İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2021/7595 K.2025/3122

Dava konusu istem: Davacı tarafından, ...

Esas2021/7595Karar2025/3122Tarih19 Haziran 2025Okuma10 dk · 2.087 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/7595 E., 2025/3122 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
19 Haziran 2025
Esas No
2021/7595
Karar No
2025/3122
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Temyiz eden (davalı)
... Bakanlığı
Vekili
Hukuk Müşaviri ...
İstemlerin_konusu
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.087 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından, ...

Komutan Yardımcılığı Mekanize Piyade Bölük Komutanlığı emrinde piyade teğmen olarak görev yapmakta iken lav silahı ile atış sırasında silahın patlaması sonucu kalıcı işitme kaybına uğradığı, olayda idarenin kusurlu/kusursuz sorumluluğu bulunduğundan bahisle 40.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ...

Dairesince davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın kesinleşmesi üzerine Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesinin ... başvuru numaralı dosyasında verilen 20/10/2020 tarihli kararıyla gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine, ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için anılan kararın bir örneğinin yetkili idari yargı merciine gönderilmesine karar verilmesi nedeniyle yargılamanın yenilenmesi ve davanın kabulüne karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu olaya ilişkin davanın kısmen kabulü kısmen reddi yolunda verilen Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ...

Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı üzerine Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesi'nin 2016/2771 başvuru numaralı dosyasında verilen 20/10/2020 tarihli kararında gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilerek ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için anılan kararın yetkili idari yargı merciine gönderilmesine karar verilmesi nedeniyle yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edilerek yapılan inceleme neticesinde;

davacının askerlik görevi kapsamında yapılan lav atışları sırasında bir miktar da olsa rahatsızlandığı hususunda tam bir vicdani kanaat oluştuğu, zararın askerlik görevinin ifası sırasında, eğitim esnasında meydana geldiği, zararın hizmetten kaynaklandığı, hizmet ile zarar arasında illiyet bağının bulunduğu,

dolayısıyla davacının zararlarının davalı idare tarafından kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca karşılanması gerektiği, bununla birlikte, davacının kulak rahatsızlığının lav patlamasından çok önce başladığı ve patlamadan sonra işitmede azalma görüldüğü ancak bu durumun patlamadan dolayı olup olmadığına kesin bir yorum yapmanın ilmen ve fennen mümkün olmadığı yönündeki bilirkişi raporu dikkate alındığında oranı tam olarak belirlemek mümkün olmadığından hakkaniyet gereği tarafların külfete eşit olarak katlanması gerektiğinden davacının % 50 bünyesel zayıflığının etkisi olduğu değerlendirilerek yapılan aktüerya hesabı neticesinde 19.223,50 TL

maddi tazminatın davacıya ödenmesi gerektiği, davalı idarenin askerlik hizmetinin verilmesindeki kusuruna bağlı olarak davacının işitme kaybının artması sebebiyle üzüntü yaşadığı, olay sebebiyle manevi kayba maruz kaldığı anlaşıldığından ve Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve ... başvuru numaralı kararı ile manevi tazminat yönünden ihlal kararı verilmediği hususu da dikkate alınarak, davacının duyduğu üzüntü ve sıkıntıdan dolayı takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI

Davacı tarafından, hükmedilen tazminatlara yürütülen faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğu, idareye başvuru tarihinin esas alınması gerektiği, tamamen subjektif bir değerlendirme ile bünyesel zayıflığı gerekçe gösterilerek % 50 oranında indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğu, bu konuda rapor alınmadığı, yeniden aktüerya bilirkişi raporunun alınması gerektiği, hükmedilen manevi tazminatın az olduğu, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, olayda hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğun bulunmadığı, zarara uğrayanın kendi kusuruyla gerçekleştiğinden zararın karşılanmayacağı, maddi tazminatın yüksek olduğu, manevi tazminatın taleple bağlı kalınmaksızın olay karşısında takdiren daha düşük belirlenebileceği, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği, işletilecek ise karar tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği, idarelerinin harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMASI : Taraflarca karşılık olarak temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının gerekçeli olarak onanması, maddi tazminata ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, 15/04/2011 tarihinde birliğinde eğitim yaparken lav silahının hatalı patlaması üzerine Çorlu Asker Hastanesi Baştabipliğine başvurduğu, 12/08/2011 tarihli sağlık kurulu raporu ile kronik sipiratif otitis media tanısı ile A/21 F-4, sınıfı görevini yapar kararı alındığı, son olarak GATA Sağlık Kurulu tarafından ... tarih ve ... sayılı rapor ile "kronik nonsüpüratif otitis media.

Diğer (soi açık otit skatrisyel sol timpanoplasti eski ameliyatlısı), karma ileti tipi ve sensorinöral işitme kaybı (sol mixt tip işitme kaybı) tanısı ile A/21, F-4 sınıfı görevini yapar, mevcut hastalığının 205 sayılı Oyak Kanunu'na ekli (2) nolu tabloda karşılığı yoktur.

16/12/2010 tarih ve 27787 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre özür oranı %6'dır." kararının verildiği, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan maddi ve manevi tazminat istemli davada ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilmesi üzerine Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ...

Daire Başkanlığınca yapılan yargılama sonucunda ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, karar düzeltme isteminin de reddedilmesi üzerine davacı tarafından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulduğu, Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve ... başvuru numaralı kararıyla; gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere yetkili idari yargı merciine gönderilmesine karar verildiği, Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararı uyarınca Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ...

Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılması talebiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

1- İdarenin sorumluluğunun değerlendirilmesi:

Eğitim amacıyla lav silahı ile atış talimi yapıldığı sırada lav silahının hatalı patlaması neticesinde davacının işitme kaybı ile sonuçlanan olayın askeri faaliyet kapsamında, görevin neden ve tesiri ile gerçekleştiği açıktır.

Bu nedenle, görülmekte olan hizmet sırasında gerçekleşmiş olması, hizmetle zararlı sonuç arasında uygun illiyet bağının bulunması nedeniyle, davacının uğradığı zararın yürütülen kamu hizmetinin bünyesinde taşıdığı riskler nedeniyle kamu personelinin uğramış olduğu zararların kusur şartı aranmaksızın giderilmesini öngören mesleki risk ilkesi uyarınca davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

2- Mahkemece bünyesel zayıflık./.yatkınlık oranı takdir edilmesinin değerlendirilmesi:

İdare Mahkemesi tarafından, davacının bünyesel zayıflığının etkisi / katkısı bulunduğu gerekçesiyle hesaplanan zarardan % 50 oranında indirim yapılmış ise de; zararın askerlik hizmetinin neden ve tesiriyle meydana gelmesinin yanı sıra kişilerin doğuştan gelen fiziksel ve/veya ruhsal farklılıklarının uğradıkları zararı ve dolayısıyla idarenin sorumluluğunu değiştirmeyeceği dikkate alındığında, bahse konu bünyesel zayıflığa bağlı indirim yapılmasına yönelik gerekçede hukuki isabet görülmemiştir.

3- İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının incelenmesi:

Tazminat hukukunda, çağın gereklerine uygun olarak geliştirilen içtihatlarla, kişinin uğramış olduğu kalıcı bedensel sakatlığının sebep olduğu iş gücü kaybının mevcut işini yürütmesine engel olup / olmadığına bakılmaksızın gelirinde ve mal varlığında bir eksilme olmamış olsa dahi günlük faaliyetlerini ve işini eskisine ve emsallerine göre daha fazla efor sarf ederek gerçekleştireceği kabulünden hareketle "güç (efor) kaybı tazminatı" olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Bedensel kayba uğrayan kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi ve işini yapabilmesi için zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarf ettiği gerçeğinden hareket edilerek zararı, bir anlamda, bu "fazladan sarf edilen gücün" oluşturduğu esası benimsenmiştir.

