İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2021/7646 K.2025/2708

2- ... VEKİLLERİ : Av. ...

Esas2021/7646Karar2025/2708Tarih27 Mayıs 2025Okuma10 dk · 1.953 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/7646 E., 2025/2708 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
27 Mayıs 2025
Esas No
2021/7646
Karar No
2025/2708
Temyiz eden (davacılar)
1- Kendi adlarına asaleten ..., ..., ..., ..., ...'a velayeten ... ve ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.953 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

2- ... VEKİLLERİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Genel Müdürlüğü / ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, Malatya ili, Akçadağ ilçesi'nde bulunan mera arazisi üzerindeki futbol sahasında başına kale direğinin düşmesi sonucu yakınları ...'ın 26/04/2011 tarihinde vefat etmesinde davalı idarelerin kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık anne ... için 36.834,00 TL (miktar artırımı sonucu 84.523,58 TL) maddi, baba ... için 26.318,00 TL (miktar artırımı sonucu 62.979,02 TL) maddi tazminat ile anne ... için 30.000,00 TL, baba ... için 30.000,00 TL, kardeş ... için 5.000,00 TL, diğer beş kardeş için ayrı ayrı 10.000,00 TL olmak üzere toplam 115.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıların yakını ...'ın başına kale direğinin düşerek vefat etmesi olayında davalı idarelerin birbirinden ayrılamaz nitelikte hizmet kusurunun bulunduğu, müteveffa ...'a herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği, davacı anne ve babanın destekten yoksun kalma maddi tazminat tutarının hesaplanması amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ek raporun hükme esas alınabilecek nitelikte görüldüğü,

hesaplanan maddi tazminatın anne ve baba için ayrı ayrı 5.000,00 TL'lik kısmının adli yargıda dava açılış tarihi olan 15/07/2011 tarihinden, davacı anne için 31.834,00 TL, davacı baba için 21.318,00 TL'lik kısımları için dava tarihi olan 14/09/2015 tarihinden itibaren, miktar arttırımına konu edilen davacı anne için 47.689,58 TL, davacı baba için 36.661,02 TL'nin arttırım dilekçesinin davalı idarelere tebliğ edildiği tarihten itibaren yasal faiz işletilerek ödenmesi gerektiği, davacıların manevi değerlerinde meydana gelen eksilme ile duyulan acı, üzüntü ve sarsıntı karşılığı olarak,

takdiren anne ... için 20.000,00 TL, baba ... için 20.000,00 TL, kardeş ... için 5.000,00 TL, kardeş ... için 5.000,00 TL, kardeş ... için 5.000,00 TL, kardeş ... için 5.000,00 TL, kardeş ... için 5.000,00 TL, kardeş ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın adli yargıda açılan davanın tarihi olan 15/07/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce müteselsil olarak davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat istemlerinin kabulüne, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...

İdari Dava Dairesince; olayda davalı idarelerin %50 oranında kusurlu olduğu ve kusuru oranında davacıların uğramış olduğu maddi ve manevi zararların davalı idareler tarafından karşılanması gerektiği, bu durumda, olayın gelişimi ve kusur oranları dikkate alındığında davalı idareler tarafından müteselsilen anne ... için tespit edilen 42.261,79 TL destekten yoksun kalmaya ilişkin zararın 5.000,00 TL 'lik kısmının Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın açıldığı 15/07/2011 tarihinden itibaren, 37.261,79 TL'lik kısmının ıslah dilekçesinin davalı idarelere tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte,

baba ... için tespit edilen 31.489,51 TL destekten yoksun kalmaya ilişkin zararın 5.000,00 TL 'lik kısmının Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın açıldığı 15/07/2011 tarihinden itibaren, 26.489,51 TL'lik kısmının ıslah dilekçesinin davalı idarelere tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davalı idarelerin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacılar tarafından, idarelere %50 oranında kusur izafe edilmesinin hukuka aykırı olduğu, olayın meydana gelmesinde yakınlarının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, kale direklerinin davalı idarelerden TİGEM tarafından Kaymakamlığın yer göstermesi ile mera arazisine konulduğu, kale direkleri konulduktan sonra herhangi bir kurum ya da firma tarafından olay tarihine kadar hiç bakım yapılmadığı, kale direğinin yere sabitlenmeyerek düşmesine idarelerin sebep olduğu ileri sürülmektedir.

Davalı Akçadağ Kaymakamlığı tarafından, bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğu, TİGEM aleyhine açılan davanın idareleri husumeti ile takibinin usul ve yasaya aykırı olduğu, ileri sürülmektedir.

Davalı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından, idarelerinin herhangi bir sorumluluğunun olmadığı, dava konusu hizmetin Kaymakamlığın faaliyet alanına girdiği, bu nedenle kendi yetki sahalarında olmayan bir olay için tazminata hükmedilemeyeceği, idarelerinin sorumluluğu bulunsa bile kamu görevlisinin kişisel kusuru bulunması nedeniyle illiyet bağının kesildiği, husumet itirazının kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediği, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca, karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Dava dosyasının incelenmesinden; olayda, polis araştırma tutanağı, tanık ifadeleri ve ...

Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan E:... sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporunun değerlendirilmesinden; olay tarihinden önce Akçadağ Sultansuyu Tarım İşletmesi Müdürlüğünce işletmenin etrafına elektrikli teller çekildiği, civar mahalle ve köylerde yaşayan çocukların bu tellere yakın yerlerde oyun oynaması sebebiyle Akçadağ Kaymakamı ... tarafından Sultansuyu Tarım İşletme Müdürü ... ve Doğu Mahallesi Muhtarı ...'ye olayın meydana geldiği mera arazisine futbol sahası yapılması talimatı verildiği,

Kaymakamlık tarafından verilen talimatla söz konusu mera arazisinin İl Özel İdaresinin iş makinesi ile futbol oynamaya müsait bir şekilde düzleştirildiği, söz konusu alan düzleştirildikten sonra Sultansuyu İşletmesinde daha önceden yapılan kale direklerinin Sultansuyu Tarım İşletme Müdürü ....'nin işletmede çalışan ... ve ...'ye verdiği talimat doğrultusunda mera arazisine toprağın içine gömülmeksizin ve sabitleme yapılmaksızın bırakıldığı, sonuç olarak Akçadağ Kaymakamı ve Sultansuyu Tarım İşletme Müdürünce verilen talimatlar sonucunda futbol sahasının son halini aldığı,

ancak verilen talimat sonucunda mera arazisine yapılan futbol sahasının eksiksiz ve güvenli bir şekilde yapıldığı hususunda davalı idarelerce bir kontrolün yapılmadığı gibi kale direklerinin sabitlenmesi konusunda da bir talimat verilmediğinin Sultansuyu İşletmesinde çalışan ... ve ...'nin ifadelerinden anlaşıldığı,

davalı idarelerce kale direklerinin yerleştirilmesi ve futbol sahasının eksiksiz olarak civar köy ve mahallelerdeki çocukların kullanımına açılması için gerekli tedbirler ile önlemlerin alınmadığının ve talimatların yerine getirilip getirilmediğinin denetlenmediğinin açık olması karşısında söz konusu eylemlerin idarelerce yürütülen hizmetten soyutlanamaz ve ayrılamaz nitelikte olduğu dikkate alındığında, ...'ın başına kale direğinin düşerek vefat etmesi olayında davalı idarelerin birbirinden ayrılamaz nitelikte hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, kale direklerinden birinin destek ayağının koptuğu bilinmesine rağmen devrilme tehlikesi olmasını bilerek ve kendi can güvenliğine dikkat etmediği belirtilerek müteveffa ...'ın asli kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, söz konusu kale direğinin futbol sahasına monte edilmesi ve sabitlenmesi gerekirken yapılmadığının sabit olduğu,

olay günü olay yerinde futbol oynayan tanıkların anlatımları uyarınca müteveffa ... tarafından kale direğine vurulmadığı veya dokunulmadığı hatta top bile değmeden kale direğinin kendiliğinden düştüğü ve kale direğinin başına düşmesi sonucunda olay yerinde vefat ettiğinin belirtilmesi karşısında davalı idarelerce başından itibaren kale direklerinin monte edilmeksizin kullanımına sebebiyet verildiği ve kale direğinin destek ayağının bir kısmının kırılmasının olay tarihine yakın bir zamanda olması karşısında müteveffanın bu hususu bildiğine dair somut bir kanıt ortaya konulamadığı gibi bilmesi gerektiğinin de varsayılamayacağı,

ayrıca muhtarlık ya da kaymakamlık tarafından kale direğinin orada olduğu bilinmesine rağmen sağlamlığının kontrol edilmeksizin halka açık alanda kullandırılmaya devam edildiği açık olduğundan müteveffa ...'a herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Bu nedenle, davacıların maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yakınları ...'a %50 müterafik kusur verilerek maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

A)Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmına karşı davalı idarelerce yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmı ile maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine dair kısımlarının incelenmesi:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın anılan kısımları usul ve hukuka uygun olup, tarafların dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hükmedilen maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına miktar artırımı dilekçesinin davalı idarelere tebliğ edildiği tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmının incelenmesi:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına,

ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.

Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.

Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.

Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu, aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.

Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 16/04/2025 tarih ve 32872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/10/2024 tarih ve E:2021/5, K:2024/2 sayılı kararıyla da tam yargı davalarında miktar artırımında bulunulması halinde, dava dilekçesinde talep edilen miktara hangi tarihten itibaren faize hükmedilecekse artırılan miktara da aynı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğine karar verilmiştir.

Bu durumda temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "Davacılardan ... için 42.261,79 TL maddi tazminatın 5.000,00 TL 'lik kısmının Asliye hukuk Mahkemesinde davanın açıldığı 15/07/2011 tarihinden itibaren, 37.261,79 TL'lik kısmının ıslah dilekçesinin davalı idarelere tebliğ edildiği 27/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, baba ... için tespit edilen 31.489,51 TL maddi zararın 5.000,00 TL 'lik kısmının Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın açıldığı 15/07/2011 tarihinden itibaren,

26.489,51 TL'lik kısmının ıslah dilekçesinin davalı idarelere tebliğ edildiği 27/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine" ibaresinin, "Davacılardan anne ... için 42.261,79 TL, baba ... için 31.489,51 TL maddi tazminatın Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın açıldığı 15/07/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,

2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin aidiyetine göre iadesine,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2025 tarihinde davacılar ve davalı Akçadağ Kaymakamlığının temyiz istemi yönünden oy birliğiyle, davalı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün temyiz istemi yönünden ise oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY

Dosyanın incelenmesinden; davacıların 17 yaşındaki yakını müteveffa ...'ın 26/04/2011 tarihinde Malatya ili, Akçadağ ilçesinde bulunan mera arazisi üzerindeki futbol sahasında başına kale direğinin düşmesi sonucu vefat etmesi olayında, Sultansuyu Tarım İşletme Müdürü A.B'nin talimatı doğrultusunda söz konusu araziye kale direklerinin konulduğu, olayın meydana geldiği arazide TİGEM'in herhangi bir yetkisi bulunmadığı gibi arazinin de anılan idareye ait olmadığı, bu nedenle TİGEM'in sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, ancak Sultansuyu Tarım İşletme Müdürü A.B'nin kişisel kusurundan bahsedilebileceği sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda, davalı idarelerden Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olup, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu bakımdan bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.

Danıştay 10. Daire, E. 2021/7646, K. 2025/2708, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yargılama Süreci
  4. Temyiz Edenlerin İddiaları
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. (X)-karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/7646
Karar No
2025/2708
Tarih
27 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2021/7647 K.2025/5751
  • Danıştay 5. Daire E.2021/7664 K.2025/6092
  • Danıştay 10. Daire E.2021/7698 K.2025/2800
  • Danıştay 10. Daire E.2021/7712 K.2025/2438
  • Danıştay 5. Daire E.2021/7744 K.2025/5452
  • Danıştay 10. Daire E.2021/7771 K.2025/2486

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.