KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/918 E., 2024/2962 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2024
- Esas No
- 2021/918
- Karar No
- 2024/2962
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Av. ...
- İstemin_konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Davanın_konusu
Davalı idare bünyesinde ... unvanıyla görev yapmakta iken yaş haddinden emekli olan davacı tarafından, ... yılları arasında yaklaşık 5 yıl süreyle Habur Gümrükleri Başmüdürlüğüne bağlı ... Gümrük İdare Memurluğunda ... olarak görev yaptığından bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanununun geçici 5. maddesinin 3. fıkrası uyarınca tarafına gümrük müşavirliği izin belgesi verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı Ticaret Bakanlığı Risk Yönetimi, Tasfiye ve Döner Sermaye Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davacının istinaf başvurusun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 4458 sayılı Gümrük Kanununun geçici 5. maddesinin 3. fıkrasının atıfta bulunduğu 1615 sayılı Kanunun 167/2. maddesinde görevin asaleten veya vekaleten yürütülmüş olması bakımından herhangi bir ayrım yapılmadığı, tedviren görevlendirmenin herhangi bir kanuni dayanağı bulunmadığı, beş yıl gibi uzun süre vekaleten yerine getirmiş bulunduğu idare memurluğu ile birlikte ilgili maddede yer alan koşulları sağladığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun geçici 5. maddesinin 3. fıkrasının atıfta bulunduğu 1615 sayılı Kanun'un 167. maddesinin 2. fıkrası gereğince; gümrükte en az onbeş yıl çalışıp da bunun üç yılını başmemurluk veya aynı dereceye muadil memurlukta veya muayene memurluğunda geçirenlerden gümrük tatbikat kursundan mezun olanlar sınava tâbi olmaksızın Gümrük Müşavirliği İzin Belgesi alabileceklerdir.
Davacının, "başmemurluk veya aynı dereceye muadil memurluk veya muayene memurluğunda bulunmuş olmak" koşulunu sağlayıp sağlamadığı hususuyla ilgili olarak, 1615 sayılı Kanun'un 167. maddesinin 2. fıkrasında sayılan görevlerde bulunmuş olmak yeterli görülmüş, bu görevin asaleten veya vekâleten yürütülmüş olması bakımından bir ayrım yapılmamış, yalnızca sayılan görevlerde bulunmanın 3 yıl devam etmesi koşulu aranmıştır.
Bu durumda, 4458 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05/02/2000 tarihi itibarıyla 15 yılı aşkın bir süre veri hazırlama ve kontrol işletmenliği yapan ve bu süre içerisinde 5 yıl süreyle vekâleten idare memuru görevinde de bulunan davacının, 4458 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin 3. fıkrasının atıfta bulunduğu 1615 sayılı Kanun'un 167. maddesinin 2. fıkrası uyarınca sınava tâbi olmaksızın Gümrük Müşavirliği İzin Belgesi alma hakkı bulunduğu açıktır.
Bu nedenle, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/918, K. 2024/2962, 16 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama