KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/6811 E., 2024/6354 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Esas No
- 2021/6811
- Karar No
- 2024/6354
- Temyiz eden (davacılar)
- 1-..., ...,
Karar Metni
684 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
..., ..., ... adına velayeten kendi adına asaleten ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... VEKİLLERİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ
1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ... 2- ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları ...'in Şırnak ili, Silopi ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürecinde 20/12/2015 tarihinde ateşli silah mermi çekirdeği isabet etmesi sonucu hayatını kaybetmesinde idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık eş ... için 50.000,00 TL (miktar artırımı ile 198.493,53 TL) maddi 50.000,00 TL manevi, çocukları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacılar tarafından, olayın meydana gelmesinde hizmet kusuru bulunduğu, maddi tazminat hesabının genel hükümlere göre yapılması gerektiği, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yetersiz olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, müteveffanın sokağa çıkma yasağını ihlal ettiğinden olayda müterafik kusurunun bulunduğu, olayın terör olayı olması ve 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminata yer verilmemesi karşısında davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu, ayrıca davacının başvurusunun 5233 sayılı Kanun'a göre süresinde de olmadığı iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Şırnak Valiliği tarafından, olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, olay terör olayı olduğundan uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun kapsamında çözümlenmesi gerektiği, müteveffanın bölücü terör örgütüne yakın medya organlarında sözde şehit olarak tarif edildiği bu nedenle davanın tümden reddi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminata yer verilmemesi karşısında davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) - KARŞI OY
Danıştay içtihatlarında ve doktrinde zarar görenin kusurunun ve üçüncü kişilerin davranışlarının idarenin tazmin sorumluluğunu kaldıran ya da azaltan sebepler arasında olduğu kabul edilmektedir.
İdarenin tazmin sorumluluğu bulunduğunun kabul edilebilmesi için uğranılan zararın, zarar gören kişinin kusurundan kaynaklanmamış olması gerekir. Uğranılan zararın bütünüyle zarar görenin kusurundan kaynaklanmış olması halinde, yürütülen hizmet ile zarar arasında nedensellik bağı kurulması, hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluk ilkesinden hareketle idarenin tazmin sorumluluğu bulunduğunun kabul edilmesi mümkün değildir.
Uyuşmazlıkta, bölücü terör örgütüyle yaşanmakta olan yoğun çatışmaların gerçekleştiği olay mahallinde, halkın can güvenliği yönünden tehlike arz etmesi sebebiyle davalı idare tarafından sokağa çıkma yasağı ilan edildiği, davacılar yakınının bu yasağı ihlal etmesi nedeniyle, olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, adı geçen kişinin kusurunun idarenin tazmin sorumluluğunu ortadan kaldırdığı, bu nedenle davacılar lehine tazminata hükmedilemeyeceği gerekçesiyle, davacıların temyiz isteminin reddi, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/6811, K. 2024/6354, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama