İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2022/815 K.2025/2288

2- ... 3- ...

Esas2022/815Karar2025/2288Tarih29 Nisan 2025Okuma10 dk · 1.978 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/815 E., 2025/2288 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
29 Nisan 2025
Esas No
2022/815
Karar No
2025/2288
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Temyiz eden (davalı)
... Bakanlığı
Vekili
Av. ...
Müdahiller (davalı yanında)
1- ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.978 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

2- ... 3- ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacı vekili tarafından, Akhisar ... Tipi Ceza ve İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan müvekkilinin makatta kanama şikayeti ile başlayan süreçte kolon kanserinin geç teşhis edilerek tedaviye geç başlanılmasına sebebiyet verilmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık 5.000,00 TL maddi; 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla.

Adli Tıp Kurumu 7. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 21/12/2020 tarihli raporunun irdelenmesi neticesinde; her ne kadar davacının makattan kanama şikayetiyle 04/06/2018 ve 13/06/2018 tarihlerinde yapılan muayenelerinde ilgili doktorlarca kolonoskopi istemini de kapsayacak şekilde önerilerde bulunulduğunun yapılacak adli tahkikatla tespiti halinde "hizmet kusuru" oluşmayacağı yolunda tespitlerde bulunulmuş ise de, idari iş ve işlemlerde ve idari yargı merciilerince yapılacak olan yargılamalarda "yazılılık ilkesinin" esas olduğu dikkate alındığında,

bu aşamada ilgili doktorlarca "kolonoskopi de yaptırması gerektiği hususunda davacıya şifahen önerilerde bulunulup bulunulmadığının" inceleme ve araştırılmasına hukuken imkan ve gerek bulunmadığı, bu haliyle ilgili muayeneler sırasında davacıya kolonoskopi önerilmemiş olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda, aynı bilirkişi raporunda yer verilen "rektal kanamayla gelen bir hastada hemoroid tanısı konulsa dahi, daha yukarı seviyeden bir kanama olabileceği,

bu kanamanın da tümöre ait olabileceği düşünülerek mutlaka kolonoskopi istenmesi gerektiği" yolundaki görüş nazara alındığında ve davalı idare ajanlarınca 04/06/2018 ve 13/06/2018 tarihlerinde yapılan muayenelerinde davacıdan kolonoskopi istenilmemiş olduğunun kabulü gerektiği gözönünde bulundurulduğunda, anılan muayenelerde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, bu haliyle davacıya teşhis konmasının yaklaşık üç ay süre gecikmiş olduğu sonucuna varıldığı,

maddi tazminat istemi yönünden davacı tarafın dava dilekçesinde teşhisin geç yapılması sebebiyle 5.000,00 TL maddi tazminat isteminde bulunmuş ve yukarıda yer verildiği üzere davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle davacıya teşhis konmasının üç ay süre ile gecikmiş olduğu tespit edilmiş ise de; dava dilekçesinde maddi zarar talebine ilişkin somut, ayrıntılı ve hukuken geçerli bilgi ve belgelere yer verilmediğinin görülmesi üzerine 15/04/2021 tarihli ara kararı ile tazmini istenilen maddi zararın niteliğine ilişkin beyanda bulunulmasının ve zararı tevsik edici bilgi ve belgelerin ibrazının istenildiği,

21/04/2021 tarihli beyan dilekçesinde zararın tedavi amaçlı yapıldığı ileri sürülen yol gideri ve sarf malzemesi bedeli ile bakıcı giderlerinden oluştuğu bildirilmesine rağmen yol, sağlık ve bakıcı giderlerine ilişkin zararı tevsik edici bilgi ve belgelerin dava dosyasına yine sunulmadığı, beyanda yer verilen geçici iş göremezlik ve ekonomik geleceğin sarsılması ve kalıcı iş göremezlik zararının tazmini istemlerinin ise; davacıya rektum karsinomu tanısı konulduktan sonra gerekli tedavinin yapılması,