Bu doğrultuda, idari faaliyetlerin neden ve etkisiyle kamu görevlilerinin veya diğer kişilerin güç (efor) kaybına dayanan maddi zararının idare hukukunun ilke ve kuralları uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.

İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde meydana gelen azalmayı ifade etmektedir.

Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu olay neticesinde Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 14/08/2014 tarihli adli tıp raporunda, çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı % 4 olarak belirlenen davacının günlük yaşamını ve işini daha fazla güç (efor) sarf ederek sürdüreceği, bu fazladan sarf edilen efordan kaynaklanan maddi zararının en fazla net asgari ücret tutarı kadar olacağı, Dairemizin içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.

Buna göre, davacının aktif dönemdeki, (olay tarihinden yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihe kadar olan dönemdeki) maddi zararının, 2022 yılına kadar asgari geçim indirimi (AGİ) dahil net asgari ücrete meslekte kazanma gücü kaybı oranı uygulanmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir.

Ayrıca, güç (efor) kaybına dayanan maddi tazminatın hesabında, davacının yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihten TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel bakiye yaşam süresinin sonuna kadar geçen pasif devrede de, bedensel kaybı nedeniyle daha fazla efor sarf ederek yaşamını devam ettirmesi söz konusu olacağından, pasif dönem zararının da aynı usulle ( AGİ hariç net asgari ücret tutarına meslekte kazanma gücü kayıp oranının uygulanması suretiyle) hesaplanması gerekmektedir.

Aktif dönemin işleyecek devre zararı ile pasif dönem zararı hesaplanırken, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarı her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle belirlenmelidir.

Bu itibarla, İdare Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının aktif ve pasif dönemde efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, davacının efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararına yönelik hesaplamada olay tarihinden ilişik kesme tarihine kadar aylık maaşı üzerinden, ilişik kesme tarihinden emekli olacağı yaşa kadar iki kat asgari ücret üzerinden,

emeklilik tarihinden ömrünün sonuna kadar ise emekli gelirleri üzerinden hesaplama yapılarak düzenlenen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davacının maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesinde hukuka uyarlık görülmediğinden İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

4) İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının incelenmesi :

Mahkemece manevi tazminat yönünden 1.000,00 TL manevi tazminatın davalı idare tarafından davacıya ödenmesine hükmedilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve ... başvuru numaralı kararı ile manevi tazminat yönünden ihlal kararı verilmediğinden ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ... Dairesince de 1.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğinden, ödeme aşamasında mükerrerliğe mahal verilmeyeceği belirtilerek manevi tazminata hükmedilmesi gerekmekte olup, anılan İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

5) İdare Mahkemesi kararının maddi ve manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmının incelenmesi:

Faiz; en basit biçimiyle, idarenin tazmin borcu bağlamında; kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatı ödediği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuna göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, uyuşmazlık bakımından ön karar başvurusunda bulunulduğu tarihteki haliyle 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almaktadır.

Anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.

Bakılmakta olan davada Danıştay'ın yerleşik içtihatlarında yer aldığı üzere, kabul edilen maddi ve manevi tazminat tutarının tamamına davalı idarenin temerrüde düştüğü, dolayısıyla davacının idareye başvurduğu 08/07/2011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekmekte olup, faiz başlangıç tarihi olarak dava açma tarihinin esas alınmasında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Tarafların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,

2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının manevi tazminata ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, maddi tazminata ve faiz başlangıç tarihine ilişkin kısımlarının BOZULMASINA,

3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/06/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2021/7595, K. 2025/3122, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz_edenlerin_iddiaları
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/7595
Karar No
2025/3122
Tarih
19 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2021/7612 K.2025/6045
  • Danıştay 10. Daire E.2021/7640 K.2025/2889
  • Danıştay 10. Daire E.2021/7655 K.2025/2991
  • Danıştay 2. Daire E.2021/7661 K.2025/2928
  • Danıştay 2. Daire E.2021/7662 K.2025/2936
  • Danıştay 2. Daire E.2021/7663 K.2025/2937

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.