İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2022/482 K.2025/3964

2- ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ...

Esas2022/482Karar2025/3964Tarih22 Eylül 2025Okuma10 dk · 1.946 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/482 E., 2025/3964 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
22 Eylül 2025
Esas No
2022/482
Karar No
2025/3964
Temyiz eden (davacılar)
1- ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.946 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

2- ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA

VEKİLİ

1. Huk. Müş. Yrd. V. ...

2- ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, murisleri ...'in 11/05/2013 tarihinde Hatay ili, Reyhanlı ilçesinde meydana gelen terör saldırısında yaralanmasında ve akabinde patlama esnasında ciğerlerine dolan gaz nedeniyle akciğer kanserine yakalanarak vefat etmesinde idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık; eşi ... için 1.500,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, çocukları ..., ..., ... için ayrı ayrı 500,00 TL maddi, 70.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle, maddi tazminat yönünden.

Adli Tıp Kurumu raporunda davacılar murisinin yaralanması ile ölümüne giden süreç arasında arasında illiyet bağı bulunmadığı belirtildiğinden, eş için talep edilen destekten yoksun kalma zararı ile kanser teşhisinin ilk defa konulduğu 25/12/2013 tarihinden sonraki dönemde oluşan geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinden kaynaklanan maddi zararların karşılanmasının mümkün olmadığı,

ancak patlama olayının meydana geldiği tarih ile kanser teşhisinin ilk defa konulduğu 25/12/2013 tarihi arasında yapılan tedavi giderleri ile geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararların karşılanması gerektiği, bu döneme ilişkin tedavi giderlerinin Reyhanlı Kaymakamlığı tarafından karşılandığı, bu nedenle sadece bu döneme dair geçici iş göremezlik zararının karşılanması gerektiği gerekçesiyle, davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile,

1.388,64 TL'lik maddi tazminatın dava dilekçesindeki talep oranı dikkate alınarak eşi ...'e 555,46 TL'sinin, çocuğu ...'e 277,73 TL'sinin, çocuğu ...'e 277,73 TL'sinin, çocuğu ...'e 277,73 TL'sinin idareye başvuru tarihi olan 18/11/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat yönünden;

davacılar murisi ...'in söz konusu patlamada yaralanması ve sonrasında gördüğü tedaviler nedeniyle davacıların manevi zarara uğradığının açık olduğu gerekçesiyle, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile eşi ... için 10.000,00 TL, çocukları olan diğer davacılar için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 18/11/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte adı geçen davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...

İdari Dava Dairesince; davalı idarelerin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmının kaldırılmasına, patlama olayının gerçekleştiği tarih ile, kanser teşhisinin ilk defa konulduğu 25/12/2013 tarihleri arasında yapılan tedavi giderleri ile geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararlar ve manevi tazminat istemleri yönünden; müteveffa ...'in istirahat raporunun bitimi olan 04/12/2013 tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde ve en geç 03/12/2014 tarihine kadar ilgili idareye başvurulması,

başvuru neticesinde tesis edilecek işleme göre işlemin tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde dava açılması gerekirken; bu tarihten çok sonra zararların tazmini istemiyle 18/11/2015 tarihli dilekçe ile yapılan ve dava açma süresini canlandırma olanağı bulunmayan başvuru neticesinde açılan bu davanın süresinde açılmadığı, öte yandan, davacılar yakını ...'in patlama sırasında yaralanması ve akabinde akciğer kanserine yakalanarak vefat etmesi arasında illiyet bağının bulunmadığı Adli Tıp Kurumu raporundan anlaşıldığından,

davacılar yakının akciğer kanseri sonucu vefat etmesine bağlı olarak eş için talep edilen destekten yoksun kalma zararı ile kanser teşhisinin ilk defa konulduğu 25/12/2013 tarihinden sonraki süreç için talep edilen geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinden kaynaklanan maddi zararların davalı idarelerce tazminine imkan bulunmadığı gerekçesiyle, kabule ilişkin kısım yönünden davanın süre aşımı yönünden reddine, davacıların istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, eylemin idariliğinin öğrenilmesinin olayla ilgili olarak kamu görevlileri hakkında açılan ceza davasından haberdar olmaları ile mümkün olduğu, bakılan davada süre aşımı bulunmadığı iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi ile temyize konu kararın kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacılar murisi ... 11/05/2013 tarihinde Hatay ili, Reyhanlı ilçesinde meydana gelen terör olayında yaralanmıştır. ...'in yaralanmasının üzerinden bir müddet geçtikten sonra 25/12/2013 tarihinde akciğer kanserine yakalandığı anlaşılmıştır. Davacılar murisi 13/05/2015 tarihinde vefat etmiştir.

