İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2022/2457 K.2024/1429

1- ... 2- ... ... 8- ... 9- ... VEKİLLERİ : Av. ...

Esas2022/2457Karar2024/1429Tarih17 Nisan 2024Okuma10 dk · 2.081 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/2457 E., 2024/1429 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
17 Nisan 2024
Esas No
2022/2457
Karar No
2024/1429
Temyiz eden (davacılar)
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.081 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

1- ... 2- ... ... 8- ... 9- ... VEKİLLERİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA

VEKİLİ

1. Hukuk Müş. Yrd. V. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, murisleri ...'ın 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen patlamada hayatını kaybetmesi nedeniyle yaşadıkları manevi zararın tazmini istemiyle davalı idareye yapmış oldukları 10/08/2016 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile davacının annesi için 120.000,00 TL, kardeşleri ... ve ... için 25.000,00'er TL, aynı babadan olan diğer kardeşleri ... ve ... için 10.000,00'er TL, yeğenleri ..., ..., ... ve ... için 2.500,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; manevi tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali talebi yönünden.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde idari eylemler nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemiyle açılacak davalardan önce idarelere başvuruda bulunmak suretiyle ön karar alınmasının dava şartı olarak düzenlendiği, yani ilgililerin idari eylemlerden kaynaklanan zararların tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunup ön karar almadan dava açamayacakları, idareye yapılacak başvurulara idareler tarafından verilen cevapların ise ön karar niteliğinde olduğu, bu kararlar kesin ve yürütülebilir işlemler olmadıklarından iptal davasına konu edilmelerinin mümkün olmadığı,

bu durumda, davacıların yaptığı başvuru üzerine davalı idarece alınan "ön kararın" iptal davasına konu olamayacağı, açılan davanın tam yargı davası olduğu göz önüne alındığında, davanın ön başvurunun zımnen reddi işleminin iptali istemine yönelik kısmının incelenmesine olanak bulunmadığına, davanın, manevi tazminat taleplerine ilişkin kısmı yönünden ise; davalı idare tarafından, maddi zararların karşılanması öngörülen 5233 sayılı Kanunda manevi zararların düzenlenmediği, dolayısıyla davacının manevi tazminat isteminin reddi gerektiği savunulmuşsa da.

5233 sayılı Kanun'un temel amaçlarından birinin de yargı dışı bir yöntem geliştirerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne bu konuda yapılan başvuruları sona erdirip, bireyler aleyhine oluşan dengenin iç hukukta geliştirilen usullerle yeniden kurulmasını sağlamak olduğu dikkate alındığında, sosyal risk ilkesinin dayandığı temeller ve maddi tazminata ilişkin bölümde değinilen esaslar doğrultusunda, terör olayları nedeniyle meydana gelen ve sosyal risk ilkesi kapsamında bulunup, 5233 sayılı Kanun uyarınca karşılanmayan manevi zarara bağlı tazminat taleplerine ilişkin uyuşmazlıklarda,

idare hukukunun tazminata ilişkin ilke ve kuralları çerçevesinde 2577 sayılı Kanun'un öngördüğü usullere tabi olarak manevi tazminat ödenmesine de hukuki bir engel bulunmadığı, bu çerçevede, hali hazırda terör olayları nedeniyle uğranılan manevi zararların Anayasaya dayalı olarak sosyal risk ilkesi uyarınca tazmini olanaklı iken, Yasama organınca, özellikle yaşam hakkı başta olmak üzere temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasına yol açar nitelikte ve manevi tazminat ödenmesini engellemek amacına yönelik böyle bir yasanın yürürlüğe konulduğunun söylenemeyeceği, dava konusu olayda, "sosyal risk ilkesi" ve yapılan açıklamalar çerçevesinde,

tazminat istemine konu olan terör olayının meydana geliş şekli, yaşanan terör olayı neticesinde davacıların murisinin hayatını kaybettiği ve manevi tazminatın kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı olmadığı gözetildiğinde; davacılardan anne ... için 50.000,00 TL, ana-baba bir kardeşler ... ve ...'dan her biri için 25.000,00'er TL, baba bir-ana ayrı kardeşlerden ... ve ... yönünden; nüfus kayıt örneklerinin incelenmesinden ...'ın 17/08/1956 tarihinde doğduğu, ...'ın ise 03/06/1965 tarihinde doğduğu,

dava dilekçesinde 15/03/1985 doğum tarihli olan muris ...'ın annesi ve kardeşleri ... ve ...la birlikte yaşadığının belirtildiği, adı geçen kardeşlerin muris ...'ın doğumundan önce evlenmiş oldukları ve birlikte yaşamadıkları dikkate alındığında, ... ve ... için 5.000,00'er TL manevi tazminatın davalı idare tarafından davacılara ödenmesi gerektiğine, muris ...'ın 30/04/1973 tarihinde vefat eden baba bir-ana ayrı kardeşi ...'nın çocukları olan ..., ..., ... ve ...'nın muris ile yakınlık dereceleri nazara alındığında manevi tazminat takdir edilmesine gerek bulunmadığına, yasal faiz talebi hakkında ise;

yasal faizin başlangıç tarihinin belirlenmesinin, tazminat davasından önce idareye başvuru olup olmadığına göre farklılık arzettiği, şayet dava açılmadan önce yoksun kalınan parasal hakların ödenmesi yolunda idareye başvuru söz konusu ise yasal faizin başlangıcı olarak bu başvuru tarihinin, tazminat davasından önce idareye başvuru yoksa yasal faizin başlangıcı olarak tazminat davasının açıldığı tarihin dikkate alınması gerektiğine, davanın tazminat talebinin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali isteminin incelenmeksizin reddine, manevi tazminat isteminin 110.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, anne ... için 50.000,00 TL,

kardeşlerden ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 110.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince. Danıştay Onuncu Dairesinin 15/12/2020 tarih ve E:2019/11766, K:2020/6300 sayılı bozma kararına uyularak, davacıların istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, istinaf başvurusuna konu ...

İdare Mahkemesi kararının manevi tazminatın kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun değişik 45/4.maddesi uyarınca manevi tazminat istemi yönünden yeniden incelenen davada; davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile,

müteveffanın annesi ... için 30.000,00 TL, kardeşleri ... ve ...'a ayrı ayrı 15.000,00 TL, baba bir anne ayrı kardeşleri ... ve ...'a ayrı ayrı 15.000,00 TL, müteveffadan önce vefat eden baba bir anne ayrı kardeşin çocukları müteveffanın yeğenleri ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 3.750,00 TL olmak üzere toplam 105.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar vekili tarafından, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, kararlarda hizmet kusuru hususunun dikkate alınmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yetersiz olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, idarenin ağır hizmet kusuru halinde sorumluluğunun bulunduğu, olayın bir terör olayı olduğu ve bu nedenle 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, manevi tazminatı ilgili Kanunda düzenlenmediğinden sorumluluklarının bulunmadığı, belirlenen manevi tazminatın düzenlenme amacına aykırı yüksek belirlendiği, bu nedenle diğer tazminat dosyaları ile eşitsizliğe yol açtığı, manevi tazminata faiz yürütülmesinin temerrüt söz konusu olmadığından hukuka aykırı olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Tarafların temyiz istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi ile, kararın kısmen düzeltilerek onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacılar tarafından, murisleri ...'ın 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen patlamada hayatını kaybetmesi nedeniyle yaşadıkları manevi zararın tazmini istemiyle davalı idareye yapmış oldukları 10/08/2016 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile davacının annesi ... için 120.000,00 TL, kardeşleri ... ve ... için 25.000,00'er TL, aynı babadan olan diğer kardeşleri ... ve ... için 10.000,00'er TL, yeğenleri ..., ..., ... ve ... için 2.500,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.

Öte yandan; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinde, "1. Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik ve niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. 2. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

A. Temyize Konu Kararın, Davacılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'na İlişkin Kısımlarının Esasının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın belirtilen kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B. Temyize Konu Kararın, Hüküm Fıkrasının 4. Bendi ile Davacılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'na Yönelik Kısımlarının Yasal Faizin Başlangıç Tarihine İlişkin Kısımlarının İncelenmesi:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.".

"Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir..." ve "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; ... b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükümleri yer almaktadır.

Faiz en basit biçimiyle; idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.

Öte yandan, davacılar tarafından dava dilekçesinde yasal faizin hangi tarihten itibaren işletilmesi gerektiğine ilişkin açık bir talebe yer verilmemesi halinde faizin dava açma tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.

Dosyanın incelenmesinden, 28/10/2016 tarihinde bakılan davanın açıldığı, dava dilekçesinde idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz istenildiği ibaresine yer verilmeksizin talep edilen manevi tazminat tutarlarının sadece yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmesine rağmen, Bölge İdare Mahkemesince faizin, dava açma tarihi olan 28/10/2016 tarihinden itibaren işletilmesi gerekirken, idareye başvuru tarihinden itibaren işletildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda.

Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "5-2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun değişik 45/4.maddesi uyarınca manevi tazminat istemi yönünden yeniden incelenen davada; davacının manevi tazminat isteminin kısmen KABULÜNE, müteveffanın annesi ... için 30.000,00 TL, kardeşleri ... ve ...'a ayrı ayrı 15.000,00 TL, baba bir anne ayrı kardeşleri ... ve ...'a ayrı ayrı 15.000,00 TL, müteveffadan önce vefat eden baba bir anne ayrı kardeşin çocukları müteveffanın yeğenleri ..., ...,

... ve ... için ayrı ayrı 3.750,00 TL olmak üzere toplam 105.000,00 TL manevi tazminatın başvuru tarihi olan 05/11/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ÖDENMESİNE," ibaresinin.

"5-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun değişik 45/4.maddesi uyarınca manevi tazminat istemi yönünden yeniden incelenen davada; davacının manevi tazminat isteminin kısmen KABULÜNE, müteveffanın annesi ... için 30.000,00 TL, kardeşleri ... ve ...'a ayrı ayrı 15.000,00 TL, baba bir anne ayrı kardeşi ...'a 15.000,00 TL, müteveffadan önce vefat eden baba bir anne ayrı kardeşin çocukları müteveffanın yeğenleri ..., ...,

... ve ... için ayrı ayrı 3.750,00 TL olmak üzere toplam 105.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 28/10/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ÖDENMESİNE," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

Ayrıca; temyize konu kararın hüküm fıkrasının 4. bendinde sehven ilk derece mahkemesi kararına ait olmayan bir hüküm fıkrasının kaldırıldığı görülmüştür.

Bu durumda.

Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "4-Kararın, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile gerçekleşen patlama olayı nedeniyle vefat eden ...'in babası ... için 75.000,00 TL, annesi ... için 75.000,00 TL, kardeşleri olan diğer davacıların her biri için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın başvuru tarihi olan 05/11/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine ilişkin kısmı yönünden KALDIRILMASINA," ibaresinin.

"4- Kararın manevi tazminat isteminin 110.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, anne ... için 50.000,00 TL, kardeşlerden ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 110.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine ilişkin kısmı yönünden KALDIRILMASINA" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

C. Temyize Konu Kararın, Davacılardan ...'a İlişkin Kısmının İncelenmesi:

Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı ...'ın 24/10/2023 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.

2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin "yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmünden kastedilen münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, dava açılmakla mameleki niteliğe dönüşen haklar da ölenin malvarlığının bir bölümünü oluşturacağından, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmektedir.

Bu durumda; Mahkemece, davacının vefat etmiş olduğu ve uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,

2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının;

A. Davacılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'na yönelik kısımlarının esasına ilişkin kısımlarının ONANMASINA,

B. Hüküm fıkrasının 4. bendi ile davacılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'na yönelik kısımlarının yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısımlarının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

C. Davacılardan ...'a ilişkin kısmının 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrasının uygulanmasını teminen BOZULMASINA,

3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/04/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2022/2457, K. 2024/1429, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Yargılama Süreci
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/2457
Karar No
2024/1429
Tarih
17 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2022/2471 K.2024/1877
  • Danıştay 7. Daire E.2022/2474 K.2024/1988
  • Danıştay 9. Daire E.2022/2501 K.2024/1635
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/2533 K.2024/940
  • Danıştay 12. Daire E.2022/2542 K.2024/2027
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/2549 K.2024/864

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.