İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2021/3874 K.2022/285

Dava konusu istem: Davacı tarafından; Burdur ili, Gölhisar ilçesi, … köyünde kain, tapunun ... sayılı (toplulaştırma sonrası .../... sayılı) parselinde kayıtlı ve mülkiyetinde olan taşınmazın da içinde yer aldığı alanda 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi…

Esas2021/3874Karar2022/285Tarih20 Ocak 2022Okuma7 dk · 1.472 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/3874 E., 2022/285 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
20 Ocak 2022
Esas No
2021/3874
Karar No
2022/285
Temyiz eden (davalı)
… Müdürlüğü
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
…
İstemin_konusu
… Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.472 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından; Burdur ili, Gölhisar ilçesi, … köyünde kain, tapunun ... sayılı (toplulaştırma sonrası .../... sayılı) parselinde kayıtlı ve mülkiyetinde olan taşınmazın da içinde yer aldığı alanda 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu kapsamında gerçekleştirilen arazi toplulaştırması işleminin parseline yönelik kısmının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.

İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararıyla; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davacı açısından arazi toplulaştırmasına temel teşkil eden arazi çalışmaları ve arazi derecelendirilmesinde denklik sağlanmış ise de, mevzuat gereği sabit tesislerin, toplulaştırma işleminde muhafaza edilmesi gerektiği, her ne kadar davalı idarece davacıya ait sığ kuyunun keson kuyu olduğu, dolayısıyla derin kuyu olmadığından sabit tesis olmadığı belirtilmişse de.

Arazi Toplulaştırma Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, sabit tesisin; ev, ahır, samanlık, ambar, kuyu gibi yapılar ile dikili tarım arazilerini ifade edttiğinin belirtildiği, Yönetmelikte kuyu ile ilgili keson kuyu, derin kuyu gibi ayrımlara gidilmediği, bahsi geçen kuyunun 03/09/2015 tarihinde davalı idarenin arazi kontrolünde tespit edildiği, dolayısıyla toplulaştırma işleminden önce açıldığının sabit olduğu,

yine aynı Yönetmeliğe göre, proje sahasındaki sabit tesislerin tescilleri yapılmış olsun ya da olmasın tüm dokümanları ilgili kişi ve kuruluşlardan temin edilerek bunlardan yerleri değiştirilemeyecek olanların mevcut durumlarının korunmasının gerektiği, toplulaştırmanın ana amacının da bu gibi taşkınlıkların giderilmesini sağlamaya yönelik olduğu, buna karşın toplulaştırma sonrası yapılmak istenilen durumun davacının fiili kullanım durumuna uygun olmadığı, toplulaştırma işleminin arazi toplulaştırmasının amacına, sabit tesislerin korunması ilkesine ve hukuka uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından,

hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararıyla, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, mevzuat uyarınca sabit tesis niteliğinde olmayan kuyunun toplulaştırma işleminde kadastral parselde korunması zorunluluğu bulunmadığı, davacının parseli içindeki sığ kuyunun sabit tesis niteliğinde olmadığı, yapılan tüm işlemlerin mevzuata uygun olduğu, bu nedenle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacının maliki olduğu, Burdur ili, Gölhisar ilçesi, … köyünde kain, tapunun 145 sayılı (toplulaştırma sonrası 118/9 sayılı) parselinde kayıtlı taşınmazın da içinde yer aldığı alan, 07/11/2012 tarihli ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 3. ve 8. maddelerine göre uygulama alanı olarak tespit edilmiştir.

Anılan karara istinaden Yamadı köyünde gerçekleştirilen arazi toplulaştırması sonucu, davacıya 7.150,00 m² yüz ölçümlü … parsel sayılı taşınmazı yerine, taşınmazın yalnızca sınırı (ve düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığından kısmen büyüklüğü) değiştirilmek suretiyle 6.871,49 m² yüz ölçümlü … ada, … sayılı parsel tahsis edilmiş, böylece eski parselde yer alan su kuyusu yeni parsele dahil edilmeyen alanda kalmıştır.

Davacı tarafından, gerçekleştirilen arazi toplulaştırması işlemi sonucunda, kadastral parseli içinde bulunan ve sabit tesis niteliğinde olduğu iddia edilen kuyunun başkasına ait parselde bırakılmasının, arazi toplulaştırması ilke ve esaslarına aykırı olduğu ileri sürülerek arazi toplulaştırma işleminin söz konusu taşınmazı yönünden iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinin uyuşmazlığa konu alanın uygulama alanı olarak belirlendiği tarihte yürürlükte bulunan halinde, "Bu Kanunun amacı sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda;

a) Toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını... c) Ekonomik üretime imkan vermiyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önlemeyi... sağlamaktır." hükmü.

"Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri" başlıklı 6. maddesinde de, "(1) Bu Kanunda belirtilen amaçları gerçekleştirmek üzere uygulama alanlarında ilgili kuruluşça, isteğe bağlı veya maliklerin muvafakatı aranmaksızın arazi toplulaştırılması yapılabilir. (2) İsteğe bağlı olanlara öncelik vermek kaydıyla arazi toplulaştırmasını teşvik için ilgili kuruluşça arazi genişletmek gibi destekleyici tedbirler alınabilir.

(3) Toplulaştırma alanlarında gerçek kişilerle kamu ve özel hukuk tüzel kişilerine ait araziden projenin özelliğine göre, yol ve kanal gibi kamunun ortak kullanacağı yerler için % 10'a kadar katılım payı kesilir... (8) Toplulaştırma esas ve usulleri ile toprağın derecelendirilmesi ile tarla içi geliştirme hizmetlerinin nasıl yapılacağı yönetmelikte belirtilir." hükmü yer almaktadır.

İşlem tarihinde yürürlükte olan 09/12/2017 tarih ve 30265 sayılı Resim Gazete'de yayımlanan Arazi Toplulaştırma Uygulama Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (v) bendinde, "Sabit tesis: Ev, ahır, samanlık, ambar, kuyu gibi yapılar ile dikili tarım arazilerini... ifade eder." şeklinde tanımlanmış.

"Arazi toplulaştırma alanlarının tespiti ve kesinleşmesi" başlıklı 6. maddesinin 7. fıkrasında, "Arazi toplulaştırmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasına müteakip mahallinde ilanından sonra yapılacak olan sabit tesisler arazi toplulaştırmasında dikkate alınmaz ve ihtilaf halinde bunlar tazminata konu olamaz." kuralına.

"Parsellerin yeniden düzenlenmesi" başlıklı 16. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde de, "Proje sahasındaki sabit tesislerin tescilleri yapılmış olsun ya da olmasın tüm dokümanları ilgili kişi ve kuruluşlardan temin edilerek bunlardan yerleri değiştirilemeyecek olanların mevcut durumları korunur." kuralına yer verilmiştir.

Öte yandan, 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, su temini maksadıyla, kesitleri ne olursa olsun, tabii zemin üstünden itibaren derinliği Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından tesbit ve ilgili bakanlığın onayından sonra ilan olunan haddi aşan her türlü çukur, sondaj ve kuyuların (el ile açılan kuyular hariç) açılmasını ve kullanılmasını teminen arama ve kullanma belgelerinin Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünden alınması gerektiği hükme bağlanmıştır.

Anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan Yeraltı Suları Tüzüğünün "El ile açılan kuyular" başlıklı 3. maddesinin (a) fıkrasında, "Satıh alüvyonları içinde kazma, kürek, varyoz ve baramin gibi el kazısı aletleri ile kazılan her derinlikteki kuyularla, ilk su tabakası içinde en çok 10 metre derinliğe kadar, en çok 100 milimetre çapında boru çakılarak açılan kuyular, el ile açılan kuyu sayılır." kuralına; DSİ Yeraltı Suları Teknik Yönetmeliğinin 1.3. maddesinde de, "Yeraltısuları Tüzüğünde belirtildiği üzere, her türlü formasyonda her türlü araç ve gereçle açılan 10 m. den sığ kuyular, 167 sayılı Kanunun 8 inci maddede (a) şıkkında bahis ko­nusu edilen «elle açılan kuyular» sayılmakta ve Yönetmeliğin uygulama alanına girmemektedirler." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Uyuşmazlık, arazi toplulaştırması öncesinde davacıya ait kadastral parselin içinde bulunan kuyunun, sabit tesis niteliğinde bulunup bulunmadığı ve dolayısıyla toplulaştırma uygulaması sonucunda kadastral parsel içinde korunmasının mevzuata göre gerekli olup olmadığı hususundan kaynaklanmaktadır.

Davalı idarece, davacının taşınmazı üzerinde birden fazla sabit tesisin olduğu, yapılan uygulama sonucunda ancak seranın korunabildiği, sondaj kuyusunun sabit tesis olarak dikkate alınmadığı savunulmuştur.

Öncelikle, yukarıda aktarılan yer altı suları hakkındaki mevzuat hükümleri gereği, derinliği 10 metre ve daha altında olan kuyuların hukuken "el ile açılan kuyu" niteliğinde olduğunda duraksama bulunmamaktadır.

Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenerek dosyaya sunulan 11/03/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda, davacının parseli içinde bulunan kuyunun, derinliği 10 metrenin altında olan sığ (keson) kuyu niteliğinde olduğu, arazi toplulaştırması mevzuatında korunacağı belirtilen kuyunun ise derinliği 10 metrenin üzerinde olan ve yer altı suları mevzuatı uyarınca Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ruhsata bağlanan derin kuyu niteliğinde olması gerektiği, bu nedenle davacının parselindeki kuyunun sabit tesis niteliğinde değerlendirilmediği görüş ve tespitlerine yer verildiği görülmektedir.

Aynı doğrultuda, uyuşmazlığa konu eski ...sayılı parselde bulunan davacıya ait kuyu hakkındaki DSİ Genel Müdürlüğü 18. Bölge Müdürlüğünün 07/10/2015 tarih ve 653306 sayılı yazısında, kuyunun derinliğinin 10 metre olduğu ve el ile açılan kuyular sınıfına girdiği, bu nedenle yer altı suyu arama ve kullanma belgesine sahip olmadığı belirtilmiştir.

Buna göre, yukarıda anılan mevzuat hükümleri, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile konusunda uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun incelenmesinden; davacının kadastral parseli içinde yer alan kuyunun, sabit tesis niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla arazi toplulaştırması sonucunda davacıya tahsis edilen yeni parsel içinde yer verilmemesinin, toplulaştırma ilke ve esaslarına aykırı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bu durumda, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE, 2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/01/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY

Temyizen incelenen … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı hukuka ve usule uygun olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen bozma nedenleri bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşüncesiyle Daire kararına katılmıyoruz. 20/01/2022

Danıştay 10. Daire, E. 2021/3874, K. 2022/285, 20 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. (X) Karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/3874
Karar No
2022/285
Tarih
20 Ocak 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2021/3876 K.2021/7249
  • Danıştay 9. Daire E.2021/3877 K.2021/7680
  • Danıştay 2. Daire E.2021/3879 K.2022/3
  • Danıştay 9. Daire E.2021/3892 K.2021/7628
  • Danıştay 13. Daire E.2021/3899 K.2021/5502
  • Danıştay 4. Daire E.2021/3900 K.2022/319

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.