İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2023/265 K.2023/2213

Dava konusu istem: Davacı tarafından; Diyarbakır ili, Yenişehir ilçesi, … meydanında … Partisince (…) 05/06/2015 tarihinde düzenlenen seçim mitinginde meydana gelen bombalı saldırıda, yaralanması sebebiyle uğramış olduğunu iddia ettiği zararlarına karşılık…

Esas2023/265Karar2023/2213Tarih26 Nisan 2023Okuma11 dk · 2.210 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/265 E., 2023/2213 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
26 Nisan 2023
Esas No
2023/265
Karar No
2023/2213
Temyiz eden (davacı)
…
Vekili
Av. …
Temyiz eden (davalı)
…Bakanlığı / …
Vekili
Huk. Müş. V. …
İstemin_konusu
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.210 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından; Diyarbakır ili, Yenişehir ilçesi, … meydanında … Partisince (…) 05/06/2015 tarihinde düzenlenen seçim mitinginde meydana gelen bombalı saldırıda, yaralanması sebebiyle uğramış olduğunu iddia ettiği zararlarına karşılık 1.000,00 TL geçici iş göremezlik, 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 5.000,00 TL tedavi giderleri olmak üzere 10.000,00 TL (miktar artırımı ile 1.256.671,80 TL) maddi, 600.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, maddi tazminat istemi yönünden; yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen hesap raporunda iş gücü kaybından kaynaklı zararının 653.221,10 TL, bakıcı giderinin 1.218.281,22 TL olmak üzere toplam 1.871,502,32 TL maddi tazminat hesaplandığı,

davacı tarafından miktar artırım dilekçesi ile 1.256.671,80 TL tazminat istendiği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile toplam 1.256.671,80 TL maddi tazminatın dava dilekçesinde talep edilen 10.000,00 TL'lik kısım için idareye başvurunun yapıldığı 22/02/2016 tarihinden, miktar artırımına konu 1.246.671,80 TL'lik kısmı için miktar artırım dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği 11/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin 614.830,52 TL'nin reddine, manevi tazminat istemi yönünden;

yaşanan olayda davacının iki bacağını kaybettiği, yaşama gücünün ve sevincinin azaldığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 22/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi. İdari Dava Dairesince; dava konusu olayın meydana gelmesinde idarenin açık ve bariz hizmet kusuru bulunduğu, davacının uğramış olduğunu ileri sürdüğü maddi zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında değil, idarenin hizmet kusuru esasına göre genel hükümler çerçevesinde karşılanması gerektiği, maddi tazminat istemi yönünden;

dava dilekçesinde dava konusu edilmediği halde İdare Mahkemesince bakıcı gideri yönünden hüküm kurulduğu ve davacı tarafından miktar artırım dilekçesi ile dava değerinin 1.256.671,80 TL tutarına yükseltilmesine rağmen, İdare Mahkemesince miktar artırım tutarını aşacak şekilde fazladan 614.830,52 TL yönünden de hüküm kurulduğu anlaşıldığından bakıcı giderinin kabulü ve miktar artırımını aşacak şekilde fazladan 614.830,52 TL tutarına ilişkin davanın reddi şeklinde verilen İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, bu yönden davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, davacının istinaf başvurusunun reddine;

iş gücü kaybı zararı istemi yönünden. 442.071,90 TL maddi zararın faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiğinden bu yönden tarafların istinaf başvurularının reddine, maddi zararın faizine ilişkin davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığından bu konuda inceleme yapılmadığına, tedavi gideri istemi yönünden.

