İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2022/3252 K.2024/3973

2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ...

Esas2022/3252Karar2024/3973Tarih14 Ekim 2024Okuma10 dk · 1.968 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/3252 E., 2024/3973 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
14 Ekim 2024
Esas No
2022/3252
Karar No
2024/3973
Temyiz eden (davacılar)
1- Kendi adına asaleten ... ve...'a velayeten ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.968 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA

VEKİLİ

1. Huk. Müş. Yrd. V. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacılar tarafından.

16/09/2010 tarihinde Hakkari ili, Merkez, ... köyü karayolunun 20. km'sinde ... plakalı yolcu minibüsünün geçişi sırasında yola döşenen mayının patlaması sonucu 9 kişinin ölümü ve yaralanmalar nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık, ... için; eşi ...'un vefatı nedeniyle 100.000,00 TL maddi, 90.000,00 TL manevi tazminat, kızı ...'un yaralanması nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminat, ... için; annesi ...'un vefatı nedeniyle 45.000,00 TL (miktar artırımı ile 60.567,48 TL) maddi, 20.000,00 TL manevi ve dava konusu olayda kendisinin yaralanması nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminat, ... için;

annesi ...'un vefatı nedeniyle 40.000,00 TL (miktar artırımı ile 49.025,02 TL) maddi, 20.000,00 TL manevi tazminat, ... ve ... için; gelinleri ...'un vefatı nedeniyle 10.000,00'er TL manevi tazminat olmak üzere davacılar için toplam 185.000,00 TL (miktar artırımı ile 209.592,50 TL) maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden, 165.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla.

Danıştay Onuncu Dairesinin 17/06/2020 tarih ve E:2019/623, K:2020/2053 sayılı bozma kararına uyularak, olay öncesi istihbari bilgi bulunmasına rağmen gerekli güvenlik önlemlerinin alınmayarak güvenlik hizmetinin gereği gibi yürütülmediği, bu nedenle olayda hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle, maddi tazminat yönünden; ...'un vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma zararı karşılığı ...'a 3.789,80 TL, ... ve ...'a ayrı ayrı 1.894,91 TL olmak üzere toplam 7.579,62 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat yönünden;

...'a eşinin hayatını kaybetmesi nedeniyle 20.000,00 TL, kızı ...'un yaralanması nedeniyle 5.000,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL, ...'a annesi ...'un vefatı nedeniyle 20.000,00 TL, kendisinin yaralanması nedeniyle 5.000,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL, ...'a annesi ...'un vefatı nedeniyle 20.000,00 TL, ...'a gelini ...'un vefatı nedeniyle 10.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine,

fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, ... dava esnasında vefat ettiğinden adı geçen davacı yönünden davayı takip hakkı kendilerine geçen mirasçılarının başvurusuna kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hesap bilirkişi raporunun usule uygun olmadığı, yeniden evlenme tarihine kadar destekten yoksun kalma zararı hesaplanmasının hatalı olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yetersiz olduğu, ... yönünden mirasçılarına süre verilmeden verilen işlemden kaldırma kararının hatalı olduğu iddialarıyla İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, olayın meydana gelmesinde hizmet kusuru bulunmadığı, olay terör olayı olduğundan uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun kapsamında çözümlenmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu iddialarıyla İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyize konu kararın kısmen gerekçeli olarak onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

16/09/2010 tarihinde Hakkari ili, Merkez, ... köyü karayolunun 20. km'sinde ... plakalı yolcu minibüsünün geçişi sırasında yola döşenen mayının patlaması sonucu davacılar yakını ...'un vefat etmiş, davacılardan ... ise yaralanmıştır. Davacılar tarafından; olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalardır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.

Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetimi yapılacağından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." kuralına yer verilmiştir.

Bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, özel ve teknik bilgiyi gerektiren uyuşmazlıklarda, İdare Mahkemelerince bilirkişilik kurumuna başvurulması veya mevcut bilirkişi raporunun değerlendirilmesi zorunlu ise de; bilirkişilerce düzenlenen rapora her durumda uyulması zorunluluğu bulunmamaktadır. Diğer bir anlatımla, Mahkemece, raporun yetersiz ya da çelişkili görülmesi üzerine, aynı bilirkişilerden ek rapor istenilebileceği veya başka bilirkişilere yeni bir inceleme yaptırılabileceği gibi; teknik bilgiye sahip bilirkişilerce ortaya konulan tespit ve veriler doğrultusunda (bu tespitler esas alınmak ve bu tespitlerle uyumlu olmak kaydıyla) re’sen bir sonuca varılabileceğinin de kabulü gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

A.Temyize Konu Kararın;

1- Davacı ...'un kızı ...'un yaralanması nedeniyle talep ettiği manevi tazminata ilişkin kısmının;

2-Davacı ...'un annesi ...'un vefatı ve kendisinin yaralanması nedeniyle talep ettiği manevi tazminata ilişkin kısmının;

3- Davacı ...'un gelini ...'un vefatı nedeniyle talep ettiği manevi tazminata ilişkin kısmının;

4- Davacı ...'un annesi ...'un vefatı nedeniyle talep ettiği manevi tazminata ilişkin kısmının;

5- Davacı ... yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin kısımlarının incelenmesi:

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın yukarıda belirtilen kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Bununla birlikte, İdare Mahkemesince, yukarıda belirtilen kısımlar yönünden, Dairemizin E:2021/4618 sayılı dosyasında bulunan Emniyet Genel Müdürlüğünün bila tarih ve ... sayılı bilgi notunda, olay öncesinde söz konusu yolda terör örgütü mensuplarınca saldırı yapılacağına ilişkin istihbari bilgi bulunduğunun belirtilmesinin yanında, olayla ilgili olarak düzenlenen 2011/29 sayılı Fezlekede, olaydan önce geçici güvenlik korucularının mevzilendikleri mevzinin patlama noktasına 1400 m. mesafede bulunduğu ve noktanın mevziden çıplak gözle görülebildiği de belirtildiğinden,

mevziye oldukça yakın bir noktada yolda saldırı yapılacağına ilişkin istihbari bilgi de bulunmasına rağmen idarece gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı, bu nedenle olayda hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle, davanın karara bağlanması gerekirken, olay öncesi istihbari bilgi bulunmasına rağmen gerekli güvenlik önlemlerinin alınmayarak güvenlik hizmetinin gereği gibi yürütülmediği, bu nedenle olayda hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle karar verilmesinde neticesi itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.

B. Temyize Konu Kararın, davacılar ..., ... ve ...'un maddi tazminat istemlerine ilişkin kısımlarının incelenmesi:

Hükme esas alınan 29/01/2018 kayıt tarihli hesap raporunda, müteveffanın gelirinin 6 pay olacağı, 2'sini kendisine, 2'sini eşine, 1'ini çocuklarına ayıracağı, çocukların destekten yararlanma sürelerinin erkek çocuklarda 18, kız çocuklarda 22 yaşına geldiklerinde sona ereceği varsayılarak hesaplama yapıldığı görülmektedir.

Öte yandan, temyize konu kararda; davacı ... dava esnasında yeniden evlendiğinden, ilk eşi ...'un ev hanımı olması nedeniyle ikinci eşin de davacılara en az ev hanımı düzeyinde bir destek sağlayacağı varsayımıyla destekten yoksun kalma zararının hem ... hem de çocukları ... ve ... için ...'un yeniden evlenme tarihine kadar hesaplanması gerektiği belirtilmiş, hesap raporu bu yönden dikkate alınmayarak yeniden tazminat hesabı yapılmıştır.

Öncelikle hesap raporunda, davacılara ödenecek destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken desteğin vefat tarihinde hayatta olmaları kaydıyla bakiye ömürlerinin sonuna kadar anne ve babasına da pay ayıracağı hususu dikkate alınmamıştır. Bu paylaşım yapılırken desteğin kendisine 2 pay, eşine 2 pay (yeniden evlenmiş ise yeni evlilik tarihine kadar pay ayrılmalıdır.), çocuklarının her birine 1'er pay (destek süresi sona eren çocuk bakımından destek payı hesaplanmamalıdır.), anne ve babasına 1'er pay ayrılarak tazminat miktarının hesaplanması gerekirken, anne ve babaya pay ayrılmadan destekten yoksun kalma zararı hesabı yapılmasında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Bunun yanında, dava esnasında davacı ...'un yeniden evlenmesinin sadece kendisi yönünden destekten yoksun kalma zararını sonlandıracağı, davacı çocuklar, ... ve ...'un bu evlilik nedeniyle destek ihtiyacının ortadan kalkmayacağı açıktır. Bu nedenle, davacı çocuklar ... ve ...'un destekten yoksun kalma zararlarının davacı ...'un yeniden evlenme tarihine kadar hesaplanmasında da hukuki isabet bulunmamaktadır.

Ayrıca belirtmek gerekir ki, bu karar üzerine İdare Mahkemesince yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenecek hesap raporunda, ...'un destek ihtiyacının ortadan kalktığı tarihten itibaren (yeniden evlenme tarihi) adı geçenin payının tüm destek ihtiyacı bulunanlara dağıtılamayacağı, gruplar arası pay geçişi kuralı gereğince yalnızca çocuklarına dağıtılarak hesap yapılacağı da açıktır.

Öte yandan, ülkemiz şartları dikkate alındığında, belli bir gelire sahip ailelerin, rapor tarihi itibarıyla öğrenim gören çocuklarının kız-erkek ayrımı yapılmaksızın yüksek öğrenime devam edeceği, dolayısıyla 25 yaşını doldurduğu tarihe kadar destekten yoksun kaldıkları kabul edilmelidir. Buna göre, davacılar ... ve ... için yüksek öğrenime devam edecekleri varsayılarak 25 yaşına kadar destekten yoksun kalma zararı hesaplanması gerekirken, kız çocukları için 22 yaşına kadar hesap yapılmasında da hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Bu itibarla, İdare Mahkemesince, adı geçen davacıların maddi tazminat istemleri hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

C. Temyize Konu Kararın, davacı ...'un eşi ...'un vefatı nedeniyle talep ettiği manevi tazminata ilişkin kısmının incelenmesi:

Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır.

Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır.

Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.

Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.

Temyize konu kararda davacı ... lehine eşinin vefatı nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş ise de; dava konusu olayın davacı üzerinde yarattığı etki ve yaşadıkları sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda; İdare Mahkemesince davacı için takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı görülmektedir.

Bu itibarla, İdare Mahkemesince, davacı ... lehine eşinin vefatı nedeniyle yeniden manevi tazminatın takdir edilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,

2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının;

A. Davacı ...'un kızı ...'un yaralanması nedeniyle talep ettiği manevi tazminata ilişkin kısmının, davacı ...'un annesi ...'un vefatı ve kendisinin yaralanması nedeniyle talep ettiği manevi tazminata ilişkin kısmının, davacı ...'un gelini ...'un vefatı nedeniyle talep ettiği manevi tazminata ilişkin kısmının, davacı ...'un annesi ...'un vefatı nedeniyle talep ettiği manevi tazminata ilişkin kısmının, davacı ... yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin kısımlarının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,

B. Davacılar ..., ... ve ...'un maddi tazminat istemlerine ilişkin kısmının BOZULMASINA,

C. Davacı ...'un eşi ...'un vefatı nedeniyle talep ettiği manevi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA,

3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2022/3252, K. 2024/3973, 14 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Yargılama Süreci
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/3252
Karar No
2024/3973
Tarih
14 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2022/3271 K.2024/4100
  • Danıştay 7. Daire E.2022/3275 K.2024/4071
  • Danıştay 3. Daire E.2022/3326 K.2024/5351
  • Danıştay 7. Daire E.2022/3336 K.2024/4229
  • Danıştay 7. Daire E.2022/3337 K.2024/4146
  • Danıştay 7. Daire E.2022/3343 K.2024/4187

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.