İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2021/4122 K.2024/6188

Davacı tarafından. Bursa ili, Mustafakemalpaşa ilçesi, ...

Esas2021/4122Karar2024/6188Tarih11 Aralık 2024Okuma5 dk · 1.021 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4122 E., 2024/6188 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
11 Aralık 2024
Esas No
2021/4122
Karar No
2024/6188
Temyiz eden (davalı)
... Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.021 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

İstemin_konusu

Davacı tarafından. Bursa ili, Mustafakemalpaşa ilçesi, ...

Mahallesinde bulunan ve maliki olduğu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde yer alan derenin doğal yatağının değişmesi nedeniyle taşkın suyun taşınmazın toprak bütünlüğünü bozmasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 49.056,00 TL (miktar artırımı sonucu 69.915,56 TL) maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, ...

İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 11/09/2019 tarih ve E:2014/3918, K:2019/5535 sayılı bozma kararına uyularak yeniden yapılan inceleme sonucunda davanın kabulü yolunda verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu parselin büyük bir kısmının dere yatağının değişmesi sonucunda dere içinde kaldığı ancak bu durumun kısa süreli değil de uzun yıllar neticesinde oluştuğu, sulu tarım arazisi için %4 kapitalizasyon faiz oranı üzerinden hesaplama yapılmasının isabetli olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2..... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/12/2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(X)-KARŞI OY

Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, Bursa ili, Mustafakemalpaşa İlçesi, ... Mahallesinde bulunan ve maliki olduğu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde yer alan derenin doğal yatağının değişmesi nedeniyle taşkın suyun taşınmazın toprak bütünlüğünü bozmasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararın ödenmesi amacıyla 26/03/2013 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine miktar artırımı sonucu 69.915,56 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle 24/06/2013 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, davacı tarafından 03/10/2011 tarihinde söz konusu taşınmazında yaşadığı mağduriyetinin giderilmesi amacıyla davalı idareye başvurulduğu, davalı idare tarafından ... tarih ve ... sayılı işlem ile durumunun tespiti ve zararın tazmini için ilgili mahkemeye başvurması gerektiği belirtilmek suretiyle davacının başvurusunun reddedildiği, bunun üzerine davacı tarafından 26/03/2013 tarihinde zararının tazmini için yeniden başvuru yapılarak, bu başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca idari eylem nedeniyle hakları ihlal edilmiş olanların, bu eylemi öğrendikleri tarihten itibaren en geç 1 yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerekmektedir.

Davacının 03/10/2011 tarihli başvurusuyla mağduriyetinin giderilmesini talep ettiği, bu başvurusuna davalı idarece ... tarih ve ... sayılı yazıyla cevap verildiği, bu yazıda davacıya ait taşınmazın bulunduğu bölgede idarelerince yürütülmüş bir proje bulunmadığı belirtilerek durumun tespiti ve zararın tazmini için ilgili mahkemeye başvurulması gerektiğinin belirtildiği, sözü edilen cevabi yazı dava dosyasında bulunmamakla birlikte tarih ve sayısı belirtilen yazıdan, davacının taşınmazında dere yatağının değişmesi nedeniyle bir zarar oluştuğunu öğrendiği ve bu zararın tazminini talep etmekte olduğunun anlaşıldığı,

belirtilen fiili ve hukuksal duruma rağmen davacı tarafından bu başvuru üzerine verilen cevabi yazı üzerine dava açma süresi içerisinde dava açılmayarak 26/03/2013 tarihinde idareye yeniden başvuruda bulunulduğu, yapılan bu başvurunun ise 2577 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen maddesi uyarınca dava açma süresini canlandırmayacağı anlaşıldığından, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esasının incelenmesi suretiyle verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Bununla birlikte, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Davaların karara bağlanması" başlıklı 22 nci maddesinin 2 nci fıkrasında yer verilen; "15 inci maddede sayılan sebeplerden biri ile veya yargılama usullerine ilişkin meselelerde azınlıkta kalanlar işin esası hakkında da oylarını kullanırlar." hükmü uyarınca, davanın esası hakkında da hukuki değerlendirme yapılması gerekmektedir.

Davacı tarafından davalı idareye yapılan 26.03.2013 tarihli başvuruda, Mustafakemalpaşa Deresi'nin bakım ve onarımının yapılmaması nedeniyle taşınmazının büyük bir kısmının dere tarafından götürüldüğünden ve geriye kalan kısmı ise yar şeklini aldığından zirai faaliyet yapılmasının mümkün olmadığı belirtilerek, davalı idarenin hizmet kusuru sebebiyle uğradığı zararın giderilmesinin istenildiği anlaşılmaktadır.

Tazmini istenilen zararla ilgili olarak davalı idareye yapılan başvuru dilekçesindeki hukuki nitelendirme yukarıda belirtilen şekilde olmakla birlikte dava dilekçesinin "Dava konusu" başlıklı bölümünde "taşınmazın toplam değerinin" tazminine karar verilmesinin istenildiği görülmektedir.

Bu haliyle davalı idareye yapılan ön başvuru dilekçesindeki tazmin sebebiyle dava dilekçesindeki tazmin sebepleri birbiriyle uyumlu olmamasına ve bu hususun İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3 üncü maddesi uyarınca dilekçenin reddini gerektiren bir durum olmasına rağmen idare mahkemesince davacının tazmini istediği hususun yani davanın konusunun taşınmazın değerine ilişkin olduğu yaklaşımıyla yargılama yapıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan; zararın tespiti amacıyla ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yaptırılan bilirkişi incelemesi üzerine hazırlanan bilirkişi raporunda da arazinin toplam değerinin belirlenmesine yönelik bir inceleme yapıldığı görülmektedir.

Temyize konu ilk derece mahkemesi kararında, davalı idarece ödenmesine hükmedilen zarar, taşınmazın toplam değeri olarak hesaplanan miktardır. Söz konusu kararda hüküm altına alınan tazminat tutarının, taşınmazın tapuda davalı idare adına tescil edilmesi durumunda kamulaştırma bedeli yerine geçecek miktar olarak kabul edilmesi ve buna göre işlem yapılması gerektiği belirtilmiş ise da ortada ne bir kamulaştırma işlemi ve buna yönelik bir hazırlık ne de davacı tarafından bu yönde beyan edilmiş bir irade bulunmamaktadır.

Tüm bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, taşınmazın mülkiyetinin temyize konu kararın verildiği tarihte davacıya ait olduğu; davacının, taşınmazının kamulaştırılması şeklinde bir talebinin bulunmadığı; bu aşamada ancak taşınmazda zirai faaliyet gerçekleştirilememesi nedeniyle oluşacak zararların tazmininin istenilebileceği; nitekim ön başvuru dilekçesindeki talebin de bu doğrultuda olduğu;

mahkemece belirtilen çerçevede bir inceleme yapılarak oluştuğu saptanan zararların tazminine karar verilebileceği açık olmasına karşın, taşınmazın toplam değerinin belirlenmesi suretiyle, temyize konu kararın verildiği tarihte davacının mülkiyetinde bulunan taşınmazın bedelinin belirlenmesi ve bu tutarın davalı idarece tazminine hükmedilmesine ilişkin kararda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

Açıklanan nedenle davalı idarenin temyiz talebinin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.

Danıştay 10. Daire, E. 2021/4122, K. 2024/6188, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin_konusu
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. Hukuki Değerlendirme
  7. (X)-karşı Oy
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/4122
Karar No
2024/6188
Tarih
11 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2021/4136 K.2024/5412
  • Danıştay 8. Daire E.2021/4167 K.2024/6872
  • Danıştay 6. Daire E.2021/4195 K.2024/7336
  • Danıştay 13. Daire E.2021/4200 K.2024/5266
  • Danıştay 13. Daire E.2021/4219 K.2024/5414
  • Danıştay 10. Daire E.2021/4222 K.2024/5759

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.