KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/652 E., 2025/3332 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Esas No
- 2021/652
- Karar No
- 2025/3332
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- İstemin_konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.654 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Ankara ili, Altındağ ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde faaliyet gösteren ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olan davacı tarafından, Ankara İl Sağlık Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı kararı uyarınca düzenlenen ... Eczanesine ait ... tarih ve...sayılı eczane ruhsatnamesinin iptal edilerek eczanenin kapatılması ve 5 (beş) yıl süreyle eczane açmaktan men edilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; muvazaalı olarak eczane işlettiği 17/05/2017 tarihli tutanakla sabit olan ve bu sebeple hakkında verilen meslekten men cezasına karşı açtığı davanın da reddine karar verilen davacı hakkında tesis edilen ...tarih ve... sayılı sertifikalı eczane ruhsatnamesinin iptal edilerek eczanenin kapatılması ve 5 (beş) yıl süreyle eczane açma yasağı uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işleme esas teşkil eden tespitlerin subjektif ve hukuki dayanağı olmayan soyut iddialardan ibaret olduğu, davacının olay tarihinde 70 yaşında olması ve kemoterapi tedavisi görmesi sebebiyle bazı bilgileri hatırlayamamasının normal olduğu, Yüksek Haysiyet Divanı tarafından verilen 180 gün faaliyetten men cezasına karşı açılan davanın kesinleşmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacının sahibi ve mesul müdürü olduğu ... Eczanesinin muvazaalı işletildiğine ilişkin yapılan şikayet başvurusu üzerine başlatılan muvazaa incelemesi neticesinde, Ankara Eczacı Odası tarafından faaliyette olan eczanenin muvazaalı olarak işletildiği kanaatine varılmış ve gerekli işlemler için Altındağ İlçe Sağlık Müdürlüğüne bildirimde bulunulmuştur. Altındağ İlçe Sağlık Müdürlüğünce yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ise eczanenin muvazaalı olarak işletilmediğine karar verilmiştir.
Mutabakata varılamaması sebebiyle Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesine istinaden toplanan Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Muvazaa Değerlendirme Komisyonu tarafından alınan 13/12/2019 tarihli kararda, ... Eczanesinin muvazaalı olarak işletildiğine karar verilmiştir.
Bunun üzerine, ... Eczanesine ait...tarih ve ... sayılı eczane ruhsatnamesinin iptal edilerek eczanenin kapatılması ve davacının 5 (beş) yıl süreyle eczane açmaktan men edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti hudutları içinde eczacılık yapabilmek için Türkiye eczacı mektep veya fakültelerinden diplomalı olmak gerektiği; 5. maddesinde, serbest eczanelerin, eczacılık yapma hakkını haiz bir eczacının sahip ve mesul müdürlüğünde yönetmelikte belirlenen belgelerle il sağlık müdürlüğünce düzenlenmiş ve valilikçe onaylanmış bir ruhsatname ile açılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un 6. maddesinde, muvazaalı olarak eczane açıldığının tespiti halinde ruhsatnamenin iptal edileceği ve eczacının beş yıl süreyle eczane açamayacağı, muvazaanın eczacılar arasında yapılmış olması halinde eczane açma yasağının hepsi hakkında uygulanacağı hükmü yer almıştır.
6197 sayılı Kanun'a istinaden çıkarılan, 12/04/2014 tarih ve 28970 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliğin - dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle - "Muvazaa değerlendirmesi" başlıklı 11. maddesinde, "Eczacının başvurusunun il sağlık müdürlüğünce ilgili eczacı odasına tebliğinden itibaren on beş iş günü içerisinde bölge eczacı odası yetkililerince hazırlanan muvazaa değerlendirme raporu, somut bilgi ve belgelerle birlikte il sağlık müdürlüğüne verilir.
İl sağlık müdürlüğü yetkililerince muvazaa konusunda oda raporunun verildiği veya belirtilen sürenin dolduğu tarihten itibaren (Değişik ibare:RG-28/3/2016-29667) onbeş iş günü içerisinde karar verilir.
Bölge eczacı odasının verdiği rapor ile il sağlık müdürlüğünün görüşlerinin birbiri ile örtüşmediği durumlarda muvazaa konusu, il sağlık müdürünün başkanlığında, il sağlık müdürlüğü ve eczacı odası tarafından görevlendirilen yetkililerden oluşan Muvazaa Değerlendirme Komisyonu tarafından değerlendirilir. Bu Komisyonda muvazaa konusunda mutabakata varılamaması durumunda, dosya belgeleriyle birlikte ivedilikle Kuruma gönderilir.
