İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2022/4053 K.2022/3789

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla.

Esas2022/4053Karar2022/3789Tarih14 Eylül 2022Okuma13 dk · 2.514 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/4053 E., 2022/3789 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
14 Eylül 2022
Esas No
2022/4053
Karar No
2022/3789
Temyiz eden (davacı)
…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
…Valiliği
Vekili
Av. …
İstemin_konusu
…Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Davanın_konusu
Davacı tarafından; özel güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayken …belge no.lu silahsız özel güvenlik görevlisi kimlik kartının (çalışma izninin) iptal edilmesine ve silahlı/silahsız özel güvenlik görevlisi olmasının uygun görülmemesine ilişkin Erzurum Valiliği Özel Güvenlik Komisyonunun …tarihli ve …sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.514 kelime·13 dk okuma·8 bölüm

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla.

5188 sayılı Kanun hükümlerine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile, özel güvenlik görevlilerinin, uyuşturucu ve uyarıcı madde suçlarından mahkum olmaması gerektiği, uyuşmazlık konusu olayda, davacının …Sulh Ceza Hakimliğinin E:…sayılı dosyasında, 'Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak' suçundan hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulandığı,.

Asliye Ceza Mahkemesinin E:…sayılı dosyasında aynı suçtan 10 ay hapis cezası verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, …Sulh Ceza Hakimliğinin E:…sayılı dosyasında uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediğinin sabit görüldüğü ve 25 gün hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, ancak daha sonra,.

Asliye Ceza Mahkemesinin E:…sayılı dosyasında davacıya bu suçtan verilen 25 günlük hapis cezasının açıklandığı, yine …Asliye Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında aynı suçtan verilen 2 ay 15 günlük hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, bu durumda, davacının özel güvenlik görevlilerinde aranılan "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile, özel güvenlik görevlilerinin, uyuşturucu ve uyarıcı madde suçlarından mahkum olmaması" şartını kaybettiği, zira, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediğinin sabit görüldüğü ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmakla;

davacının 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinde aranılan şartları kaybettiğinden bahisle 2015/321 belge nolu silahsız özel güvenlik kimlik belgesinin ve özel güvenlik görevlisi çalışma izninin iptal edilmesine ve silahlı/silahsız özel güvenlik görevlisi olmasının uygun görülmemesine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu …İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından; ...

İl Sağlık Müdürlüğünde özel güvenlik görevlisi olarak çalışmakta iken kimlik kartının iptal edildiği, işlemin yasal dayanağının bulunmadığı, 5188 sayılı Kanun'un aradığı şatları taşıdığı, soruşturma süresince kendisine bilgi verilmediği gibi savunma hakkı da tanınmadığı, hak arama hürriyetinin kısıtlandığı, alkollü araç kullandığı iddiasıyla açılan ceza davası sebebiyle işlem tesis edildiğini tesadüfen öğrendiği, 5188 sayılı Kanun'un 10. ve 11. maddelerine göre alkollü araç kullanımı sebebiyle kovuşturma altında bulunmamak şartının özel güvenlik görevlilerinde aranılacak şartlar arasında yer almadığı,

diğer suçlar açısından ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hakkında açıklanmış bir mahkumiyet kararı bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı ...

İl Sağlık Müdürlüğünde …no.lu belge ile silahsız özel güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayken hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde, 31/01/2014 tarihinde işlediği "kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak" suçundan …Asliye Ceza Mahkemesince …tarih ve E:…, K:…sayılı karar ile 10 ay hapis cezası ile cezalandırılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 21/10/2014 tarihinde kesinleştiği, 31/01/2014 tarihinde "alkol ve uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma" suçundan …(Kapatılan).

Sulh Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile 25 gün hapis cezası ile cezalandırılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 02/05/2014 tarihinde kesinleştiği, 15/05/2018 tarihinde işlenen “alkol ve uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma" suçundan …Asliye Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, cezanın ertelenmesine karar verildiği,

kararın 19/03/2019 tarihinde kesinleştiği, …Asliye Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…sayılı yazısıyla sanığın 5 yıllık denetim süresi içinde yeniden suç işlediğinden bahisle, 19/03/2019 tarihinde kesinleşen karar gereği ihbarda bulunulması üzerine. Asliye Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile açıklanması geri bırakılan …(Kapatılan).

Sulh Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı hükmü açıklanarak 25 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve Türk Ceza Kanunu'nun 50. ve 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği tespit edilmiştir.

Bu doğrultuda söz konusu tespitlere istinaden davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu olumsuz değerlendirilerek Erzurum Valiliği Özel Güvenlik Komisyonunun …tarih ve …sayılı kararı ile silahsız özel güvenlik görevlisi kimlik kartı iptal edilmiş olup, söz konusu işlemin 09/12/2019 tarihinde tebliği üzerine işbu dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un "Özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar" başlıklı 10. maddesinde, "Özel güvenlik görevlilerinde aşağıdaki şartlar aranır: a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak. b) Silahsız olarak görev yapacaklar için en az sekiz yıllık ilköğretim veya ortaokul; silahlı olarak görev yapacaklar için en az lise veya dengi okul mezunu olmak. c) 18 yaşını doldurmuş olmak. d) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile.

1) Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak.

2) Affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçları, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve fuhuş suçlarından mahkûm olmamak.

3) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarından dolayı hakkında devam etmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma bulunmamak. f) Görevin yapılmasına engel olabilecek vücut ve akıl hastalığı ile engelli bulunmamak. g) 14 üncü maddede belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla tamamlamış olmak. h) Güvenlik soruşturması olumlu olmak." hükmü.

"Çalışma izni" başlıklı 11. maddesinin, 680 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (680 sayılı KHK) 70. maddesi ile değişik 1. fıkrasında, "Özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilecekler (...) hakkında valilikçe güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılır.

Soruşturma sonucu olumlu olanlara, bu Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla bitirmiş olmak şartıyla, valilikçe çalışma izni verilir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması bir ay içinde tamamlanır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması her kimlik verilmesi veya ihtiyaç duyulması halinde yenilenir. (...)" hükmü.

4. fıkrasında, "Yönetici veya özel güvenlik görevlisi olabilme şartlarını taşımadığı veya bu şartlardan herhangi birini sonradan kaybettiği tespit edilenlerin kimliği iptal edilir.

" hükmü yer almaktadır.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" başlıklı 231. maddesinin 1. fıkrasında, sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan cezanın 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası olması halinde mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği.

8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın, beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulacağı. 10. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceği.

11. fıkrasında da, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı kurallarına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Uyuşmazlıkta, davacının, 2015 tarihinde aldığı özel güvenlik görevlisi kimlik kartının 5 yıllık süresi içerisinde, hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda, 31/01/2014 tarihinde işlediği "kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak" suçundan …Asliye Ceza Mahkemesince …tarih ve E:…, K:…sayılı karar ile 10 ay hapis cezası ile cezalandırılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin, söz konusu kararın 21/10/2014 tarihinde kesinleştiğinin, 31/01/2014 tarihinde "alkol ve uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma" suçundan …(Kapatılan).

Sulh Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile 25 gün hapis cezası ile cezalandırılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin, söz konusu kararın 02/05/2014 tarihinde kesinleştiğinin, 15/05/2018 tarihinde işlenen “alkol ve uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma" suçundan …Asliye Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığının, cezanın ertelenmesine karar verildiğinin, kararın 19/03/2019 tarihinde kesinleştiğinin, …Asliye Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…sayılı yazısıyla sanığın 5 yıllık denetim süresi içinde yeniden suç işlediğinden bahisle,

19/03/2019 tarihinde kesinleşen karar gereği ihbarda bulunulması üzerine. Asliye Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile açıklanması geri bırakılan …(Kapatılan). Sulh Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı hükmü açıklanarak 25 gün hapis cezası ile cezalandırıldığının ve Türk Ceza Kanunu'nun 50. ve 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiğinin tespit edilmesi üzerine silahsız özel güvenlik görevlisi kimlik kartı iptal edilmiştir.

Dava konusu uyuşmazlık, "alkol ve uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma" suçlarından 2014 yılında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5 yıllık denetim süresi içerisinde 15/05/2018 tarihinde "alkol ve uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma" suçunun işlendiği gerekçesiyle kaldırılarak hükmün açıklanmasına karar verilmesi yönündeki …Asliye Ceza Mahkemesinin E:…, K:…sayılı kararının davacı yönünden nasıl değerlendirileceği ve 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında bu durumun, özel güvenlik görevlisi olmaya engel olan durumlardan olup olmadığından kaynaklanmaktadır.

Bu nedenle; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesi açısından nasıl değerlendirilmesi gerektiği açıklığa kavuşturulmalıdır.

5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231. maddesinin 5. fıkrasında "hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında hiçbir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder." hükmü bulunsa da denetim süresi içerisinde kasten bir suç işlenmesi durumunda hükmün açıklandığı ve kişiler hakkında sonuç doğurduğu açıktır.

5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasında yer alan katalog suçları işleyen kişinin özel güvenlik görevlisi olamayacağı tartışmasız olmakla birlikte; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen kişinin beş yıllık denetim süresi içinde kasten herhangi bir suç işlememesi üzerine davanın düşmesi kararı verilmesi haricinde beş yıllık süre içerisinde kasten bir suç işlediği takdirde önceki suça yönelik açıklanmayan hüküm açıklanarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmektedir.

Somut olayda davacının 2014 yılında işlediği "alkol ve uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma" suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı üzerine 5 yıllık denetim süresi içerisinde 15/05/2018 tarihinde yeniden aynı suçu işlemesi ve cezalandırılması nedeniyle daha önce açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı, bu kapsamda da davacı hakkında açıklanmamış bir hüküm bulunduğundan söz edilemeyeceği gibi …Asliye Ceza Mahkemesinin davacı hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına ve davacının 25 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 28/06/2019 tarihli kararının dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle işlem tarihinde de hakkında işlediği yeni katalog suçtan açılan bir kovuşturma bulunmaktadır.

Davacı tarafından işlediği suçun "alkol ve uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma" suçu olduğu, söz konusu suçun Kanunda düzenlenen katalog suçlardan olmadığı, bu sebeple işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

Özel güvenlik görevlileri, koruma ve güvenliğini sağladıkları alanlara girmek isteyenleri duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini arama, 5271 sayılı Kanun'un 90. ve 168. maddelerine göre yakalama, görev alanında haklarında yakalama emri veya mahkumiyet kararı bulunan kişileri yakalama ve arama, yangın, deprem gibi tabii afet durumlarında ve imdat istenmesi halinde görev alanındaki işyeri ve konutlara girme - genel kolluk kuvvetlerine derhal bildirme şartıyla- aramalar sırasında suç teşkil eden veya delil olabilecek ya da suç teşkil etmemekle birlikte tehlike doğurabilecek eşyayı emanete alma, zor kullanma, silah taşıma ve bulundurma gibi yetkilere sahiptir.

Dolayısıyla 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinde yapılan düzenlemeler çerçevesinde getirilen sınırlamanın, özel güvenlik görevlilerinin yerine getirdiği görevin niteliği ve sahip olduğu yetkiler gözetilerek özel güvenlik görevlilerine karşı bireylerin ve toplumun güven duygusu içinde yaklaşmaları sağlanarak, kamu güvenliğinin ve düzeninin korunması biçimindeki meşru amaca yönelik olduğu anlaşılmaktadır.

Anayasa'nın 5. maddesine göre de kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak devletin temel amaç ve görevlerindendir. Kişinin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamanın ön koşulu kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin tesisidir. Kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin sağlanmadığı bir ortamda hak ve özgürlüklerden gereği gibi yararlanılması mümkün değildir.

Bu kapsamda devletin hak ve özgürlükleri koruma ödevinin yanında kamu düzenini ve kamu güvenliğini sağlama görevi de bulunmaktadır.

Bu açıdan, özel güvenlik hizmetlerinin yukarıda sayılan niteliği gereği Kanunda özel güvenlik görevlileri hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarından dolayı devam etmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma bulunmamak şartının arandığı, kanun koyucu tarafından uyuşturucu ve uyarıcı madde ile bağlantılı suçlar tek tek sayılmadan genel olarak uyuşturucu ve uyarıcı madde suçları denilmek suretiyle bir çerçeve çizildiği, uyuşturucu ve uyarıcı madde etkisindeyken işlenen suçların genelinin söz konusu bu Kanun kapsamda değerlendirilmesi gerektiği açıktır.

Bu itibarla işlem tarihinde davacı hakkında uyuşturucu ve uyarıcı madde etkisinde araç kullanma fiiline yönelik suç isnadı ile yürütülen ceza kovuşturması bulunduğunun açık olduğu, yukarıda anılan Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında bulunan, uyuşturucu ve uyarıcı madde suçlarından dolayı hakkında devam etmekte olan ceza kovuşturması bulunduğu, yargılandığı dava sonucunda daha önce açıklanmayan hüküm açıklanarak hapis cezası verildiği, bu nedenlerle davacının kimlik kartının iptaline ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

Diğer taraftan, dava konusu işlemin bir diğer sebep unsurunun davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının işlenen suçlardan dolayı olumsuz değerlendirilmesi olduğu görülmektedir.

İşlemin sebeplerinden biri olan güvenlik soruşturması açısından, 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (h) bendinde düzenlenen "güvenlik soruşturması olumlu olmak" şartı Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarih ve E:2021/42 K:2022/45 sayılı kararı ile "Mülga 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden" iptal edilmiş, söz konusu karar 30/06/2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Anılan iptal hükmünün işleme etkilerinin ne olacağı hususuna gelince, söz konusu iptal kararının, 5188 sayılı Kanun'da düzenlenen güvenlik soruşturmasının olumlu olması koşulunun iptali yönünde olmayıp, mülga 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturmaları ile sınırlı olarak verildiği, davalı idare tarafından, işlemin sebep unsuru olarak, davacının kanunen özel güvenlik görevlisi olmasına engel teşkil edecek bir suçtan mahkum olması neticesinde güvenlik soruşturmasının olumsuz değerlendirildiği gösterilmektedir.

5188 sayılı Kanun'un çalışma şartlarını düzenleyen 10. maddesinde hangi ceza mahkemesi mahkumiyet kararlarının ve hangi suçlardan soruşturma ve kovuşturma altında bulunmanın özel güvenlik görevlisi olmaya engel olduğunun belirlendiği ve 11. maddesinde çalışma izni verileceklere ilişkin koşullara yer verildiği, söz konusu şartların yanında ayrıca güvenlik soruşturması olumlu olmak şartının da sağlanmasının arandığı,

dolayısıyla Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının işlemin yasal dayanağının kalmadığı şeklinde yorumlanamayacağı, zira işlemin sebeplerinden birinin dayanağının Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş olmasının diğer sebebin iptali sonucunu doğurmayacağı, Anayasa Mahkemesi kararı ile 4045 sayılı Kanuna dayalı olarak yapılan güvenlik soruşturmaları açısından verilen iptal kararı dava konusu işlemin sadece bir sebebini hukuka aykırı hale getirmiş olsa da diğer sebep açısından işlemin hukuka ve mevzuata uygun bulunduğu,

başka bir ifadeyle, Kanunda sayılan suçtan derdest kovuşturmanın bulunması hasebiyle güvenlik soruşturmasına yönelik verilen iptal kararının işlemi hukuka aykırı kılmayacağı açıktır.

Bu nedenle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,

2. Davanın reddine ilişkin …İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,

3. Adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/09/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2022/4053, K. 2022/3789, 14 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/4053
Karar No
2022/3789
Tarih
14 Eylül 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 12. Daire E.2022/4059 K.2022/4424
  • Danıştay 12. Daire E.2022/4061 K.2022/4412
  • Danıştay 12. Daire E.2022/4064 K.2022/4419
  • Danıştay 10. Daire E.2022/4065 K.2022/4208
  • Danıştay 10. Daire E.2022/4068 K.2022/3747
  • Danıştay 12. Daire E.2022/4072 K.2022/4422

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.