İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2021/4960 K.2021/5115

2- ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ...

Esas2021/4960Karar2021/5115Tarih26 Ekim 2021Okuma10 dk · 1.997 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4960 E., 2021/5115 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
26 Ekim 2021
Esas No
2021/4960
Karar No
2021/5115
Temyiz eden (davacılar)
1- ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.997 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

2- ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Komutanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararınıni taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacılardan ...'nun, Van ili, Özalp İlçe Jandarma Komutanlığında Uzm. J. III. Kad. Çvş. olarak görev yapmakta iken, 19/08/2016 tarihinde yürütülen devriye görevi sırasında, terör örgütü mensuplarınca yola döşenen mayının patlaması sonucu yaralanmasından dolayı uğranılan zararların karşılığı olarak, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak ... için 1.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, gerek olayın oluşumunda gerekse yaralıların bölgeden tahliye edilmesinde idarenin herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığı; ancak bünyesinde risk unsurunu barındıran güvenlik hizmetinin ifası sırasında meydana gelen olay sonucu uğranılan zarar ile idari hizmet arasında illiyet bağı bulunduğu,

söz konusu güvenlik hizmeti sonucu ortaya çıkan menfaatten tüm toplum faydalandığı gibi yürütülen bu kamu hizmeti sonucu oluşan dava konusu zararın da zarar gören üzerinde bırakılmayarak hakkaniyet gereği tüm topluma pay edilmesi gerekeceği, dolayısıyla ...'nun yaralanması nedeniyle davacıların uğradığı özel ve olağan dışı zararların kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davalı idarece tazmin edilerek zararın tüm topluma yayılması gerektiği, davacının maddi tazminat istemine ilişkin olarak,

emsal bir silahlı kuvvetler personelinin aldığı aylığın ilgili mevzuat hükümleri uyarınca artırılmak suretiyle vazife malûlü aylığı olarak davacıya bağlandığı, her yıl için ek ödeme (tütün ikramiyesi) yapıldığı ve ayrıca davalı idarece 2330 sayılı Kanun hükümleri uyarınca nakdi tazminat ödendiği hususları göz önünde bulundurulduğunda, davacının maddi zararının olmadığı; davacıların manevi tazminat istemlerine ilişkin olarak,

olay nedeniyle duyulan acı ve elemle orantılı olacak şekilde manevi zararların karşılanması gerektiği gerekçesiyle ...'nun 1.000,00 TL maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin 25.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, diğer davacıların manevi tazminat istemlerinin, eşi ... için 20.000,00 TL, kızı ... için 15.000,00 TL, diğer kızı ... için 15.000,00 TL olmak üzere 50.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, hükmedilen 75.000,00 TL manevi tazminatın, davalı idareye başvuru tarihi olan 27/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu .... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, zararın üçüncü kişinin davranışı sonucu gerçekleşmesi nedeniyle kusur sorumluluğunun ortadan kalktığı, kamu düzenini sağlama ödevi konusunda bir aksama olmaması itibariyle kusursuz sorumluluğunun da bulunmadığı, nakdi tazminat ödemesiyle davacıların maddi ve manevi zararlarının tamamıyla karşılandığı, maddi tazminat yönünden vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davacılar tarafından, maddi tazminat isteminin efor kaybı karşılığı olduğu, hükmedilen tazminatın manevi zararlarını karşılamadığı, faiz başlangıç tarihi olarak olay tarihinin kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI

Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Tarafların temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilerek temyize konu kararın maddi tazminatın reddi ve manevi tazminatın kısmen kabulü yönünden bozulması, manevi tazminatın kısmen reddi yönünden onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dosyanın incelenmesinden. Van ili, Özalp ilçesinde Uzm. J. III. Kad.

Çvş. olarak görev yapan davacı ...'nun, 19/08/2016 tarihinde terör olayları sebebiyle yaralandığı, olayla ilgili olarak davalı idarece yürütülen idari soruşturma kapsamında düzenlenen olay yeri inceleme raporunda, "Olay günü Van-Özalp karayolu üzerinde, Özalp ilçesine 15 kilometre mesafede bulunan Memedik Mevkinde meydana gelen patlama sonrasında askeri personeli taşıyan zırhlı aracın devrildiği ve ters döndüğü, araçta yangın çıktığı ve itfaiye ile olaya müdahale edildiği, araç içerisinde ... dahil dört personelin yaralandığı ve yaralıların hastaneye sevk edildiği tespitlerine yer verildiği,

davacılardan ...'nun yaralanması sebebiyle 16/08/2017 tarihinde vazife malulü olarak emekliye sevk edildiği, ayrıca tarafına 3713 sayılı Kanun uyarınca 6. derece vazife malullüğü aylığı bağlandığı, 5434 sayılı Kanun'un ek 79. maddesi uyarınca ek ödeme (tütün ikramiyesi) tahakkuk ettirildiği, Jandarma Genel Komutanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun 03/11/2017 tarih ve 2017/516 sayılı kararı ile toplam 24.392,68 TL nakdi tazminat ödenmesine karar verildiği, davacıların 27/09/2017 tarihli dilekçe ile davalı idareye maddi ve manevi tazminat istemiyle başvurduğu,

başvurularının zımnen reddi üzerine 29/01/2018 tarihinde bakılan davayı açtığı görülmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

A) Temyize konu kararın, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen reddi, davacılardan ... lehine hükmedilen manevi tazminata uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi ve reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin kısmına ve davacılardan ... için hükmedilen manevi tazminata uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihine yönelik olarak davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Öte yandan, İdare Mahkemesi kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinin 2. fıkrasında, hükmedilen vekalet ücretinin, reddedilen miktarı geçemeyeceği kurala bağlandığından; İdare Mahkemesi kararının, talep konusu 1.000,00 TL'lik maddi tazminat isteminin reddi nedeniyle davalı idare lehine 1,000,00 TL vekalet ücreti hükmedilmesine ilişkin kısmına yönelik istinaf isteminin reddinde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

B) Temyize konu kararın, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile ... dışındaki diğer davacılar lehine hükmedilen manevi tazminata uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi yönünden incelenmesi:

İdare Mahkemesince davacıların manevi tazminat isteminin 75.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, 275.000,00 TL'lik kısmının reddine, hükmedilen 75.000,00 TL manevi tazminatın, davalı idareye başvuru tarihi olan 27/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine karar verildiği görülmektedir.

Manevi zarar, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, duyulan acı ve ıstırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmekte; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.

Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik olmayıp, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar.

Manevi tazminatın belirtilen amaç ve niteliği esas alındığında, davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarı yüksek bulunduğundan, yukarıda aktarılan ölçütlere göre, olayın oluş şekli ve niteliği dikkate alınmak suretiyle manevi tazminat miktarının yeniden belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, davacılardan ... dışındaki diğer davacılar için dava dilekçesinde manevi tazminat yönünden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi talep edilmiş olup, taleple bağlılık ilkesi uyarınca yeniden yapılacak yargılama sonucunda verilecek kararda bu hususa da dikkate edilmesi gerektiği açıktır.

Bu durumda; manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile ... dışındaki diğer davacılar lehine hükmedilen manevi tazminata uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmı yönünden ... İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf isteminin reddi yolunda verilen temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

C) Temyize konu kararın maddi tazminat isteminin reddi yönünden incelenmesi:

Tazminat hukukunda, çağın gereklerine uygun olarak geliştirilen içtihatlarla, kişinin kalıcı sakatlığı nedeniyle uğramış olduğu beden gücü kaybına bağlı olarak gelirinde ve dolayısıyla mal varlığında bir eksilme meydana gelmemiş olsa dahi "güç (efor) kaybı tazminatı" olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Beden gücü kaybına uğrayan kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi için zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarf ettiği gerçeğinden hareket edilerek zararı, bir anlamda, bu "fazladan sarf edilen gücün" oluşturduğu esası benimsenmiştir.

Bu doğrultuda, idari faaliyetlerin neden ve etkisiyle kamu görevlilerinin veya diğer kişilerin güç (efor) kaybına dayanan maddi zararının idare hukukunun ilke ve kuralları uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.

İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde ve gücünde meydana gelen azalmayı ifade etmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; davacılardan ...'nun, Van ili, Özalp İlçe Jandarma Komutanlığında Uzm. J. III. Kad.

Çvş. olarak görev yapmakta iken, 19/08/2016 tarihinde görevinin neden ve etkisiyle yaralanması sonucu uğradığı zararların karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak suretiyle 1.000,00 TL maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesini istediği, dosyada yer alan dava ve temyiz dilekçelerinde davacının maddi tazminat isteminin beden gücü kaybına bağlı olarak fazladan sarf edilen güç (efor) kaybı karşılığı uğranılan zarara yönelik olduğunun belirtildiği,

vazife malulü olarak emekliye ayrılan ...'ya ait 02/11/2016 tarihli Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunda ise, davacının dava konusu olay nedeniyle hangi oranda güç kaybına uğradığına ilişkin bir açıklamaya yer verilmediği görülmektedir.

Bakılan davada, Uzm. J. III. Kad.

Çvş. görevinden 16/08/2017 tarihinde vazife malulü olarak emekliye ayrılan davacı ...'nun 2330 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca almış olduğu nakdi tazminat, 3713 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca bağlanan vazife malullüğü aylığı ve 5434 sayılı Kanun'un ek 79. maddesi uyarınca yapılan ödeme dikkate alındığında, gelirinde bir azalma bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, davacının dava konusu olay nedeniyle bedensel güç kaybına uğrayıp uğramadığının, uğramış ise hangi oranda güç (efor) kaybına uğradığının alınacak sağlık kurulu raporu ile tespit edilmesi,

davacının güç kaybına uğradığının ya da kalıcı bir sakatlığının saptanması halinde, günlük yaşamını daha fazla güç (efor) sarf ederek sürdüreceği, TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel yaşam süresinin sonuna kadar geçecek süreçteki bu fazladan sarf edilen efordan kaynaklanan maddi zararının (güç-efor kaybı tazminatı), Mahkemece, bilirkişi incelemesi suretiyle tespit edilecek güç kaybı oranının net asgari ücrete uygulanması suretiyle hesaplanması gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Söz konusu hesaplamada, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarı her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle belirlenmelidir. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, davacılar tarafından İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,

2. Davanın maddi tazminat istemi yönünden reddine, manevi tazminat istemleri yönünden kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; maddi tazminat isteminin reddi, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacılardan ... dışında kalan diğer davacılar lehine hükmedilen manevi tazminata uygulanacak faizin başlangıç tarihi yönünden BOZULMASINA, manevi tazminat istemlerinin kısmen reddi, davacılardan ... lehine hükmedilen manevi tazminata uygulanacak faizin başlangıç tarihi ve reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hükmedilen vekalet ücreti yönünden ONANMASINA,

3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/10/2021 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2021/4960, K. 2021/5115, 26 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yargılama Süreci
  4. Tarafların Savunmaları
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/4960
Karar No
2021/5115
Tarih
26 Ekim 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2021/4971 K.2021/5565
  • Danıştay 12. Daire E.2021/4971 K.2021/5356
  • Danıştay 12. Daire E.2021/4974 K.2021/4650
  • Danıştay 8. Daire E.2021/4976 K.2021/4160
  • Danıştay 12. Daire E.2021/4987 K.2021/5288
  • Danıştay 10. Daire E.2021/4989 K.2021/5116

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.