Türk Eczacıları Birliğinin uygun göreceği temsilcilerin de yer alacağı bir komisyon tarafından değerlendirme yapılır. Kurumca verilecek nihai karar il sağlık müdürlüğüne bildirilir. Komisyonların teşekkülü ile çalışma usûl ve esasları Kurum tarafından belirlenir.
(Ek:RG-23/8/2014-29097) Faaliyette olan eczanelerle ilgili muvazaa şüphesi bulunması halinde de muvazaa değerlendirmesi Yönetmelik hükümleri ve Kurumca belirlenecek usûl ve esaslar doğrultusunda yapılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin "Eczanenin kapatılması" başlıklı 48. maddesinde de, "Eczacı kendi isteği ile eczanesini kapatmak istediğinde dilekçe ve ruhsatnamesi ile il sağlık müdürlüğüne başvuruda bulunur. İl sağlık müdürlüğü tarafından, ilaçlara yapılan işlemler ve eczanede ilaç bulunmadığı tespit edildikten ve eczane levhaları indirtilerek eczane vasfını yitirdiği tutanak altına alındıktan sonra ruhsatname iptal edilir.
Eczanenin muvazaalı işletildiğinin tespiti veya eczane vasfını yitirmesi ya da şartları taşımadığının anlaşılması hâlinde, il sağlık müdürlüğü tarafından eczanenin ruhsatnamesi birinci fıkrada belirtilen şekilde iptal edilir. Eczacı tarafından, ruhsatnamenin iade edilmemesi veya eczacıya ulaşılamaması hâlinde ruhsatname dip koçandan iptal edilir.
Muvazaalı olarak eczane açıldığının tespiti hâlinde, eczacı beş yıl süreyle eczane açamaz. Muvazaanın eczacılar arasında yapılmış olması hâlinde, eczane açma yasağı hepsi hakkında uygulanır. Bu eczacılar beş yıl süre ile eczane açmak için başvuruda bulunamaz.
Eczanenin, il sağlık müdürlüğü tarafından muvazaa hariç herhangi bir nedenle kapatılmasına karar verilmesi hâlinde, Kanunda başka bir süre öngörülmeyen hâllerde tasfiye işlemleri yapılabilmesi için eczacıya altmış güne kadar süre tanınır. Muvazaa sebebiyle kapatma hâlinde ise kapatma işlemi derhal uygulanır." kuralları yer almıştır.
Öte yandan, 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde de, "Kanun haricinde menfaat temin etmek maksadı ile gerek aza gerek meslek mensupları ile başka şahıslar arasında gizli anlaşmalar yapılmasına ve muvazaa yolu ile müesseseler kurulmasına mani olmak" Eczacı Odaları İdare Heyetlerinin görevleri arasında sayılmış; Türk Eczacıları Deontoloji Tüzüğü'nün 11. maddesinde, "eczacının, muvazaa yoluyla tıp mensubu olan veya olmayan kişilerle açık veya gizli anlaşma yaparak eczane veya ecza dolabı açamayacağı" kuralı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda yer verilen eczacılık mesleği ile ilgili temel mevzuat hükümlerinde, eczanelerin (bazı kanunî istisnalar haricinde) mutlaka eczacılar tarafından açılması ve işletilmesi gerektiği, muvazaalı olarak eczane açılmasının ve işletilmesinin hukuken yasak olduğu açık bir şekilde düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelemesinden; davacının sahibi ve mesul müdürü olduğu Ankara ili, Altındağ ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde faaliyet gösteren ...
Eczanesi hakkında eczanenin elemanlarının kotalı reçeteleri hastanelerden toplayarak karşıladıkları, eczacının hastalığı nedeniyle eczaneye gelemediği, iki günde bir yakını olduğu söylenen “...” isimli şahsın eczaneye gelerek hesap aldığının eczane çalışanları tarafından ifade edildiği, dükkan komşularının ise ... adlı kişinin eczanenin gerçek sahibi olduğu ve eczacının sadece diplomasının asılı olduğunu ifade ettiklerini belirten 09/05/2017 tarihli dilekçe ile gereğinin yapılması talebiyle şikayette bulunulduğu,
anılan şikayet üzerine Eczacı Odası tarafından yapılan denetime istinaden tutulan 17/05/2017 tarihli görüşme tutanağında, davacının her gün ilaç satışında kullanılan ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tahsis edilen MEDULA sicil numarasını bilmediği, faturaları kendisinin sonlandırdığını söylemesine rağmen (C) grubu reçeteler için kullanılan Farmainbox Sistemini bilmediği, her eczaneye tahsis edilen ilaç kayıt ve satışında kullanılan GLN numarasını bilmediği, eczaneye ait faturaları kendisinin kestiğini söylemesine rağmen (A) ve (B) grubu reçeteleri ayırt edemediği, SGK iskonto oranını bilmediği,
sıralı dağıtım reçetelerini karşıladığı halde mor ve turuncu reçeteleri hiç görmediğini ve bu reçetelerden eczaneye hiç gelmediğini söylediği, eczanenin sahibi olduğunu söylemesine rağmen eczanesine ait ne kadar vergi verdiğini ve hangi vergileri ödediğini bilmediği, kan ürünü reçetesini 2016 yılında bir defa, 2017 yılında ise hiç karşılamadığını söylemesine rağmen daha fazla karşılandığının görüldüğü, eczanenin tüm işlemlerinin ... isimli şahıs tarafından yönetildiği şeklinde tespitlere yer verildiği görülmektedir.
Ankara Eczacı Odasınca sözkonusu tutanağa istinaden muvazaa şüphesi bulunduğu belirtilerek gerekli işlemlerin yapılması için Altındağ İlçe Sağlık Müdürlüğüne bildirimde bulunulduğu, Altındağ İlçe Sağlık Müdürlüğünce söz konusu bildirim üzerine dava konusu işleme esas 13/12/2019 tarihli İl Sağlık Müdürlüğü Muvazaa Değerlendirme Komisyonu tarafından alınan muvazaa kararına dayanak tespitlerin "eczacının SGK tarafından tahsis edilen medula sicil numarasını bilmemesi, ilaç kaydı ve ilaç satışında kullanılan GLN numarasının ne olduğunu bilmemesi,
eczaneye ait faturaları kendisinin kestiğini söylemesine rağmen A ve B grubu reçeteleri ayırt edememesi ve yanlış cevap vermesi, SGK iskonto oranını % 8 gibi hiç olmayan çok yüksek bir oran söylemesi, eczanenin sahibi olduğunu iddia etmesine rağmen eczanesine ait ne kadar vergi verdiğini ve hangi vergileri ödediğini bilememesi, sıralı dağıtım reçetelerini karşıladığı halde mor ve turuncu reçeteleri hiç görmediğini ve bu reçetelerden eczaneye hiç gelmediğini söylemesi, eczanenin bütün işlerinin Halit isimli şahıs tarafından yürütülmesi, eczaneden alının ajanda fotokopilerinde patron notu ile bir çok ücret notunun yer alması,
eczacı hakkında TEB tarafından verilen 180 gün meslekten men cezasına karşı açılan davada, davanın reddine karar verilmesi ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurunun da reddedilmesi" yönünde olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, muvazaa incelemesi kapsamında yapılan denetimler neticesinde yapılan tespitlerden eczanenin muvazaalı olarak işletildiği sonucuna varılamayacağı ve bu tespitlerin davacıya ait eczanenin muvazaalı olarak işlettiği hususunu objektif bilgi ve belgeler ile her türlü şüpheden uzak bir şekilde kanıtlamaya yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır.
Anayasa'nın 48. ve 49. maddeleriyle güvence altına aldığı çalışma hakkının sınırlandırılmasına yönelik dava konusu işlemin sırf kanaate dayalı olarak tesis edilmesi mümkün değildir. Çalışma hakkını sınırlayacak bir idari tasarrufun, ancak, somut bilgi, belge ve tespitlere dayalı olarak tesis edilmesi, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı hukuka bağlı devlet anlayışının doğal bir sonucudur.
Bu durumda, uyuşmazlığa konu olayda, davacıya ait eczanenin muvazaalı olarak işletildiği hususunun objektif bilgi ve belgelerle ortaya konulamaması, başka bir anlatımla, muvazaa iddiasının kanıtlanamaması karşısında, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşıldığından, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Ayrıca davacıya ait Kekik Eczanesinin muvazaalı olarak işlettiğinden bahisle 6643 sayılı Kanun'un 30/c maddesi uyarınca, davacı hakkında 180 gün süre ile sanat icrasından men cezası verilmesine ilişkin Ankara Eczacı Odası Haysiyet Divanının ... tarih ve ...sayılı kararının aynen kabul ve tasdik edilmesine ilişkin Türk Eczacıları Birliği Yüksek Haysiyet Divanının ... tarihli ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine ilişkin İdari Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Sekizinci Dairesinin 06/10/2021 tarih ve E:2019/10083,
K:2021/4380 sayılı kararıyla, muvazaanın objektif bilgi ve belgeler ile her türlü şüpheden uzak bir şekilde kanıtlanamadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği görülmektedir.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/652, K. 2025/3332, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama