kurtulacağı, yine dere yatağının genişliği, derenin eğimi ve mevsim koşullarından dolayı toprağın geçirimlilik oranının düşüklüğü nedeniyle ise %20 oranında sorumlu olmayacağının belirtildiği,

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün görevleri arasında bulunan ıslah çalışması ile derenin her iki tarafına istinat duvarı örme yoluyla sel ve taşkınların önlenmesi açısından %50, koruyucu tesisler, gölet, baraj, sel seti gibi yapıların inşa edilmemesi açısından %20 olmak üzere toplam %70 oranında kusurlu olduğunun ifade edildiği, anılan raporlar ve dosya münderecatında yer alan bilgi ve belgeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde; olayda mücbir sebep hali söz konusu olmamakla birlikte, önlem alınarak zararın azaltılmasının veya ortadan kaldırılmasının mümkün olduğu bir beklenmeyen halin mevcut olduğu anlaşıldığından,

dere yatağının yerleşim yeri içinden geçiyor olmasına ve 16/07/2011 tarihinde meydana gelen sel felaketinden önce aşırı yağışlara karşı önlem alınması talebiyle köy sakinleri tarafından davalı idareye yapılmış başvuruya rağmen, 16/07/2011 tarihinden önce aşırı yağışlara karşı bölgede davalı idarece çalışma yapılmayarak dere ıslahı için maksimum gelen su debisine göre derenin her iki tarafına istinat duvarı ve menfez gibi sel felaketini önleyici duvarların örülmediği,

yine derede biriken taş ve toprağın suyun birikmesine ve biriken suyun yön değiştirerek olağan yatağını terk edip yerleşim yerlerinin bulunduğu yöne akmasına sebebiyet verecek şekilde gölet baraj sel seti gibi koruyucu tesisler inşa edilmemiş olduğu hususları dikkate alındığında, davalı idarece gerekli tedbirlerin alınmadığı ve alınabilecek teknik önlemlerle zararın büyük ölçüde azaltılmasının mümkün olduğu açık olup, davalı idarenin ... köyünde meydana gelen sel felaketinde bilirkişi raporunda belirtilen oranda kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı,

dosya üzerinden yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 19/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda anne ... 'ın destekten yoksun kalma zararının 120.000,48 TL, baba ... 'ın destekten yoksun kalma zararının ise 106.846,38 TL olduğu tespitlerine yer verildiği, anne ... için 120.000,48 TL, baba ... için ise 106.846,38 TL destekten yoksun kalma tazminatının ...

Asliye Hukuk Mahkemesine davanın açıldığı 20/10/2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesi gerektiği, her ne kadar davacılar tarafından cenaze giderleri için 1.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunulmuş ise de; ölüm olayıyla doğrudan doğruya ilgili olan ve cenaze için mutlaka yapılması gereken cenazenin nakli, yıkanması,

tabut, kabir yeri, kabir kazma için belediye veyahut diğer ilgili birimler tarafından herhangi bir ücret alındığına dair bir bilgi ya da belgenin de sunulmadığı göz önüne alındığında, cenaze ve defin giderinin tazmini isteminin reddi gerektiği, davalı idarenin bu olayda %70 oranında hizmet kusuru bulunduğundan anılan kişinin ölümü sonucunda duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı, üzüntü ve ruhsal sıkıntılarının kısmen de olsa dindirilmesi için takdiren anne ve babaya ayrı olmak üzere 75.000,00 TL, kardeşlere 20.000,00'er TL olmak üzere toplamda 250.000,00 TL manevi tazminatın ... / ...

Asliye Hukuk Mahkemesine davanın açıldığı tarih olan 20/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 227.847,38 TL maddi tazminat isteminin 226.847,38 TL'lik kısmının kabulüne, 1.000,00 TL'lik kısmı ile bu kısma ilişkin faiz taleplerinin reddine, 325.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi isteminin 250.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, geriye kalan 75.000,00 TL'lik kısmı ile bu kısma ilişkin faiz taleplerinin reddine, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın ...

Asliye Hukuk Mahkemesine davanın açıldığı tarih olan 20/10/2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; hükmedilen manevi tazminat miktarının manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek ve uğranılan üzüntüyü giderecek nitelikte olmadığı, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, davalı idare tarafından; gerekirse mahallinde keşif yapılarak kusur durumunun bilirkişi marifetiyle takdir edilmesi gerektiği, dosyanın kusur durumu belirlenmeden hesap bilirkişisine verilmesinin doğru olmadığı, müteveffanın olay tarihinde on üç yaşında olması nedeniyle anne ve babasının bakım ve gözetimine muhtaç olduğu,

davacı anne babanın bakım ve gözetim görevini gerektiği şekilde yerine getirmemesi nedeniyle kusurlu olduğu, ceza soruşturmasında idarelerine sorumluluk yüklenmediği, olaya ilişkin bir kusur varsa ilgili yerel yönetimlere ait olduğu, maddi tazminat hesabının hatalı yapıldığı, güncel değerler üzerinden hesap yapılmasına rağmen 20/10/2011 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin doğru olmadığı, hesaplama tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, müteveffanın kendi geçimine dahi yetmeyen bir gelirden başkasına destek sağlayacağının kabul edilemeyeceği, hükmedilen tazminat tutarlarının fahiş olduğu,

olaya ilişkin olarak idarelerine isnat edilebilecek kusur ve ihmalin bulunmadığı, idari faaliyet ile zarara konu olay arasında nedensellik bağının ve idare hukukuna özgü tazmin nedenlerinin bulunmadığı göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karara verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Taraflarca, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

.Davacıların temyiz isteminin reddi, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi, kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılar tarafından temyiz edilmemiş olması nedeniyle kesinleşen miktarlar dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacıların yakını ...'ın Van ili, Özalp ilçesi, ... Köyü'nde 16/07/2011 tarihinde gerçekleşen yağışlar sonucu meydana gelen sel felaketinde ölümü olayında, sel felaketinin önlenmesi ve dere yatağının ıslah edilmesi için yapılan başvurulara rağmen gerekli önlemleri almayan davalı idarenin kusurlu olduğu ileri sürülerek; cenaze masrafları karşılığı 1.000,00 TL ile 226.847,38 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 227.847,38 TL maddi ve toplam 325.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.

Öte yandan; idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, ortada bir zararın bulunmasının yanında, bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması, başka bir anlatımla, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesi gerekir. Zararın oluşmasında zarara uğrayanın veya üçüncü kişinin kusurunun bulunması halinde ise idarenin tazmin sorumluluğunun ortadan kalkacağı ya da kusur ölçüsünde azalacağı açıktır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Temyize Konu İdare Mahkemesi Kararının Davacıların Maddi ve Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne İlişkin Kısmının İncelenmesi:

Olayda, Van İli, Özalp İlçesi ...

Köyünden geçen ...-... deresinin 16/07/2011 tarihinde yağan aşırı yağış nedeniyle taşması sonucunda meydana gelen sel felaketi sonrasında Özalp İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekiplerince hasar tespit çalışması yapıldığı, bu çalışma sonucunda 4 kişinin vefat ettiği ve 600 kadar hayvanın telef olduğunun tespit edildiği, Meteoroloji Genel Müdürlüğünce, yerleşim alanları dışında ve Özalp İlçesinin köylerinde aşırı yağışların sele dönmesi sonucunda oluşan zararlarla ilgili fevk (olağanüstü olay) raporu tanzim edildiği, sel felaketinin yaşandığı tarihe kadar dere ıslahı ile ilgili bir çalışma bulunmadığı,

olay sonrasında 18/07/2011-20/07/2011 tarihleri arasında paletli beko aracıyla yapılan çalışma sonucunda deredeki suyun akışının sağlandığı, kalan çalışmaların 2012 yılında ihalesinin yapıldığı, bu ihaleye konu iş kapsamında 2013 yılında söz konusu derenin tersip bentlerinin ve istinat duvarlarının %50'sinin tamamlandığının Devlet Su İşleri 17. Bölge Müdürlüğünün 02/07/2014 tarihli yazısında belirtildiği görülmektedir.

Dava dosyasında ve 16/07/2011 tarihinde yaşanan sel felaketi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istemiyle açılan diğer davalara ilişkin dosyalarda bulunan bilgi ve belgelerden. 16/07/2011 tarihinde aşırı yağışlar nedeniyle ... -... deresinin taşması sonucu sel felaketinin yaşandığı Van İli, Özalp İlçesi,...

Köyünde olay öncesinde 08-13-27/05/2007, 17/07/2007, 23-24/08/2007, 12/02/2008 tarihlerinde ve olay sonrasında ise 02/09/2012 tarihinde sel felaketinin yaşandığı ve birçok hasarın oluştuğu, davacıların yakınının olay tarihinde on üç yaşında olduğu, ailesiyle birlikte Özalp ilçesinde ikamet etmekte iken 15/07/2011 tarihinde aynı olayda vefat eden dedesi ... 'nin yanına ... köyüne gittiği, 16/07/2011 tarihinde dedesiyle birlikte koyunları otlatırken aşırı yağışlar nedeniyle oluşan sele kapılarak vefat ettiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda; somut olayda, 16/07/2011 tarihinde aşırı yağışlar nedeniyle ...-... deresinin taşması sonucu, davacının vefat ettiği bölgede, daha önceki tarihlerde de aşırı yağış nedeniyle sel felaketinin yaşandığı ve bu sel felaketleri sonucunda ölüm ve birçok hasarın meydana geldiği dikkate alındığında, davacı anne babanın on üç yaşındaki çocuklarına yönelik bakım ve gözetim yükümlülüğünü gerektiği gibi yerine getirmedikleri, öte yandan aynı olayda vefat eden ve müteveffa ... 'ın dedesi olan ...'nin gerekli özeni göstermediği,

aşırı yağışlara rağmen yanına on üç yaşındaki torununu alarak koyun otlatmaya gitmesi nedeniyle zararın oluşmasına dikkatsizlik, tedbirsizlik, ihmal ve kusuru ile sebebiyet verdiği, davacıların ve müteveffanın dedesinin kusurunun davalı idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırdığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bu itibarla, davaya konu zararın oluşmasında, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı ve dolayısıyla tazminat sorumluluğunun da doğmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabul edilmesinde hukuki isabet bulunmamakta olup, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının bozulması gerekmektedir.

Temyize Konu İdare Mahkemesi Kararının Davacıların Maddi ve Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:

Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, davacıların 1.000,00 TL (cenaze ve defin gideri) maddi tazminat isteminin ve 75.000,00 TL'ye ilişkin manevi tazminat talebinin reddine yönelik kısmının ise, zarara konu olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmaması ve davacı anne baba ile müteveffanın dedesinin kusurunun davalı idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırması nedeniyle yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacıların temyiz isteminin reddi ile davanın kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına,

2. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile davanın kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının bozulmasına,

3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesi, 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş gün) içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/09/2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(X)-KARŞI OY

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun'un 2. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan halinde, taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek; akar sularda ıslahat yapmak; anılan tesislerin çalıştırma, bakım ve onarım dahil işletmelerini sağlamak Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için; ortada bir zararın bulunması, zarara sebebiyet veren işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağının bulunması şartları aranmaktadır.

Dava; davacıların yakını ...'ın Van ili, Özalp ilçesi, ... Köyü'nde 16/07/2011 tarihinde gerçekleşen yağışlar sonucu meydana gelen sel felaketinde ölümü olayında, sel felaketinin önlenmesi ve dere yatağının ıslah edilmesi için yapılan başvurulara rağmen gerekli önlemleri almayan davalı idarenin kusurlu olduğu ileri sürülerek cenaze masrafları karşılığı 1.000,00 TL ile 226.847,38 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 227.847,38 TL maddi ve toplam 325.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Temyize konu kararla; yargılama kapsamında düzenlenen bilirkişi raporları hükme esas alınarak davalı idarenin olayın vuku bulmasında %70 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Dosyanın ve 16/07/2011 tarihinde yaşanan sel felaketi nedeniyle açılan benzer davalara ilişkin dosyaların birlikte incelenmesinden, sel felaketinin yaşandığı Van İli, Özalp İlçesi, ... Köyünde olay öncesinde 08-13-27/05/2007, 17/07/2007, 23-24/08/2007, 12/02/2008 tarihlerinde de sel felaketlerinin yaşandığı; bu olaylarda can ve mal kayıplarının ortaya çıktığı.

Van Valiliği Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü'nün 18/07/2007-23/07/2007 tarihleri arasında ilçede yaptığı incelemeler neticesinde hazırlanan raporda köy içinden geçen derenin mutlaka ıslah edilmesi gerektiğinin, dere ıslahı işlerinin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapıldığının belirtildiği; ...

Köyünde ikamet etmekte olan şahısların olay öncesinde çeşitli tarihlerde Van Valiliği ve Özalp Kaymakamlığı'na verdikleri dilekçelerle evlerinin yağışlar nedeniyle zarar gördüğünü belirterek daha uygun bir yerde ev yapmaları konusunda gereğinin yapılmasını talep ettikleri. Van Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nün Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 17. Bölge Müdürlüğü'ne gönderdiği ... tarih ve ... sayılı yazıda da ...

Köyü'nde 15/06/2011 tarihinde yapılan inceleme sonucunda derenin taşması durumunda dere yatağının yakınında bulunan konutların potansiyel su baskınına maruz kalabileceğinin görüldüğü belirtilerek su baskını konuları Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün faaliyet alanına girdiğinden kurumun teknik elemanlarınca bölgede inceleme yapılması gerektiğinin bildirildiği; bakılmakta olan davaya konu 16/07/2011 tarihli sel felaketi sonrasında Özalp İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekiplerince hasar tespit çalışması yapıldığı; bu çalışma sonucunda 4 kişinin vefat ettiği ve toplam 600 kadar hayvanın telef olduğunun tespit edildiği.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünce, yerleşim alanları dışında ve Özalp İlçesinin köylerinde aşırı yağışların sele dönmesi sonucunda oluşan zararlarla ilgili fevk (olağanüstü olay) raporu tanzim edildiği; sel felaketinin yaşandığı tarihe kadar dere ıslahı ile ilgili bir çalışma bulunmadığının, olay sonrasında 18/07/2011-20/07/2011 tarihleri arasında paletli ... aracıyla yapılan çalışma sonucunda deredeki suyun akışının sağlandığının, kalan çalışmaların 2012 yılında ihalesinin yapıldığının,

bu ihaleye konu iş kapsamında 2013 yılında söz konusu derenin tersip bentlerinin ve istinat duvarlarının %50'sinin tamamlandığının Devlet Su İşleri 17. Bölge Müdürlüğünün ara kararı cevaplarında belirtildiği görülmektedir.

Bu durumda; gerek Van İli, Özalp İlçesi, ... Köyü'nde 2007 ve 2008 yıllarında bir çok kez sel felaketi yaşanmış olması, gerek kamu kurumlarının bölgede yaptığı incelemelerde derenin ıslah edilmesi gerektiği yönünde raporlar düzenlemiş olmaları gerekse de yöre halkının olay tarihinden önce konuya ilişkin bir çok başvuru yapmış olması karşısında, davalı idarenin olay tarihi olan 16/07/2011 tarihine kadar ... -...deresinin ıslahına ve taşkın koruma tesisi yapılmasına yönelik herhangi bir çalışma yapmamış olması nedeniyle hizmet kusurunun bulunduğu ve davacıların yakınının ölümü nedeniyle uğranılan zararla idarenin Kanundan kaynaklanan görevlerini yerine getirmemek şeklinde tezahür eden eylemi arasında nedensellik bağı bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Nitekim; gerek bu davada alınan bilirkişi raporlarında gerekse de 16/07/2011 tarihli sel felaketinde maddi zarara uğrayan şahısların açtığı davalarda alınan bilirkişi raporlarında, davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün %70 oranında hizmet kusurunun bulunduğu tespitine yer verilmiştir.

Öte yandan; 16/07/2011 tarihinde ... -...deresinin taşması sonucu hayvanlarının boğulduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istemiyle aynı köyde yaşayan şahıslarca açılan davalarda, davalı idarenin olayda %70 oranında hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen bir çok İdare Mahkemesi kararı itiraz kanun yolundan geçerek kesinleşmiştir.

Bu itibarla; yaşanan olayda davalı idarenin hizmet kusuru ve ortaya çıkan zararla davalı idarenin eylemi arasında nedensellik bağı bulunması nedeniyle, temyize konu İdare Mahkemesi kararının diğer yönlerden temyiz incelemesinin yapılması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.

Danıştay 10. Daire, E. 2021/3857, K. 2021/4491, 30 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yargılama Süreci
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. (X)-karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/3857
Karar No
2021/4491
Tarih
30 Eylül 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2021/3864 K.2021/3246
  • Danıştay 13. Daire E.2021/3865 K.2021/3138
  • Danıştay 8. Daire E.2021/3869 K.2021/4703
  • Danıştay 4. Daire E.2021/3870 K.2021/5029
  • Danıştay 9. Daire E.2021/3872 K.2021/5120
  • Danıştay 13. Daire E.2021/3872 K.2021/3102

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.