KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/6520 E., 2021/6099 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2021
- Esas No
- 2021/6520
- Karar No
- 2021/6099
- Davacı
- … Odası
- Vekili
- Av. …
- Davalı
- … Başkanlığı / …
- Davanın_özeti
- Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile anılan işlemin dayanağı olan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin 4.4.1. maddesinin onbirinci ve onikinci fıkralarının iptali istenilmektedir.
- Danıştay tetkik hakimi
- … DÜŞÜNCESİ : Davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.
Karar Metni
742 kelime·4 dk okuma
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dosyası öncelikle süre yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda altmış gün olduğu; aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine dava açabilecekleri; anılan Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin ilk inceleme esnasında süre aşımı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, yasal süresi içerisinde açılmayan davaların reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Buna göre, ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için, ilgili hakkında uygulama işlemi tesis edilmiş olması, bu işlemin ise birlikte dava konusu edilen düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bulunması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, "Sosyal Güvenlik Kurumunun kamu kurumu iskontosu uygulamasının eczaneler üzerinden Kuruma yansıtılması şeklindeki uygulamasına son verilerek, eczacıların Kuruma, ilacın perakende satış fiyatı üzerinden satış yapmasının sağlanması ve kamu kurumu iskontosu uygulamasının, muhatabı olan ilaç firmaları ile Kurum arasında hallinin gerçekleştirilmesi,
bu aşamada ilaç firmaları ile Kurum arasında bu yönde bir anlaşma sağlanamaması ve ilaç firmalarının kamu kurumu iskontolarının eczaneler üzerinden Kuruma yansıtılmasına devam edilmesi halinde, eczacıların ilaç bedellerini Kuruma fatura ederken ilaç için Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen perakende satış fiyatı üzerinden hesaplanan yasal eczacı kârları tutarının değişmeyecek şekilde depocu tarafından yapılan iskonto tutarını uygulayarak Kuruma fatura etmesi ve bu şekilde kesilecek faturaların Kurumca ödenmesinin sağlanması şeklinde uygulamanın düzenlenmesi" talebiyle 23/08/2021 tarihinde başvuruda bulunulduğu,
davalı idarenin … tarih ve … sayılı işlemi ile "Kurumca finansmanı sağlanan ve geri ödeme listesinde bulunan ilaçlara uygulanacak olan kamu kurumu iskontolarının (KKİ) Sağlık Uygulama Tebliğinin '4.4-İlaçlarda uygulanacak indirim oranları ve eşdeğer uygulaması' başlıklı maddesinin '4.4.1-Uygulanacak indirim oranları' alt maddesi kapsamında belirlendiği, Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından 'Detaylı İlaç Fiyat Listesi'nde yer alan depocuya satış fiyatlarına Kurumca belirlenen iskontoların uygulanmakta olduğu,
Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Karar ile Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılması Hakkında Tebliğin Sağlık Bakanlığınca yayımlandığı ve söz konusu taleplerin anılan Bakanlığa iletilebileceği" gerekçesiyle başvurunun reddedilmesi üzerine, anılan ret işleminin ve dayanağı Tebliğ hükümlerinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde sözü edilen "uygulama işlemi" kavramı, kural koyucu nitelikteki düzenleyici işlemlere dayanılarak ilgililer hakkında tesis edilen ve onların menfaatlerinin ihlal edilmesi sonucunu doğuran, başka bir ifadeyle hukuksal durumlarında değişiklik yaratan kesin ve icrai bireysel nitelikteki işlemleri ifade etmektedir.
Somut olayda, 23/08/2021 tarihinde yapılan başvuru ile, en son 28/04/2021 tarih ve 31468 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 24. maddesi ile değiştirilen esas Tebliğin 4.4.1. maddesindeki uygulamaların değiştirilmesine ilişkin istemin, davacı yönünden bir uygulama işlemi kabul edilmesine olanak bulunmamakta olup, anılan başvurunun reddi sonrasında, düzenleyici işlemin iptal davasına konu edebileceğinin kabulünün, kamu düzeninden sayılan dava açma süresinin göz ardı edilmesi sonucunu doğuracağı açıktır.
Uyuşmazlık bu çerçevede değerlendirildiğinde, 28/04/2021 tarih ve 31468 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 24. maddesi ile değişik Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin 4.4.1. maddesinin onbirinci ve onikinci fıkralarına karşı 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde öngörülen süre içinde dava açmayan davacının, 23/08/2021 tarihinde yaptığı başvurunun da dava açma süresini yeniden başlatma olanağından yoksun olması karşısında, bu başvurunun reddi üzerine açtığı davanın, süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/6520, K. 2021/6099, 8 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama