İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2022/280 K.2025/3801

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 11/05/2013 tarihinde Hatay ili, Reyhanlı ilçesinde meydana gelen patlamalar sonucunda ...'ün hayatını kaybetmesinde idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık eş ...için…

Esas2022/280Karar2025/3801Tarih15 Eylül 2025Okuma7 dk · 1.438 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/280 E., 2025/3801 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
15 Eylül 2025
Esas No
2022/280
Karar No
2025/3801
Temyiz eden (davacılar)
1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Bakanlığı / ...
Vekili
Hukuk Müşaviri ...
İstemin_konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacılar tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.438 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 11/05/2013 tarihinde Hatay ili, Reyhanlı ilçesinde meydana gelen patlamalar sonucunda ...'ün hayatını kaybetmesinde idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık eş ...için 10.000,00 TL maddi (miktar artırımı ile 260.726,20 TL), 100.000,00 TL manevi, oğul ... için 5.000,00 TL maddi (miktar artırımı ile 15.787,59 TL), 50.000,00 TL manevi, oğul ... için 5.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, anne ... için 30.000,00 TL manevi, baba ...için 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:...

K:... sayılı kararıyla; olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle; maddi tazminat yönünden; yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen hesap raporunun hükme esas alınabilecek yeterlikte olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davacılar ...ve ...'ün maddi tazminat isteminin kabulüne, 260.726,20 TL maddi tazminatın 10.000,00 TL'sinin idareye başvuru tarihi olan 09/06/2016 tarihinden, miktar artırımı ile artırılan 250.726,20 TL'sinin ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 30/09/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ...'e ödenmesine,

15.787,59 TL maddi tazminatın 5.000,00 TL'sinin idareye başvuru tarihi olan 09/06/2016 tarihinden, miktar artırımı ile artırılan 10.787,59 TL'sinin ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 30/09/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ...'e ödenmesine, ...'ün maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat istemi yönünden; davacıların aynı olay nedeniyle bu davadan önce açtıkları bir manevi tazminat davası daha bulunduğu gerekçesiyle belirtilen kısım yönünden davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacılar tarafından maddi tazminat yönünden.

5233 sayılı Kanun kapsamında sulhnamenin imzalandığı 21/06/2013 tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekirken, bu tarihten çok sonra maddi tazminat istemiyle 29/07/2016 tarihinde bakılan davanın açıldığı, manevi tazminat istemi yönünden ise, 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca olay tarihinden itibaren 1 yılllık süre içerisinde idareye yapılacak başvuru üzerine dava açılması gerekirken, 09/06/2016 tarihinde idareye yapılan başvuru üzerine dava açıldığı gerekçesiyle, her iki kısım yönünden de davanın süre aşımı yönünden reddine, davacıların istinaf başvurusunun aynı gerekçe ile reddine karar veriliyor.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacılar vekili tarafından, usule ilişkin olarak; eylemin idariliği sonradan ortaya çıktığından bakılan davada süre aşımı bulunmadığı, esasa ilişkin olarak;... ve ...'ün maddi tazminat isteminin karara bağlanmamasının hatalı olduğu, belirtilen davacılar için dava ve miktar artırım dilekçesinde maddi tazminat isteminde bulunulduğu, hükme esas alınan hesap raporunun yetersiz olduğu, manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu, hükmedilen tazminata olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

11/05/2013 tarihinde Hatay ili, Reyhanlı ilçesinde terör örgütü mensupları tarafından gerçekleştirilen saldırı sonucunda davacılardan ...'ün eşi, ... ve ...'ün babası,... ve ...'ün oğlu olan ...'ün hayatını kaybetmesinde idarenin genel hükümlere göre sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı Kanun'un (ön karar tarihinde yürürlükte olan haliyle) 13. maddesinin 1. fıkrasında; " İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir." hükmü düzenlenmiştir.

Maddede yer alan, idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davası açılabilmesi için, zarara sebep olan eylemin idariliğinin ve maddi olay ile yol açtığı zararın kesin olarak ortaya çıkması zorunludur.

Bu itibarla; ancak zararın varlığı, niteliği ve esaslı unsurları hakkında bir dava açmaya, o davayı ciddi ve objektif bir şekilde desteklemeye, gerekçelerini göstermeye elverişli yeterli hal ve şartların öğrenilmesi halinde zararın öğrenilmiş sayılacağının kabulü gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dava konusu olayın bir terör olayı olduğu ve bu olay nedeniyle davacılar murisinin vefat ettiği, bakılan davada davacıların tazminat istemlerini genel hükümlere dayandırdıkları anlaşıldığından, davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin başvuru süresi olarak 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.

Uyuşmazlıkta, davacıların maddi ve manevi tazminat istemiyle idareye başvuru yaptıkları 09/06/2016 tarihinde, olayda ihmali bulunduğu iddia edilen kamu görevlileri hakkında ...Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yürütülen ceza davasının derdest olduğu ve anılan dosyada ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararın istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ......

Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kesinleştiği, bu haliyle idareye başvuru tarihinde davacıların dava açmaya elverişli yeterli hal ve şartları öğrendiğinden söz edilemeyeceği, 11/05/2013 tarihinde meydana gelen olayın ardından, 09/06/2016 tarihinde yapılan başvurunun reddi üzerine açılan davada süre aşımı bulunmadığı anlaşıldığından, davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...

İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Nitekim, aynı olayda vefat eden başka bir kişinin yakını tarafından ölüm olayı nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini talebiyle açılan tam yargı davasında davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin olarak verilen ve kesinleşen kararın ardından davacı tarafından mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuruda bulunulması üzerine Anayasa Mahkemesince verilen 18/09/2024 tarih ve Başvuru No:2021/5135 sayılı kararda, "...idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebiyle açılan tam yargı davasında idarenin tazminle yükümlü tutulabilmesi için ortada idari eylem ve zarar olmalı,

ayrıca zararla idari eylem arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Söz konusu eylemlerin idariliği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yapılmasıyla birlikte ortaya çıkarken bazen de çok sonra değişik araştırma, inceleme ve hatta ceza yargılamaları sonucu ortaya çıkabilmektedir (Leyla Bitik ve diğerleri, B. No: 2019/24350, 16/3/2023, § 52).

22. İdariliğin veya meydana gelen zararın ya da aralarındaki illiyet bağının eylemden sonra anlaşıldığı veya ortaya konulabildiği durumlarda dava açma süresinin hak sahibinin henüz dava hakkının doğduğundan haberdar olmadığı ve somut şartlar çerçevesinde haberdar olduğunun kabulünü haklı kılan nedenlerin bulunmadığı bir dönemde işlemeye başlaması dava hakkının varlığını anlamsız kılıp ölçülülük ilkesini zedeleyebilir. Bu nedenle eylemin idariliğinin veya yol açtığı zararın ya da illiyet bağının eylemden sonra anlaşıldığı veya ortaya konulabildiği durumlarda dava açma süresinin bu tarihlerden sonra başlayacağı kabul edilmektedir (çok sayıda karar arasından bkz. Şeyma Kayaoğlu, B. No: 2014/5491, 5/7/2017, § 55).

23. Somut olayda ölümün 11/5/2013 tarihinde meydana gelen terör saldırısı sonucu gerçekleştiği konusunda tereddüt bulunmamaktadır ancak olayda idarenin kusuru olması durumunun İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan inceleme, akabinde gerçekleşen soruşturma izni verilmesi işlemleri ve olayda ihmali/kusuru olduğu düşünülen emniyet görevlileri hakkında 19/1/2015 tarihinde açılan ceza davası ile açığa çıktığı görülmüştür.

Dolayısıyla başvurucunun anılan süreçten önce ölüm olayına sebebiyet veren olguya dair ihmale, eylemsizliğe ve dolayısıyla eylemin idariliğine ilişkin bir bilgiye, veriye sahip olmadığı anlaşılmıştır.

Bu bağlamda başvurucunun, yakınlarının ölümüne neden olan terör saldırısında idarenin kusur doğurabilecek eylemsizliğini (önlem almama hâli) ve zararla idari eylemsizlik arasında illiyet bağı olduğunu ölüm olayıyla derhâl öğrendiğinden söz edilemez (benzer yöndeki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi değerlendirmesi için bkz. Kurşun/Türkiye, B. No: 22677/10, 30/10/2018, §§ 101-106).

24. Bu itibarla başvurucunun olayın gerçekleştiği 11/5/2013 tarihi esas alınarak uğradığı zararla ilgili idari başvuru yapmak suretiyle dava açmasının beklenmesi başvurucuya orantısız bir külfet yüklemektedir.

25. Bu hâle göre İdare Mahkemesinin dava açma süresinin başlangıç tarihine ilişkin yorumunun başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik katı bir yorum olduğu ve bu yorumun başvurucunun mahkemeye erişim hakkını aşırı derecede güçleştirerek neredeyse imkânsız hâle getirdiği değerlendirilmiştir. Bu nedenle davanın süre aşımından reddedilmesi suretiyle başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahalenin ölçüsüz olduğu sonucuna varılmıştır.

26. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir...." şeklinde tespitlere yer verilmiştir.

Bu itibarla, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi, kısmen incelenmeksizin reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü, davacıların istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi, İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmının kaldırılması, davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Öte yandan, işbu bozma kararımız üzerine, Bölge İdare Mahkemesince, manevi tazminat yönünden derdestlik hususunun araştırılacağı tabiidir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 15/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2022/280, K. 2025/3801, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. İnceleme Ve Gerekçe
  6. Maddi Olay
  7. İlgili Mevzuat
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/280
Karar No
2025/3801
Tarih
15 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2022/288 K.2025/4160
  • Danıştay 8. Daire E.2022/306 K.2025/6735
  • Danıştay 8. Daire E.2022/307 K.2025/6733
  • Danıştay 10. Daire E.2022/324 K.2025/3954
  • Danıştay 10. Daire E.2022/342 K.2025/4257
  • Danıştay 6. Daire E.2022/390 K.2025/4185

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.