İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2021/4592 K.2023/4261

Dava konusu istem: Davacı tarafından;... isimli kişiye ilişkin 2008/09-2013/09 dönemine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresinde Kuruma verilmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca 99.453,00-TL idari para cezası…

Esas2021/4592Karar2023/4261Tarih4 Temmuz 2023Okuma5 dk · 1.016 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4592 E., 2023/4261 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
4 Temmuz 2023
Esas No
2021/4592
Karar No
2023/4261
Kararın düzeltilmesini isteyen (davalı)
... Başkanlığı/ ...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av....
İstemin_konusu
...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 18/03/2021 tarih ve E:2019/4878 K:2021/1250 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.016 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından;... isimli kişiye ilişkin 2008/09-2013/09 dönemine ait aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresinde Kuruma verilmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca 99.453,00-TL idari para cezası uygulanmasına dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:...

K:... sayılı kararıyla; davalı idare denetmeni tarafından düzenlenen ...gün ve ...sayılı raporda, davacının, ... isimli şahsı, Borçlar Kanunu, mülga 506 sayılı Kanun, 1457 sayılı Kanun, 4857 sayılı Kanun ve yürürlükteki 5510 sayılı İş Kanunu uyarınca, işveren olarak çalıştırdığının, anılan şahsın da sigortalı çalışan olarak kabul edilmesi gerektiğinin değerlendirilmesiyle, davacı adına, ...'ya ilişkin aylık prim hizmet belgelerinin yasal süresinde verilmediğinden bahisle idari para cezası kesilmesi gerektiği belirtilmiş ise de;

davacı ile ...isimli kişi arasındaki ilişkinin iş akdine dayalı bir iş sözleşmesi niteliğinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, adı geçen şahsın fahri imamlık yaptığı caminin bütün topluma açık ibadethane olduğu, davacıya ait bir işyeri sayılamayacağı gibi davacının da bir işveren olarak kabul edilemeyeceği davacının toplum yararını düşünerek tamamen hayır amacıyla camii yaptırmış olmasının ve camide geçici olarak görev yapan din görevlilerine tamamen hayır amaçlı yardım etmesinin de davacının işveren olarak kabulüne karine teşkil etmeyeceği sonucuna varıldığı,

tüm bu hususlar değerlendirilmeden, davacının idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME

TALEP_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından; Mahkeme kararının usul ve hukuka aykırı uygulanan idari para cezasının ise yerinde olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından savunma verilmemiştir

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ

Mahkeme kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmü uyarınca karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 18/03/2021 tarih ve E:2019/4878, K:2021/1250 sayılı kararı kaldırılarak davalının temyiz istemi yeniden incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı tarafından yaptırılan camide şikayet üzerine Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından yapılan inceleme sonucu hazırlanan durum tespit raporunda davacının, ... isimli şahsı 03/06/2002 ile 30/09/2013 tarihleri arasında çalıştırdığı halde aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresinde vermediğinin tespit edildiğinden bahisle, davacıya ... tarih ve ... sayılı işlemle 99.453,00 TL idari para cezası uygulandığı, bu işleme yapılan itirazın ... tarih ve K:...sayılı komisyon kararıyla reddi üzerine bakılan davanın açıldığı görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlığını taşıyan 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması karar kendiliğinden hükümsüz kalır." hükmüne; 2. fıkrasında da, "Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Gerçek kişilerin kişiliği ve medeni haklardan yararlanma ehliyeti, Medeni Kanun'un 28. maddesi uyarınca ölüm ile son bulduğundan, ölen kişinin davada taraf olma ehliyeti ortadan kalkar ve dolayısıyla onun temsili de düşünülemez. Çünkü objektif dava ehliyeti, bir kimsenin bizzat veya iradesi ile tayin ettiği bir temsilci vasıtasıyla kendi adına bir davayı yürütmesi ve buna ilişkin usul işlemlerini yapmasıdır. Bu nedenle, terekeye dahil olmayan, ölümden sonra da hukuken mirasçılara intikal etmesi mümkün bulunmayan haklardan dolayı mirasçıların dava açma olanağı bulunmamaktadır.

Ancak taraflardan birinin dava devam ederken hayatını kaybetmesi halinde, davaya mirasçıların devam edebileceği hususuna, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 55. maddesinde yer verilmiş olup; bu kural 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinde özel biçimde düzenlenmiştir. Anılan maddede, yalnız öleni ilgilendiren davalar dışındaki davaların takip hakkının mirasçılara geçebileceği hükme bağlanmış; fakat bu davaların hangi tür davalar olduğu belirtilmemiştir.

2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin "yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmünden kastedilen; münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, dava açılmakla mameleki niteliğe dönüşen haklar da ölenin malvarlığının bir bölümünü oluşturacağından, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.

Dava dosyasının incelenmesinden;...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine davalı idarenin anılan kararı temyiz ettiği, Dairemizce ... tarih ve E:... K:... sayılı kararla Mahkeme kararının onandığı, davalı idarece yapılan karar düzeltme talebinin incelendiği aşamada davacının 15/07/2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar" başlıklı 38. maddesinin 7. fıkrasında ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesinde kurala bağlanan, "ceza sorumluluğunun şahsiliği" ilkesi, herkesin kendi fiilinden sorumlu tutulmasını, cezanın yalnız suçu işleyenlerle iştirak edenlere verilmesini, suça katkısı bulunmayanlara ceza sorumluluğu yükletilemeyeceğini, hiç kimsenin işlemediği bir suçtan dolayı sorumlu tutulamayacağını, bir başkasının işlediği suçun, suçu işlemeyenlere sirayet edemeyeceğini ifade etmektedir. Ceza Hukukunun temel ilkelerinden biri olan bu ilkenin idari para cezaları için de geçerli olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır.

Bu durumda; İdare Mahkemesince, davacının vefat etmesi ve dava konusu idari para cezasının, cezaların şahsiliği ilkesi gereği davacının mirasçısından tahsil edilemeyecek olması dikkate alındığında, uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde olduğu gözetilerek, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 2. fıkrası uyarınca dava dilekçesinin iptaline karar verilmesini teminen, temyize konu kararın bozulması gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi hükümlerinin uygulanmasını teminen temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 2.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 04/07/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2021/4592, K. 2023/4261, 4 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar Düzeltme
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/4592
Karar No
2023/4261
Tarih
4 Temmuz 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2021/4602 K.2023/4263
  • Danıştay 13. Daire E.2021/4619 K.2023/3335
  • Danıştay 5. Daire E.2021/4657 K.2023/10182
  • Danıştay 6. Daire E.2021/4687 K.2023/6523
  • Danıştay 5. Daire E.2021/4700 K.2023/10187
  • Danıştay 6. Daire E.2021/4790 K.2023/6514

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.