KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/439 E., 2024/3573 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Esas No
- 2021/439
- Karar No
- 2024/3573
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- İstemin_konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Davanın_konusu
- Davacı tarafından, sahip ve mesul müdürlüğünde İzmir İli, Bayraklı İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde faaliyet gösteren ... Eczanesinin... tarih (... tarihli meşruhatlı) ve... sayılı ruhsatının muvazaa nedeniyle iptaline ve beş yıl boyunca eczane açma yasağının uygulanmasına ilişkin İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
786 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla. İzmir İl Sağlık Müdürlüğünün muvazaa raporunda belirtildiği üzere davacının eczanesine ilişkin mesleki ve eczane işletmeciliği ile ilgili sorulara cevap veremediği, eczanenin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ödemelerinin yattığı hesaptan çekilen yüksek miktardaki meblağların ne olduğuna ilişkin açıklamada bulunamadığı, eczanenin hesaplarından habersiz olduğu, ...
Ecza Deposuna davacıya ait taşınmazlar varken kalfa ...'nin babası ...'ye ait taşınmazın ipotek olarak verildiği, teminat senedinde müteselsil kefil olarak ....'nin imzasının bulunduğu, .... Eczanesinin kapanışı sırasında tüm ilaçların ...
Eczanesine transfer edilmesine rağmen bu transferden davacının haberinin olmadığı, eczanenin SGK ödemelerinin yattığı hesaptan kredi çekilmiş olmasına rağmen bu kredilerin ne için alındığından habersiz olduğu, soruşturma kapsamında alınan ifadelerinde çelişkiler bulunduğu, muvazaanın bir hukuki ilişkinin taraflarının, üçüncü kişileri aldatmak amacıyla, gerçek iradelerine uymayan ve kendi aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan bir görünüş yaratmak konusunda yaptıkları gizli anlaşma olduğu da dikkate alındığında, davaya konu işlemde muvazaa hususunun objektif bilgi ve belgelere dayandığı,
bu nedenle dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, eczanesiyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında kendisiyle ilgili sorulan sorulara verdiği cevaplarda, işi konusunda bilgi sahibi olduğunu gösterecek nitelikte cevaplar verdiği, idarece eczanenin SGK ödemelerinin yattığı hesaptan çekilen yüksek miktardaki meblağların ne olduğuna ilişkin açıklamada bulunulmadığı belirtilmiş ise de, bu meblağın özel birikim ve giderlere kadar geniş alanda harcandığının ifade edildiği, idarece muvazaa ilişkisi içerisinde bulunulduğu iddia edilen E.G.
İsimli kişi ve/veya diğer çalışanların banka hesap hareketleri veya malvarlıklarının incelenmediği, bu kişilerin ifadeye çağrılmadığı, tarafsız bir incelemeden ziyade kişisel görüş ve detaylı araştırma yapılmadan hazırlanan rapora itibar edilmesinin hatalı olduğu, 2008 yılında eczanesinin nakli talebi üzerine yapılan incelemede muvazaa olmadığı şeklinde rapor verildiği, C.
Eczanesinden transfer edilen ilaçlar hakkında bilgisi olmadığı iddia edilmiş ise de, bu ilaçların transferini kimin yaptığının da soruşturulması gerektiği, ancak bu hususta da idarece araştırma yapılmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI :Davalı idare tarafından, davacıya ait eczaneyle ilgili yapılan muvazaa inceleme sonucunda hazırlanan raporda, davacının eczanesinin karşısında dükkânı bulunan N.O. isimli kişinin eczanenin sahibinin E.G. isimli kişi olduğunu beyan ettiği, davacının denetimlerde işinin başında bulunmadığı, eczanesi hakkında başlatılan soruşturmanın hemen akabinde yüksek cirolu eczanesini devretme alternatifini bile düşünmeden eczanesini kapatmak yolunu seçtiği, eczanesine ilişkin hiçbir mesleki konudan ve eczane işletmeciliği konularından anlamadığı,
eczanenin SGK ödemelerinin yattığı hesaptan çekilen yüksek miktardaki meblağların ne olduğuna ilişkin ikna edici açıklamada bulunamadığı, S. Ecza Deposuna, davacıya ait taşınmazlar varken E.G. isimli kişinin babası O.G. isimli kişiye ait taşınmazın ipotek olarak verildiği, teminat senedinde müteselsil kefil olarak O.G.'nin imzasının bulunduğu, S. Ecza Deposunun bir eczaneden teminat ve ipotek istemesinin bile eczanenin muvazaalı olduğunu göstereceği, C.
Eczanesinin kapanışı sırasında tüm ilaçların davacıya ait eczaneye geçtiği ve bu transferden davacının haberinin olmadığı, dava konusu eczanede G. ailesi ve onların akrabası olan C. ailesi mensuplarının çalıştığı, başka bir eczacı İ.S.A.'nın dava konusu eczanenin devri konusunda eczanenin asıl sahibi olan E.G. ile pazarlığa oturduğu, ayrıca davacının eczanenin SGK ödemelerinin yattığı hesaptan kredi çekildiğinden ve bu kredilerin ne için alındığından habersiz olduğu hususlarının tespit edildiği belirtilerek dava konusu işlemde hukuka aykırılık olmadığı ve temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/439, K. 2024/3573, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama