KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/1843 E., 2024/652 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 11 Mart 2024
- Esas No
- 2022/1843
- Karar No
- 2024/652
- Temyiz eden (davacılar)
- ...'ın Mirasçıları;
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... VEKİLLERİ : Av. ...
TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ
1. Hukuk Müş. Yrd. V. ... 2- ... Valiliği / .. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU
10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen patlamada hayatını kaybeden ...'ın yakınları olan davacılar tarafından, olayda idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle uğranılan zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 200.000,00 TL, kardeşler ..., ..., ... ve ...'ın her biri için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplam 800.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 15/12/2020 tarih ve E:2020/1792, K:2020/6331 sayılı kısmen bozma kararına uyularak, istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :Davacılar tarafından, olayda davalı idarelerin hizmet kusurunun bulunduğu, bu hususun kararlarda dikkate alınmadığı, manevi tazminatın olayın oluş şekli ve müvekkillerinin yaşadıkları büyük acı dikkate alındığında yetersiz olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, olayda hizmet kusuru bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminatın düzenlenme amacına aykırı şekilde yüksek belirlendiği, bu nedenle diğer tazminat dosyaları ile eşitsizliğe yol açtığı, tazminata faiz yürütülmemesi gerektiği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Ankara Valiliği tarafından, öncelikle husumet itirazlarının olduğu, olayın bir terör olayı olduğu, idarenin hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk halinin bulunmadığından olayın 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, söz konusu Kanun'da manevi tazminatın düzenlenmediği, bu nedenle manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını, belirlenen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davalı idareler tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2022/1843, K. 2024/652, 11 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama