KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/6688 E., 2022/3014 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2022
- Esas No
- 2021/6688
- Karar No
- 2022/3014
- Temyiz eden (davacı)
- … Sağlık ve Eğitim Hizmetleri A.Ş
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Başkanlığı / …
- Vekili
- Av. …
- İstemin_konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Davanın_konusu
- Davacı şirket tarafından; bünyelerinde faaliyet gösteren hastanede 2020 Şubat dönemine ilişkin hastalara ait faturaların incelenmesi sonrasında 372.178,46 TL kesinti yapılmasına ilişkin işlem ile anılan işleme ilişkin ayrıntıların bildirilmesi istemiyle … tarih ve …sayılı dilekçe ile yapılan başvuruya cevaben verilen … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, Mahkeme kararında dava konusu uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanun’un uygulanmasından kaynaklandığı yanılgısına düşüldüğü, ancak uyuşmazlığın idarenin kamu hizmetinin ifasına ilişkin tesis etmiş olduğu idari işlem ve o idari işlemin hukuka aykırılığı sebebiyle doğduğu, bu kapsamda söz konusu uyuşmazlığın da idari işlemler bakımından görevli olan idare mahkemelerinde görülmesinin gerektiği, karara dayanak alınan 5510 sayılı Kanun’un sigorta ve diğer hususlarda genel kanun, Kanun’un 101. maddesinin ise genel hüküm niteliğinde olduğu,
ancak Kurum tarafından tesis edilen idari işlemlere ilişkin uyuşmazlıklarda, hukukun en temel prensiplerinden biri olan “özel hüküm genel hükmü bertaraf eder” prensibi gereği doğrudan idari işlemlere hasredilmiş ve bu açıdan 5510 sayılı Kanun'a nazaran özel kanun niteliğinde olan 2577 sayılı Kanun’un ve bu Kanun’un özel hüküm niteliğindeki 2. maddesinin uygulanmasının gerektiği ve idari işlemden ya da idari eylemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin iş mahkemeleri değil, idare mahkemeleri olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/6688, K. 2022/3014, 1 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama