KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/1391 E., 2023/4938 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2023
- Esas No
- 2023/1391
- Karar No
- 2023/4938
- Temyiz eden (davacılar)
- Kendi adlarına asaleten; …, …, … adlarına velayeten … ve …
- Vekilleri
- Av. …
- Temyiz eden (davalılar)
- 1- … Genel Müdürlüğü / …
- Vekilleri
- Av. …, Av. …
Karar Metni
1.558 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
2- … Birliği / … VEKİLİ: Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; yakınları ...'nın 21/05/2018 tarihinde Iğdır ili, Merkez ilçesi, … Beldesinde ikamet ettikleri konutun yakınında bulunan sulama kanalına düşerek hayatını kaybettiğinden bahisle davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın annesi … için 25.000,00 TL (miktar artırımı ile 337.841,49 TL) maddi ve 50.000,00 TL manevi, babası … için 25.000,00 TL (miktar artırımı ile 205.413,75 TL) maddi ve 50.000,00 TL manevi, kardeşlerinin her biri için ayrı ayrı 25.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu olayın yaşandığı sulama kanalının bir tarafının çitlerle çevrili olduğu, kanalın iki tarafında da çit çevrilmek suretiyle gerekli emniyet tedbirlerinin alınmadığı, kanal etrafında gerekli emniyet tedbirlerinin alınması yönünde herhangi bir çalışma yapılmadığı, boğulma olayının gerçekleştiği yerin yerleşim yerine çok yakın olması nedeniyle kanal etrafında bulunan çitlerin iki taraflı olarak kapatılması gerektiği, bu konuda gerekli tedbirlerin alınmadığı, davalı idarelerin gerekli önlemleri alma noktasında mevzuatla kendilerine yüklenen sorumlulukları yerine getirmediği,
böylece hizmetin kötü işlemesine dayalı olarak ve gerekli önlemlerin alınmamasında hareketsiz kalmaktaki eylemsizliklerinin kusurlu eylem olduğu, olayın vahameti, müteveffanın henüz üç yaşında olması ve bulunduğu yaş dönemi itibarıyla aklî melekelerinin gelişimi kapsamında tüm denetim ve gözetim sorumluluğunun anne ve babasında olması gerektiği hususları birlikte ele alındığında, davacıların ölüm olayının ortaya çıkmasında %50 oranında müterafik kusurları olduğu,
mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan ve hükme esas alınabilecek nitelikte bulunan bilirkişi raporunda hesaplanan maddi tazminat tutarlarına müterafik kusur indirimi yapılarak tazminat miktarlarının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, idarelerin kusuru oranına denk gelen müteveffanın annesi için 168.920,75 TL, babası için 102.706,88 TL maddi tazminatın kabulüne, fazlaya ilişkin istemlerin ve kardeşlerin maddi tazminat istemlerinin reddine, müteveffanın annesi ve babası için idarelerin kusur oranına denk gelen miktar olan ayrı ayrı 25.000,00 TL,
kardeşleri için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne, hükmedilen tazminatların başvuru tarihinden (28/06/2018) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesince; dosyada bulunan belgelere göre, davalı idarelerce söz konusu sulama kanalına girilmesini engellemeye yönelik olarak herhangi bir güvenlik tedbirinin alınmadığı, su kanalı kenarlarının çevrilmemiş, yoldan ve diğer alanlardan ayrılmamış olduğu, herhangi bir yazı veya uyarı levhasının bulunmadığı, sulama kanallarına yaklaşılmaması, girilmemesi ve aksi takdirde boğulma tehlikesi bulunduğuna dair, olay öncesinde duyuru yapılmamış olduğu, yapıldığına dair tutanak da bulunmadığı hususları dikkate alındığında dava konusu olayda davalı idarelerin asli kusurlu olduğu,
bu nedenle davacı anne ve babanın olay nedeniyle müterafik kusurlarının %30 oranında olduğu gerekçesiyle davalı idarelerin maddi ve manevi tazminatın esasına yönelik istinaf başvurusunun reddine, davacıların maddi ve manevi tazminata dair istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına,
maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi ile kusur oranları dikkate alınarak davacılar … için 236.489,04 TL, … için 143.789,63 TL olmak üzere 380.278,67 TL'lik kısmının kabulüne, manevi tazminat istemlerinin ise kabulüne, hükmedilen tazminatların davalı idareye başvuru tarihi olan 13/06/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından; anne ve baba için müterafik kusur indirimi yapılmaksızın maddi tazminata hükmedilmesi, kardeşler için de maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, yargılama gideri ve vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalı idarelere yüklenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından; idarelerinin kusuru bulunmadığı, ebeveynin çocuğuna karşı bakım ve gözetim görevini yerine getirmemesi, dikkatli ve tedbirli davranmaması nedeniyle olayın meydana geldiği ileri sürülmektedir.
Davalı Yeşil Iğdır Sulama Birliği tarafından; mahkemenin görevsiz olduğu, olayda ebeveynlerin kusurunun bulunduğu, idarelerinin kusursuz olduğu, sulama kanallarının yapımının ve planlanmasının Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davalı DSİ Genel Müdürlüğü tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar ve diğer davalı Yeşil Iğdır Sulama Birliği tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Bölge İdare Mahkemesi kararının, yaşı küçük çocuğun bakım ve gözetim sorumluluğu olan anne ve baba için belirlenen müterafik kusur oranı yönünden bozularak %50 oranında müterafik kusura göre yeniden maddi ve manevi tazminat miktarlarına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı Yeşil Iğdır Sulama Birliğinin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Dosyanın incelenmesinden; davacılar … ve …'nın çocuğu, diğer davacıların kardeşi olan ...'nın 21/05/2018 tarihinde Iğdır ili, Merkez ilçesi, … Beldesinde bulunan evlerinin yakınındaki sulama kanalına düşmesi sonucu boğularak hayatını kaybettiği, olayın meydana gelmesinde idarelerin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle zararlarının tazmini istemiyle davalı idarelere yapılan başvuruların reddedilmesi üzerine maddi ve manevi tazminat istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralına yer verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 185. maddesinin 2. fıkrasında eşlerin çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlü oldukları hükme bağlanmıştır.
İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup, idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
Tazminat hukukunda asıl olan, ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunması olup, hizmet kusuru nedeniyle idarenin sorumluluğuna gidebilmek için ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunması şarttır. Zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabildiği hallerde öncelikle idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkesine göre zararın tazmin edilip edilmeyeceğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeple, hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davanın Kısmen Kabulüne Yönelik Kısmının İncelenmesi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Uyuşmazlığın, olay tarihinde 3 yaşında olan, davacılar … ve …'nın çocuğu, diğer davacıların kardeşi olan ...'nın evlerinin yakınında bulunan kanala düşerek hayatını kaybetmesinden kaynaklandığı, dosyada bulunan Hoşhaber Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısında; davacı …'ya ait evin belde sınırları içinde olduğunun ancak mera alanına yapı yaptığı için belediyelerinden herhangi bir izin alınmadığının, ev ile sulama kanalı arasında 500 metre mesafe olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Dosyada bulunan Hoşhaber Belediye Başkanlığı yazısında belirtildiği üzere davacıların evinin bulunduğu yerin mera alanı olduğu ve yerleşime uygun olmayan bir yere evin izin alınmaksızın yapıldığı, dolayısıyla yerleşim yeri olmadığı, bununla beraber vefat eden davacılar yakınının 3 yaşında olduğu, yaşının çok küçük olması sebebiyle o yaştaki bir çocuğun yanında ebeveyni veya bir yetişkinin gözetimi olmadan tek başına dışarıda bırakılmasında bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan anne ve babanın kusurunun tam ve mutlak olduğu,
bu sebeplerle davalı idarelere yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı gibi meydana gelen olay ile davalı idarelerin eylemi arasındaki illiyet bağının da ortadan kalktığı dolayısıyla davacıların uğradıklarını iddia ettikleri zararlarının tazminine olanak bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davanın kabulüne ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davanın Kısmen Reddine Yönelik Kısmının İncelenmesi: Dava konusu vefat olayının meydana gelmesinde davacı anne ve babanın tam ve mutlak kusurlu olması nedeniyle uğradıkları ileri sürülen zararlar ile idarelerin eylemi arasındaki illiyet bağı ortadan kalktığından temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davanın kısmen reddine dair kısmı sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olup, anılan kısmın yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerekmektedir.
Danıştay 10. Daire, E. 2023/1391, K. 2023/4938, 28 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama