İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2021/4272 K.2025/2771

Davacı tarafından, adına yetkilendirilmiş gümrük müşaviri yetki belgesi düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı Ticaret Bakanlığı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 07/10/2009 tarih ve 27369 (mükerrer) sayılı…

Esas2021/4272Karar2025/2771Tarih28 Mayıs 2025Okuma17 dk · 3.316 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4272 E., 2025/2771 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
28 Mayıs 2025
Esas No
2021/4272
Karar No
2025/2771
Davacı
...
Vekili
Av. ...
Davalı
... Bakanlığı / ANKARA
Vekili
Av. ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.316 kelime·17 dk okuma·8 bölüm

Davanın_konusu

Davacı tarafından, adına yetkilendirilmiş gümrük müşaviri yetki belgesi düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı Ticaret Bakanlığı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 07/10/2009 tarih ve 27369 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği'nin 576. maddesinin, 11/08/2020 tarih ve 31210 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesiyle değişik 2. fıkrasının 3. cümlesinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu düzenleme ile hakkında kesinleşmiş bir hüküm bulunmayan kişiler bakımından Anayasa'nın 36. ve 38. maddelerinde güvence altına alınan masumiyet karinesinin ihlal edildiği, yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin niteliklerinin belirlendiği Yönetmeliğin 576. maddesinin 1. fıkrasında, sayılan suçlar açısından kesinleşmiş hüküm aranırken dava konusu düzenleme ile henüz soruşturma veya kovuşturma aşamasında olan veya beraat edip kesinleşmemiş hüküm bulunan kişilerin hak mahrumiyetine sebep olunduğu,

gümrük müşavirleri hakkında açılan soruşturma ve kovuşturmaların çok uzun sürmesi nedeniyle mağduriyetlere sebebiyet verildiği, yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği belgesinin Gümrük Yönetmeliği’nin 578. maddesinin 2. fıkrası gereğince iptal edilmesine ve kullanıcı koduna bloke konulmasına ilişkin işleme karşı açılan davanın temyiz incelemesinde, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince maddi hata içeren bozma kararı verildiği, anılan dosyada bulunan bilirkişi raporlarının suçsuzluğunu ortaya koyduğu, beş yıldır mesleğini icra edemediği,

kendisi gibi yeni yetki belgesi başvurusu yapanlarda soruşturma ve kovuşturma şartı aranırken, halen yetkilendirilmiş gümrük müşaviri olarak görev yapanlarda bu şartının aranmamasının eşitliğe aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; düzenleyici işlem yönünden, Gümrük Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca verilen yetkiye istinaden, Kanunun uygulanmasına ilişkin Gümrük Yönetmeliği'nin 574 ila 578. maddeleri ile yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği düzenlemesinin yapıldığı, gümrük işlemlerinin, bilgi, tecrübe ve güven esasına dayanılarak yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerine devredildiği, yetkilendirilmiş gümrük müşavirleri tarafından gümrük işlemlerinde pek çok usulsüzlük yapıldığı, 2015 yılında yapılan Yönetmelik değişikliği ile yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği uygulamasının tamamen kaldırıldığı,

bu değişikliğe karşı açılan davalarda, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince verilen yürütmenin durdurulması yolundaki karara karşı itiraz yoluna başvurulması üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından itirazın kabulüyle yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği, ancak buna rağmen idarece yapılan çalışmalar neticesinde yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği uygulamasına tekrar geçildiği, gümrük işlemlerinin son derece nitelikli işlemler olduğu,

bu nedenle bu kadar fazla yetki ve sorumlulukla donatılmış bulunan, özen ve güven gerektiren bir meslek olarak yetkilendirilmiş gümrük müşavirliğine kabul şartlarının hiçbir şüpheye mahal vermeyecek şekilde yerine getirilmiş olması gerektiği, FETÖ/PDY ile ilgili hakkında soruşturma bulunan kişilerin yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği başvurusunda bulunduğunun görüldüğü; uygulama işlemi yönünden, davacıya ait yetkilendirilmiş gümrük müşaviri yetki belgesinin iptali üzerine açılan davanın reddine karar verildiği,

dava konusu Yönetmeliğin 576. maddesinin 2. fıkrası yürürlükte bulunmasa dahi Yönetmeliğin 578. maddesinin 2. fıkrası uyarınca görevini kusurlu olarak yerine getirdiği mahkeme kararıyla sabit olan davacı adına tekrar yetki belgesi düzenlenmesinin mümkün olmadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Düzenleyici işlem yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, uygulama işlemi yönünden dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...

DÜŞÜNCESİ

Dava; Davacı tarafından, adına yetkilendirilmiş gümrük müşaviri yetki belgesi düzenlenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı işlem ile dayanağı olan 11/08/2020 tarih ve 31210 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesiyle değiştirilen esas Yönetmeliğin 576. maddesinin 2. fıkrasının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 10. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, "Müsteşarlık, gümrük mevzuatının doğru olarak uygulanması için gerekli gördüğü bütün önlemleri alır. Bu çerçevede, eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin gerekli gördüğü bir kısım tespit işlemlerinin, belirleyeceği niteliklere sahip gümrük müşavirleri eliyle yürütülmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemeye yetkilidir." hükmü yer almaktadır.

Anılan Kanun hükmüne dayanılarak yürürlüğe konulan Gümrük Yönetmeliği'nin 574-578 inci maddelerinde yetkilendirilmiş gümrük müşavirliğine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, Yönetmeliğin "Yetkilendirilmiş gümrük müşaviri" başlıklı 574. maddesinin birinci fıkrasında, "Yetkilendirilmiş gümrük müşaviri, Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine istinaden ekonomik etkili gümrük rejimleri, nihai kullanım,

basitleştirilmiş usul uygulamaları ve diğer gümrük işlemlerinin doğru olarak uygulanmasını sağlamak için Bakanlıkça belirlenen tespit işlemlerini yapmak üzere yetkilendirilen ve 576 ncı maddede belirtilen şartları taşıyan gümrük müşaviridir." hükmü getirilmiş.

576. maddesinin yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin sahip olması gereken niteliklerin sayıldığı birinci fıkrasının (e) bendinde, "e) (Değişik:RG-11/8/2020-31210) Ertelenmiş, hükmün açıklanması geriye bırakılmış, para cezasına veya tedbire çevrilmiş ya da affa uğramış olsalar bile kaçakçılık, zimmet, ihtilas, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas, yalan yere şahadet, suç tasnii, iftira gibi yüz kızartıcı suçlar ile resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama,

vergi kaçakçılığı veya vergi kaçakçılığına teşebbüs suçları, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamı suçlar ile örgütlü suçlardan ceza almamış olmak" kuralına yer verilmiş, 11/08/2020 tarih ve 31210 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesiyle değiştirilen esas Yönetmeliğin 576. maddesinin 2. fıkrasında da; " Birinci fıkrada sayılan niteliklere sahip olan gümrük müşaviri gerekli evraklarla Bakanlığa müracaat eder.

Bakanlıkça yapılan değerlendirme sonucunda bu kişiler yetkilendirilebilir. Yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği yetki belgesi başvuruları; birinci fıkranın (e) bendinde sayılan fiillere ilişkin gümrük idaresi veya adli makamlarca yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma olması hallerinde; söz konusu soruşturma veya kovuşturma sonuçlanıncaya kadar değerlendirmeye alınmaz." düzenlemesine yer verilmiştir.

Yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği müessesesinin düzenlenmesinde, bürokratik işlemlerin azaltılması, gümrük işlemlerinin daha hızlı sürede sonlandırılması ve böylelikle vatandaşa daha kaliteli ve etkili kamu hizmeti sunulması ile birlikte teknik bilgi ve uzmanlık gerektiren gümrük mevzuatının doğru olarak uygulanmasının hedeflendiği görülmüştür.

Yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin görev tanımı ve özellikleri ile üstlenmiş oldukları görev ve yükümlülükleri dikkate alındığında, bu göreve atanacaklarda aranacak hizmetin gerektirdiği nitelikleri belirleme konusunda takdir yetkisine sahip olan idarece, mevzuatta gümrük müşavirliği için aranan şartları taşımaları yanında, gümrük müşavirlerine göre daha fazla yetkiyle donatılmış olan yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerine yetki belgesi verillirken, mevzuatın gerektirdiği tedbirleri alarak, özel koşullar getirilmesi de hizmetin gereğidir.

Bu itibarla; Yönetmeliğin 576. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde sayılan fiillere ilişkin gümrük idaresi veya adli makamlarca yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma olması hallerinde; söz konusu soruşturma veya kovuşturma sonuçlanıncaya kadar yetki belgesi başvurularının değerlendirmeye alınmayacağı yolunda yapılan düzenlemede kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamakta olup dava konusu işlemde de hukuka aykırılık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 28/05/2025 tarihinde, heyet üyelerinin ve Danıştay Savcısının hazır bulunmasına karşılık, davacı ve davalı tarafı temsilen gelen olmadığı, davacı vekilinin mazeret dilekçesi sunduğu görülmekle duruşma açılmadı.

Üye Kemal Kuku'nun; dava dilekçesinde Gümrük Yönetmeliğinin 576. maddesinin 2. fıkrasının iptali istenildiğinden taleple bağlılık ilkesince fıkranın tamamı yönünden hukuki değerlendirme yapılması gerekirken, Daire tarafından uyuşmazlığın, anılan fıkranın tamamı yönünden hukuka aykırılık iddiasında bulunulmadığı ve iptali istenen uygulama işlemi de 576. maddenin 2. fıkrasının üçüncü cümlesi uyarınca tesis edildiğinden,

iptal istemine konu madde yönünden hukuka uygunluk denetiminin 576. maddenin 2. fıkrasının üçüncü cümlesi ile sınırlı olarak incelenmesinde hukuken isabet olmadığı ve eksik inceleme yapıldığı yönündeki usûle yönelik azlık oyuna karşılık, dava dilekçesindeki davacı iddiaları dikkate alındığında, Gümrük Yönetmeliğinin 576. maddesinin 2. fıkrasının üçüncü cümlesine hasren inceleme yapılması uygun görülerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ

Davacı hakkında, yetkilendirilmiş gümrük müşaviri olarak görev yaptığı dönemde, sorumlu olduğu antrepoda kaçakçılık eyleminin oluşmasında kusur ve ihmalinin bulunduğu kanaati ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Gümrük Yönetmeliği’nin 578. maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak yetki belgesinin iptal edilmesine ve kullanıcı koduna bloke konulmasına karar verilmiştir.

Anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada, mahkemece verilen iptal kararının Danıştay Onbeşinci (Kapatılan) Dairesinin 21/09/2017 tarih ve E:2016/4016, K:2017/4749 sayılı kararı ile bozulması üzerine yargı kararının uygulanması amacıyla yetki belgesi yeniden iptal edilmiştir. Bozma kararına uyan mahkemece davanın reddi yolunda verilen karar kanun yolu aşamalarından geçerek kesinleşmiştir.

Davacı tarafından, 2014 yılında Gümrük Yönetmeliğinin 578. maddesinin 2. fıkrası uyarınca iptal edilen yetki belgesinin adına yeniden düzenlenmesi için geçmesi gereken beş yıllık sürenin hangi tarihte dolacağı ile yetkilendirilmiş gümrük müşaviri olmasında engel teşkil eden bir durum olup olmadığı yönünde bilgi verilmesi amacıyla 15/03/2021 tarihinde başvuruda bulunulmuştur.

Davalı idare tarafından, ... tarih ve E-... sayılı işlemle, Gümrük Yönetmeliğinin 578. maddesinin 2. fıkrası gereğince davacının yetki belgesinin iptal edildiği, buna karşı açılan davanın reddine karar verildiği belirtilerek Yönetmeliğin 576. maddesinin 2. fıkrası ve 578. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının başvurusu reddedilmiştir.

Bunun üzerine davacı tarafından, başvurunun reddine ilişkin 21/04/2021 tarihli işlem ve dayanağını teşkil eden Gümrük Yönetmeliğin 576. maddesinin 2. fıkrasının 3. cümlesinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

Öte yandan, davacı hakkında yürütülen ceza kovuşturması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, “örgüte bilerek isteyerek yardım etme” ve “mühür bozma” suçları yönünden zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği ve bu kararın istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği, “resmi belgede sahtecilik” suçu yönünden verilen düşme kararının ise istinaf aşamasında “Gümrük Kanununda yer alan,

gümrük müşavirlerinin/gümrük müşavir yardımcılarının görevleri sırasında ve görevleri sebebiyle işledikleri suçlar nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun devlet memurlarına ait hükümleri uyarınca cezalandırılacakları düzenlemesi dikkate alındığında bahsi geçen cezanın zamanaşımına uğramadığı, davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulduğu görülmektedir.

İNCELEME VE GEREKÇE

ESAS YÖNÜNDEN

A) Dava konusu Yönetmelik maddesinin incelenmesi:

07/10/2009 tarih ve 27369 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği'nin 576. maddesinin, 11/08/2020 tarih ve 31210 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 2. fıkrasının 3. cümlesinde, "Yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği yetki belgesi başvuruları; birinci fıkranın (e) bendinde sayılan fiillere ilişkin gümrük idaresi veya adli makamlarca yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma olması hallerinde; söz konusu soruşturma veya kovuşturma sonuçlanıncaya kadar değerlendirmeye alınmaz." kuralına yer verilmiştir.

Diğer taraftan, 09/01/2024 tarih ve 32424 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 14. maddesi ile 576. maddenin 2. fıkrasının dava konusu üçüncü cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır. Bu haliyle, esasının incelenme olanağı kalmayan dava hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.

B) Davacının adına yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği yetki belgesi düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı işlemin incelenmesi:

İlgili Mevzuat:

4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle 10. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, Gümrük Müsteşarlığının, gümrük mevzuatının doğru olarak uygulanması için gerekli gördüğü bütün önlemleri alabileceği, bu çerçevede eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin gerekli gördüğü bir kısım tespit işlemlerinin, belirleyeceği niteliklere sahip gümrük müşavirleri eliyle yürütülmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.

4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun verdiği bu yetkiye dayalı olarak davalı idare (Mülga Gümrük ve Ticaret Bakanlığı) tarafından 07/10/2009 tarih ve 27369 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gümrük Yönetmeliği ile "Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği" kurumu oluşturulmuş, anılan Yönetmeliğin 07/10/2016 tarih ve 29850 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in;

30. maddesi ile yeniden düzenlenen "Yetkilendirilmiş gümrük müşaviri" başlıklı 574. maddesinde, "(1)Yetkilendirilmiş gümrük müşaviri, Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine istinaden ekonomik etkili gümrük rejimleri, nihai kullanım, basitleştirilmiş usul uygulamaları ve diğer gümrük işlemlerinin doğru olarak uygulanmasını sağlamak için Bakanlıkça belirlenen tespit işlemlerini yapmak üzere yetkilendirilen ve 576 ncı maddede belirtilen şartları taşıyan gümrük müşaviridir.

(2) Birinci fıkrada geçen tespit işlemlerine ilişkin usul ve esaslar ile yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin çalışma usul ve esasları Bakanlıkça yayımlanan tebliğ ve genelgelerle belirlenir.";

32. maddesi ile yeniden düzenlenen "Yetkilendirilmiş gümrük müşavirinin sahip olması gereken nitelikler ve yetki belgesi" başlıklı 576. maddesinin, dava tarihinde yürürlükte olan halinde, "(1) Yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin aşağıda belirtilen niteliklere sahip olmaları gerekir:

(…)

e) Ertelenmiş, hükmün açıklanması geriye bırakılmış, para cezasına veya tedbire çevrilmiş ya da affa uğramış olsalar bile kaçakçılık, zimmet, ihtilas, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas, yalan yere şahadet, suç tasnii, iftira gibi yüz kızartıcı suçlar ile resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, vergi kaçakçılığı veya vergi kaçakçılığına teşebbüs suçları, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamı suçlar ile örgütlü suçlardan ceza almamış olmak, (…)

(2) Birinci fıkrada sayılan niteliklere sahip olan gümrük müşaviri gerekli evraklarla Bakanlığa müracaat eder. Bakanlıkça yapılan değerlendirme sonucunda bu kişiler yetkilendirilebilir. Yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği yetki belgesi başvuruları; birinci fıkranın (e) bendinde sayılan fiillere ilişkin gümrük idaresi veya adli makamlarca yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma olması hallerinde; söz konusu soruşturma veya kovuşturma sonuçlanıncaya kadar değerlendirmeye alınmaz.( ...)";

34. maddesi ile yeniden düzenlenen "Yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerine uygulanacak cezalar ve yetki belgesinin geri alınması" başlıklı 578. maddesinin 2. fıkrasında, "Yetkilendirilmiş gümrük müşaviri olabilme şartlarından birinin kaybedilmesi, tespit işlemleri ile ilgili olarak Bakanlıkça belirlenen asgari ücret tarifesinin altında hizmet verilmesi, mesleği icabı elde ettiği bilgi ve belgelerin yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği dışındaki amaçlar için kullanılması, tespit sözleşmesi kapsamında bizzat yapacağı işleri başkasına yaptırdığının tespit edilmesi,

görevin bağımsızlık, tarafsızlık ve dürüstlükle yapılmaması veya kusurlu olarak yapılması ya da Kanunda yer alan mesleğin genel prensiplerine aykırı harekette bulunulması veya dolaylı temsil suretiyle faaliyet gösteren gümrük müşavirleriyle ya da tespit işlemini yaptıran yükümlü ile doğrudan veya dolaylı iş ilişkisi içinde olduğunun tespit edilmesi durumlarında yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin yetki belgeleri geri alınır.

Bu şekilde yetki belgesi geri alınan gümrük müşavirlerine tekrar yetki belgesi verilmez." düzenlemelerine yer verilmiştir.

Öte yandan, 09/01/2024 tarih ve 32424 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 14. maddesi ile 576. maddenin 2. fıkrasının dava konusu 3. cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Ayrıca, 15/01/2025 tarih ve 32783 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 17. maddesi ile ana Yönetmeliğin 578. maddesinde yapılan değişiklik ile yetki belgesi geri alınanlara yetki belgelerinin mevzuata aykırılığın niteliğine ve önemine bağlı olarak 1, 2 ve 5 yıl süreyle iade edilmeyeceği düzenlenmiştir.

Hukuki Değerlendirme:

4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, gümrük idaresinin, gümrük mevzuatının doğru olarak uygulanması için gerekli gördüğü bütün önlemleri alabileceği, bu çerçevede eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin gerekli gördüğü bir kısım tespit işlemlerinin, belirleyeceği niteliklere sahip gümrük müşavirleri eliyle yürütülmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.

4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun verdiği bu yetkiye dayalı olarak davalı idare tarafından 07/10/2009 tarih ve 27369 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gümrük Yönetmeliği ile "Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği" kurumu oluşturulmuş, 30/06/2015 tarihli Yönetmelik değişikliğiyle yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği uygulaması kaldırılmış, akabinde 07/10/2016 tarihli Yönetmelik değişikliği ile birlikte de yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği ile ilgili 574, 575, 576, 577 ve 578. maddeler yeniden düzenlenerek yürürlüğe konulmuştur.

Yönetmeliğin 574. maddesinde yetkilendirilmiş gümrük müşaviri, 4458 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine istinaden ekonomik etkili gümrük rejimleri, nihai kullanım, basitleştirilmiş usul uygulamaları ve diğer gümrük işlemlerinin doğru olarak uygulanmasını sağlamak için davalı Bakanlıkça belirlenen tespit işlemlerini yapmak üzere yetkilendirilen ve 576. maddede belirtilen şartları taşıyan gümrük müşaviri olarak tanımlanmış;

bu fıkrada geçen tespit işlemlerine ilişkin usul ve esaslar ile yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin çalışma usul ve esaslarının davalı Bakanlıkça yayımlanan tebliğ ve genelgelerle belirleneceği kurala bağlanmıştır. Böylelikle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi ile bir kısım tespit işlemlerinin yetkilendirilmiş gümrük müşavirleri eliyle yürütülmesine imkân sağlanmıştır.

Gümrük Yönetmeliği'nin 576. ve 578. maddelerinin işlem tarihinde yürürlükte olan hallerinde, yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği yetki belgesi başvurularının, başvuru sahibi hakkında ilgili maddede tahdidi olarak sayılan suçlar nedeniyle gümrük idaresi veya adli makamlarca yürütülen soruşturma veya kovuşturma olması halinde, soruşturma veya kovuşturma sonuçlanıncaya kadar değerlendirilmeyeceği, yetki belgesi geri alınanlara tekrar yetki belgesi verilmeyeceği düzenlenmiştir.

Uyuşmazlıkta, davacının yetkilendirilmiş gümrük müşaviri olarak görev yaptığı dönemde sorumlu olduğu antrepoda kaçakçılık eyleminin oluşmasında kusur ve ihmalinin bulunduğundan bahisle gümrük müşavirliği yetki belgesinin iptal edildiği, yetki belgesinin yeniden düzenlenmesi için yapılan dava konusu başvuru üzerine Yönetmelikte yapılan değişiklik ile yetki belgesinin iadesi için öngörülen beş yıllık sürenin kalktığı, yeni düzenleme ile yetki belgesi iptal edilenlere yeniden yetki belgesi verilemeyeceğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.

Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'ın yerleşik kararları uyarınca, idari yaptırımlarda, yaptırım kararının dayanağı kuralın yürürlükten kaldırılması veya lehe düzenleme yapılması durumunda, ortaya çıkan bu yeni hukuki durumun dikkate alınması için idareye başvurulması mümkündür. Muhatabın lehine olan, ancak sonraki mevzuat değişikliğine uygun olmayan idari yaptırım, her ne kadar tesis edildiği tarihteki mevzuata uygun ise de, idari yaptırımlarda idare hukukundaki idari işlemlere ilişkin ilke ve kurallar yanında temel ceza hukuku güvenceleri de uygulama alanı bulduğundan, ayrıca aynı fiili aynı şartlar altında işleyen iki kişiden birinin diğerine göre daha ağır bir yaptırıma tabi tutulması hakkaniyetle bağdaşmayacağından, lehe düzenlemenin yargı yerlerince de dikkate alınması gerekmektedir.

Davacı hakkında tesis edilen bireysel işlemin dayanağını 07/10/2009 tarih ve 27369 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği'nin 576. maddesinin 2. fıkrasının üçüncü cümlesi ile 578. maddesinin 2. fıkrası teşkil etmekte olup; anılan Yönetmeliğin 576. maddesinin 2. fıkrasının üçüncü cümlesi, 09/01/2024 tarih ve 32424 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış.

578. maddesinin 2. fıkrası ise 15/01/2025 tarih ve 32783 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 17. maddesi ile yapılan değişiklik ile daha lehe olacak şekilde yetki belgesi geri alınanlara yetki belgelerinin mevzuata aykırılığın niteliğine ve önemine bağlı olarak 1, 2 ve 5 yıl süreyle iade edilemeyeceği şeklinde düzenlenmiştir.

Bu itibarla, dava konusu uygulama işleminin dayanağı olan Yönetmeliğin (işlemin tesisinden sonra) ilgili maddelerinden birinin yürürlükten kaldırıldığı, diğerinin ise davacı lehine olacak şekilde yeniden düzenlendiği dikkate alındığında; tesis edilen bireysel işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Öte yandan, dava konusu işlemin iptal edilmesi davacı adına doğrudan yetkilendirilmiş gümrük müşaviri yetki belgesi düzenleneceği anlamına gelmeyip, davalı idarece mevzuatta aranan şartların değerlendirilmesi suretiyle yeni bir işlem tesis edileceği açıktır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. 07/10/2009 tarih ve 27369 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği'nin 576. maddesinin, 11/08/2020 tarih ve 31210 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesiyle değişik 2. fıkrasının 3. cümlesi yönünden konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2. Davacı adına yetkilendirilmiş gümrük müşaviri yetki belgesi düzenlenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı Ticaret Bakanlığı işleminin İPTALİNE,

3. Sonuç itibarıyla dava kısmen iptal, kısmen karar verilmesine yer olmadığı kararı ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,

6. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 28/05/2025 tarihinde usulde oy çokluğuyla, esasta oy birliğiyle karar verildi.

(X) - KARŞI OY

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş; 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle, 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise, “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama giderlerinin kapsamı” başlıklı 323. maddesinde, yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, bu kapsamda maddenin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin de yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş; “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da, “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir.

Uyuşmazlıkta, Dairemizce işin esasına girilerek haklılık-haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle kısmen karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen, yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin 1. fıkrasında ise, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre takdir ve hükmedileceği düzenlenmiştir.

Bu durumda, kısmen iptal, kısmen konusu kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenen davada; kararın kısmen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı yönünden tarafların, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenip buna göre yargılama giderleri ve vekâlet ücreti hakkında hüküm kurulması gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın, yargılama giderlerinin ve bu giderler kapsamında yer alan vekalet ücretinin, kararın belirtilen kısmı yönünden de davalı idareye yükletilmesine ilişkin Daire kararına yargılama giderlerine ilişkin kısmı yönünden katılmıyorum.

Danıştay 10. Daire, E. 2021/4272, K. 2025/2771, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın_konusu
  4. Düşüncesi
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Maddi Olay Ve Hukuki Süreç
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Esas Yönünden
  10. (X) - Karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/4272
Karar No
2025/2771
Tarih
28 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 12. Daire E.2021/4272 K.2025/2594
  • Danıştay 12. Daire E.2021/4287 K.2025/2546
  • Danıştay 10. Daire E.2021/4291 K.2025/2770
  • Danıştay 12. Daire E.2021/4298 K.2025/2314
  • Danıştay 10. Daire E.2021/4367 K.2025/2716
  • Danıştay 5. Daire E.2021/4382 K.2025/6527

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.