bu süreçte metastatik bir hastalık gelişimi söz konusu olmaması ve davacıya yapılan ilk muayene ile tanı konulması arasında geçen yaklaşık üç aylık sürede (hastalığın ilk muayene edildiği tarihte mevcut olduğu farz edilse dahi) hastalığın gidişatına etki edecek herhangi bir olumsuzluk olmadığının bilirkişi raporu ile ortaya konulmuş olduğu hususları nazara alındığında, davacının maddi tazminat talebinin kabulü gerektirir hukuki koşulların oluşmamış olduğu,

manevi tazminat istemi yönünden her ne kadar davacıya rektum karsinomu tanısı konulduktan sonra gerekli tedavisinin yapıldığı ve bu süreçte metastatik bir hastalık gelişimi söz konusu olmadığı sabit ise de; davacının tanı sürecinin uzaması sebebiyle ağrılı gelişen rahatsızlığa gecikme süresi kadar fazla katlanmak zorunda kaldığı, bir süre hastalığını bilmeden yaşamak durumunda ve teşhisin konulması için daha fazla muayeneye gitmek zorunda kaldığı,

davalı idarenin hizmet kusurunun, hastalığın süresi içinde tespiti halinde hastalığının daha hafif seyredeceği hususunda davacıda haklı şüpheler oluşmasına neden olduğu hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacı lehine 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun düşeceği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararı hukuka ve usule uygun bulunarak tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, kolon kanserinin geç teşhis edilerek tedaviye geç başlanılmasında idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, yapılan operasyon neticesinde bağırsaklarının alınmak durumunda kalındığı, kolostomi torbasıyla yaşadığı, hükmolunan manevi tazminat miktarının son derece düşük olduğu, davalı idare tarafından, ağır hizmet kusurunun varlığı halinde ancak manevi tazminata hükmedilebileceği, tazminatın zenginleşme vasıtası haline getirilemeyeceği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI :Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacı ile davalı yanında müdahiller tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

A) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulü, Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dosyanın incelenmesinden, Akhisar ...

Tipi Cezaevinde hükümlü bulunan davacının 29/05/2018 tarihinde Akhisar Mustafa Kirazoğlu Devlet Hastanesi enfeksiyon hastalıkları polikliniğine başvurduğu, burada kendisine bulaşıcı hastalıklara karşı önlem amacıyla "Hepatit B" aşısı önerildiği, ardından makatta kanama şikayetiyle başvurduğu cezaevi yönetimince 04/06/2018 tarihli sevk işlemi ile Akhisar Mustafa Kirazoğlu Devlet Hastanesi genel cerrahi polikliniğine başvurusunun sağlandığı, yapılan muayenesinde dış hemoroid teşhisiyle medikal tedaviye başlandığı, diyet ve kontrol muayenesi önerildiği,

şikayetlerinin geçmemesi üzerine 13/06/2018 tarihinde tekrar genel cerrahi polikliniğine başvuran davacıya 04/06/2018 tarihinde önerilen medikal tedaviye devam ve yakın takipli tedavi önerildiği, davacının anılan tarihten sonra 07/09/2018 tarihinde aynı şikayetle genel cerrahi polikliniğine başvurduğu, önceki tedavilere rağmen kanama ve ağrı şikayetlerinin geçmediğini bildiren davacıdan kan örneği alınarak rutin kan tetkiklerinin yapıldığı, sonuçların normal çıkması üzerine kanama ve ağrının diğer sebeplerinin bağırsak içi gözlemleme yapılarak tespiti için kolonoskopi girişi yapıldığı,

kolonoskopi biriminde 09/10/2018 tarihinde yapılan girişim sırasında muhtelif alanlarda polipler görüldüğü, şüpheli lezyonlardan biyopsi örnekleri alınarak patoloji labratuvarına gönderildiği, 15/10/2018 tarihli patoloji raporunda orta derecede diferansiye adenokarsinom ve adenamatöz polip tespit edildiğinin görülmesi üzerine 24/10/2018 tarihinde bilgilendirme işlemi ile birlikte tedavi için Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevkinin yapıldığı, akabinde davacı vekili tarafından yapılan başvurusunun 08/01/2019 tarihli işlem ile reddi üzerine davacı vekili tarafından, Akhisar ...

Tipi Ceza ve İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan müvekkilinin makatta kanama şikayeti ile başlayan süreçte kolon kanserinin geç teşhis edilerek tedaviye geç başlanılmasına sebebiyet verilmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık 5.000,00 TL maddi.

500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayda idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 7. Adli Tıp İhtisas Kurulunca hazırlanan ...tarih ve ... karar sayılı raporda; '' rektal kanamayla gelen bir hastada hemoroid tanısı konulsa dahi, daha yukarı seviyeden bir kanama olabileceği, bu kanamanın da tümöre ait olabileceği düşünülerek mutlaka kolonoskopi istenmesi gerekmekle birlikte davacıyı 07/09/2018 tarihinde Genel Cerrahi Polikliniğinde muayene ederek kolonoskopi isteminde bulunan Dr. ...'nun eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, kendisine atfı kabil kusur bulunmadığı,

davacıyı 13/06/2018 tarihinde Genel Cerrahi Polikliniğinde muayene eden Dr. ...'ın düzenlediği epikrizde kolonoskopi istemi olmadığı ancak Dr. ...'ın verdiği ifadesinde hastaya önerilerde bulunduğu ve kolonoskopi de önerdiğini söylediği, 'önerilerde bulunuldu' ifadesinin geniş kapsamlı bir ifade olduğu, bu ifadenin medikal tedavi, diyet tedavisi yada kolonoskopi istemini de kapsayabileceği bilindiğinden epikrizde yazmamakla birlikte hastaya sözlü olarak kolonoskopi önerilmiş olabileceği, bu nedenle kişiye sözel olarak kolonoskopi önerisinde bulunuldu ise kendisine atfı kabil kusur bulunmadığı,

konunun adli tahkikat ile aydınlatılabileceği, davacıyı 04/06/2018 tarihinde Genel Cerrahi Polikliniğinde muayene eden Dr....'in düzenlediği epikrizde kolonoskopi istemi olmadığı, ifadesinde de kolonoskopi ile ilgili bir yorum bulunmadığı, ancak epikrizde 'önerilerde bulunuldu' ifadesi olduğu, epikrizde yazmamakla birlikte hastaya sözlü olarak kolonoskopi önerilmiş olabileceği, kolonoskopi önerisinde bulunup bulunulmadığının adli tahkikat ile ortaya konulabileceği, davacıya rektum karsinomu tanısı konulduktan sonra gerekli tedavinin yapıldığının anlaşıldığı,

bu süreçte metastatik bir hastalık gelişimi söz konusu olmadığı için kişiye yapılan ilk muayene ile tanı konulması arasında geçen yaklaşık üç aylık sürecin (hastalığın ilk muayene edildiği tarihte mevcut olduğu farz edilse dahi) hastalığın gidişatına etki edecek bir durum olmadığı, sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde idarenin organizasyon hatası tespit edilmediği '' yolunda görüş bildirilmiştir.

İdare Mahkemesince, yukarıda belirtilen gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, Bölge İdare Mahkemesince de tarafların istinaf başvurusu reddedilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

Öte yandan, manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır.

Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar.

Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli olması ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.

Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının duyulan elem ve ızdırabı giderecek bir oranda olması gerekmektedir.

Dava konusu olayda, olayın gerçekleşme şekli ve zararın niteliği dikkate alındığında, Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararıyla takdir edilen manevi tazminat miktarının, uğranılan zarara göre düşük kaldığı sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, davacının temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının, maddi tazminat isteminin reddine yönelik kısmının ONANMASINA, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/04/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2022/815, K. 2025/2288, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yargılama Süreci
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/815
Karar No
2025/2288
Tarih
29 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2022/817 K.2025/2020
  • Danıştay 13. Daire E.2022/838 K.2025/1623
  • Danıştay 13. Daire E.2022/839 K.2025/1624
  • Danıştay 13. Daire E.2022/841 K.2025/1625
  • Danıştay 13. Daire E.2022/843 K.2025/1626
  • Danıştay 12. Daire E.2022/853 K.2025/2050

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.