Davacılar tarafından, murisleri ...'in 11/05/2013 tarihinde Hatay ili, Reyhanlı ilçesinde meydana gelen terör saldırısında yaralanmasında ve akabinde patlama esnasında ciğerlerine dolan gaz nedeniyle akciğer kanserine yakalanarak vefat etmesinde idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık;

eşi ... için destekten yoksun kalma, murisinin geçici iş göremezlik zararı ve tedavi gideri karşılığı 1.500,00 TL maddi, murisinin yaralanması ve akabinde ölümüne giden süreç karşılığı 100.000,00 TL manevi, çocukları ..., ..., ... için, murislerinin geçici iş göremezlik zararı ve tedavi gideri karşılığı ayrı ayrı 500,00 TL maddi, murislerinin yaralanması ve akabinde ölümüne giden süreç karşılığı ayrı ayrı 70.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı Kanun'un (ön karar tarihinde yürürlükte olan haliyle) 13. maddesinin 1. fıkrasında; " İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir." hükmü düzenlenmiştir.

Maddede yer alan, idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davası açılabilmesi için, zarara sebep olan eylemin idariliğinin ve maddi olay ile yol açtığı zararın kesin olarak ortaya çıkması zorunludur.

Bu itibarla; ancak zararın varlığı, niteliği ve esaslı unsurları hakkında bir dava açmaya, o davayı ciddi ve objektif bir şekilde desteklemeye, gerekçelerini göstermeye elverişli yeterli hal ve şartların öğrenilmesi halinde zararın öğrenilmiş sayılacağının kabulü gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

A.Temyize Konu Kararın, İdare Mahkemesi Kararının; Davacılar Murisine Kanser Teşhisinin Konulduğu 25/12/2013 Tarihinden Sonra Uğranıldığı İddia Edilen Geçici İşgöremezlik, Tedavi Gideri Zararı ve Vefat Sebebiyle Destekten Yoksun Kalma Zararına İlişkin Maddi Tazminat İstemlerinin Reddine Yönelik Kısmına İlişkin Davacıların İstinaf Başvurusunun Gerekçeli Olarak Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:

Bölge İdare Mahkemesince, patlamanın terör olayı olduğu ve olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, ancak; davacının yaralanmasında maddi zararlar yönünden idarenin sosyal risk ilkesi çerçevesinde 5233 sayılı Kanun'a göre sorumluluğunun bulunduğu, fakat davacıların yukarıda belirtilen zararlarının olayla illiyet bağının kurulamadığı gerekçesiyle, bu kısım yönünden davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekirken; temyize konu karar ile farklı gerekçeyle davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinde neticesi itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.

B. Temyize Konu Kararın, Patlama Olayının Gerçekleştiği 11/05/2013 Tarihi ile Davacılar Murisine Kanser Teşhisinin Konulduğu 25/12/2013 Tarihleri Arasında Yapılan Tedavi Giderleri İle Geçici İş Göremezlikten Kaynaklanan Zararlar ve Manevi Tazminat İstemleri Yönünden Davalı İdarelerin İstinaf Başvurularının Kabulü, Davanın Süre Aşımı Yönünden Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:

Dava konusu olayın bir terör olayı olduğu ve bu olay nedeniyle davacılar murisinin yaralandığı, bakılan davanın genel hükümler kapsamında açıldığı anlaşıldığından, davacıların tazminat istemlerinin başvuru süresi olarak 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.

Uyuşmazlıkta, davacıların tazminat istemiyle idareye başvuru yaptıkları 18/11/2015 tarihinde, olayda ihmali bulunduğu iddia edilen kamu görevlileri hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yürütülen ceza davasının derdest olduğu ve anılan dosyada ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ...

Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kesinleştiği, bu haliyle idareye başvuru tarihinde davacıların dava açmaya elverişli yeterli hal ve şartları öğrendiğinden söz edilemeyeceği, 11/05/2013 tarihinde meydana gelen olayın ardından, 18/11/2015 tarihinde yapılan başvurunun reddi üzerine açılan davada, yukarıda belirtilen zararlar yönünden süre aşımı bulunmadığı anlaşıldığından, davanın yukarıda belirtilen zararlar yönünden süre aşımı gerekçesiyle reddine ilişkin temyize konu ...

Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Nitekim, aynı olayda vefat eden başka bir kişinin yakını tarafından ölüm olayı nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini talebiyle açılan tam yargı davasında davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin olarak verilen ve kesinleşen kararın ardından davacı tarafından mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuruda bulunulması üzerine Anayasa Mahkemesince verilen 18/09/2024 tarih ve Başvuru No:2021/5135 sayılı kararda, "...idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebiyle açılan tam yargı davasında idarenin tazminle yükümlü tutulabilmesi için ortada idari eylem ve zarar olmalı,

ayrıca zararla idari eylem arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Söz konusu eylemlerin idariliği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yapılmasıyla birlikte ortaya çıkarken bazen de çok sonra değişik araştırma, inceleme ve hatta ceza yargılamaları sonucu ortaya çıkabilmektedir (Leyla Bitik ve diğerleri, B. No: 2019/24350, 16/3/2023, § 52).

22. İdariliğin veya meydana gelen zararın ya da aralarındaki illiyet bağının eylemden sonra anlaşıldığı veya ortaya konulabildiği durumlarda dava açma süresinin hak sahibinin henüz dava hakkının doğduğundan haberdar olmadığı ve somut şartlar çerçevesinde haberdar olduğunun kabulünü haklı kılan nedenlerin bulunmadığı bir dönemde işlemeye başlaması dava hakkının varlığını anlamsız kılıp ölçülülük ilkesini zedeleyebilir. Bu nedenle eylemin idariliğinin veya yol açtığı zararın ya da illiyet bağının eylemden sonra anlaşıldığı veya ortaya konulabildiği durumlarda dava açma süresinin bu tarihlerden sonra başlayacağı kabul edilmektedir (çok sayıda karar arasından bkz. Şeyma Kayaoğlu, B. No: 2014/5491, 5/7/2017, § 55).

23. Somut olayda ölümün 11/5/2013 tarihinde meydana gelen terör saldırısı sonucu gerçekleştiği konusunda tereddüt bulunmamaktadır ancak olayda idarenin kusuru olması durumunun İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan inceleme, akabinde gerçekleşen soruşturma izni verilmesi işlemleri ve olayda ihmali/kusuru olduğu düşünülen emniyet görevlileri hakkında 19/1/2015 tarihinde açılan ceza davası ile açığa çıktığı görülmüştür.

Dolayısıyla başvurucunun anılan süreçten önce ölüm olayına sebebiyet veren olguya dair ihmale, eylemsizliğe ve dolayısıyla eylemin idariliğine ilişkin bir bilgiye, veriye sahip olmadığı anlaşılmıştır.

Bu bağlamda başvurucunun, yakınlarının ölümüne neden olan terör saldırısında idarenin kusur doğurabilecek eylemsizliğini (önlem almama hâli) ve zararla idari eylemsizlik arasında illiyet bağı olduğunu ölüm olayıyla derhâl öğrendiğinden söz edilemez (benzer yöndeki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi değerlendirmesi için bkz. Kurşun/Türkiye, B. No: 22677/10, 30/10/2018, §§ 101-106).

24. Bu itibarla başvurucunun olayın gerçekleştiği 11/5/2013 tarihi esas alınarak uğradığı zararla ilgili idari başvuru yapmak suretiyle dava açmasının beklenmesi başvurucuya orantısız bir külfet yüklemektedir.

25. Bu hâle göre İdare Mahkemesinin dava açma süresinin başlangıç tarihine ilişkin yorumunun başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik katı bir yorum olduğu ve bu yorumun başvurucunun mahkemeye erişim hakkını aşırı derecede güçleştirerek neredeyse imkânsız hâle getirdiği değerlendirilmiştir. Bu nedenle davanın süre aşımından reddedilmesi suretiyle başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahalenin ölçüsüz olduğu sonucuna varılmıştır.

26. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir...." şeklinde tespitlere yer verilmiştir.

Bu itibarla, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacıların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,

2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının;

A. İdare Mahkemesi Kararının; Davacılar Murisine Kanser Teşhisinin Konulduğu 25/12/2013 Tarihinden Sonra Uğranıldığı İddia Edilen Geçici İşgöremezlik, Tedavi Gideri Zararı ve Vefat Sebebiyle Destekten Yoksun Kalma Zararına İlişkin Maddi Tazminat İstemlerinin Reddine Yönelik Kısmına İlişkin Davacıların İstinaf Başvurusunun Gerekçeli Olarak Reddine İlişkin Kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile oy çokluğuyla ONANMASINA,

B. Patlama Olayının Gerçekleştiği 11/05/2013 Tarihi ile Davacılar Murisine Kanser Teşhisinin Konulduğu 25/12/2013 Tarihleri Arasında Yapılan Tedavi Giderleri İle Geçici İş Göremezlikten Kaynaklanan Zararlar ve Manevi Tazminat İstemleri Yönünden Davalı İdareler İstinaf Başvurularının Kabulü, Davanın Süre Aşımı Yönünden Reddine İlişkin Kısmının oy birliğiyle BOZULMASINA,

3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/09/2025 tarihinde, kesin olarak karar verildi.

(X) - KARŞI OY

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının; davacılar murisine kanser teşhisinin konulduğu 25/12/2013 tarihinden sonra uğranıldığı iddia edilen geçici işgöremezlik, tedavi gideri zararı ve vefat sebebiyle destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine yönelik kısmına ilişkin davacıların istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin kısmının davacılar murisinin yaralanmasına sebep olan olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle onanması gerektiği oyuyla, Daire kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.

Danıştay 10. Daire, E. 2022/482, K. 2025/3964, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Yargılama Süreci
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. (X) - Karşı Oy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/482
Karar No
2025/3964
Tarih
22 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2022/515 K.2025/7014
  • Danıştay 6. Daire E.2022/523 K.2025/4148
  • Danıştay 6. Daire E.2022/525 K.2025/4413
  • Danıştay 10. Daire E.2022/542 K.2025/3916
  • Danıştay 12. Daire E.2022/546 K.2025/4033
  • Danıştay 10. Daire E.2022/564 K.2025/3549

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.