İdare Mahkemesince, davacının tedavi gideri zararına ilişkin hüküm kurulmadığı, davalı idarenin hizmet kusuru sorumluluğu gereğince davacının makul ve olağan masraflarını karşılamakla yükümlü olması gerektiğinden, davacının yurt dışı tedavisi için sağlık mevzuatında öngörülen prosedüre uymadan, bu yönde gerekli izinleri almadan ve bu yönde girişimde bulunulmadan, denetime elverişsiz ve makul olmayan şekilde implant takılmak suretiyle yapılan tedavisine ait masrafların ve yurt dışından temin edilen protez giderlerinin tamamının karşılanmasının mümkün olmadığı,

ancak Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanan ve SUT ekinde belirtilen protezler içerisinde fiyatı en yüksek olan ve hayatı normal şekilde idame ettirebileceği diz üstü proteze ilişkin kısmının tazmin edilebileceği, buna göre davacının iki bacağına yönelik her biri 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL protez bedeli ile 8.640,80 TL tedavi gideri (toplam 108.640,80 TL) zararının, ayrıca davacının yurt dışına yönelik yapılan ulaşım giderleri kabul edilmemekle birlikte, yurt içi ulaşım giderleri olan 5.215,66 TL maddi zararının, idareye başvuru tarihi olan 22/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine,

fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, bu yönden davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine, manevi tazminat istemi yönünden ise; tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; bakıcı giderinin tedavi giderleri kapsamında kabul edilmesi gerektiği, belgelendirilen tedavi giderlerinin hesap dışı bırakıldığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; dava konusu olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, davacının dava öncesinde alınan vücut fonksiyon kaybına ilişkin raporu kabul etmedikleri, yeniden rapor alınmasının gerektiği, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Diyarbakır ili, Yenişehir ilçesi, … meydanında.

Partisince (…) 05/06/2015 tarihinde düzenlenen seçim mitinginde iki ayrı patlama meydana geldiği, birinci patlamanın miting alanında şeffaf mavi çöp poşeti içerisine bırakılan bombanın patlaması ile gerçekleştiği, ikinci patlamanın ise, miting meydanı bitişiğinde bulunan okul bahçesine saklanıp, arama sonrasında miting alanında bulunan çay tezgahının altına konulan bombanın patlaması ile gerçekleştiği, meydana gelen iki ayrı patlamada, dört kişinin hayatını kaybettiği ve aralarında davacının da bulunduğu çok sayıda kişinin yaralandığı,

davacının anılan olayda meydana gelen patlama neticesinde iki bacağını kaybetmesi nedeniyle uğramış olduğunu ileri sürdüğü maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle 22/02/2016 tarihli dilekçe ile İçişleri Bakanlığı'na başvurduğu, başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

A) Temyize konu kararın, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmı, bakıcı giderinin tazminine ve dava miktarını aşacak şekilde 614.830,52 TL yönünden davanın reddine ilişkin kısmına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair kısmı ile tedavi giderleri için 8.640,80 TL hükmedilmesine dair kısmının incelenmesi:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın, yukarıda belirtilen kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Temyize konu kararın, İdare Mahkemesi kararının iş gücü kaybı zararı ile tedavi giderlerinden olan protez bedeli ve ulaşım giderine ilişkin kısmına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddine dair kısmının incelenmesi:

1) İş gücü kaybı zararı yününden;

Dava konusu olayın meydana gelmesinde idarenin açık ve bariz hizmet kusuru bulunduğu, davacının uğramış olduğunu ileri sürdüğü maddi zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında değil, idarenin hizmet kusuru esasına göre genel hükümler çerçevesinde karşılanması gerektiği yolundaki Bölge İdare Mahkemesi gerekçesi Dairemizce de yerinde görülmüştür.

Dolayısıyla işgücü kaybına uğrayan davacının günlük yaşamını sürdürebilmesi ve mevcut işini yapabilmesi için zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre "fazladan sarf ettiği gücün" oluşturduğu güç (efor) kaybına dayanan maddi zararının idare hukukunun ilke ve kuralları uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği hususlarında bir duraksama bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, bakılan davada, Mahkemece, davacının olay sebebiyle meydana gelen güncel kalıcı sakatlık (sürekli iş göremezlik) oranı ile tedavi ve iyileşme süresinin (geçici iş göremezlik) tespit edilebilmesi için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca yeniden rapor alınması ve tazminat hesabının bu verilere göre yapılması gerekmektedir.

Bu çerçevede, davacının tedavi gördüğü süreç ile iyileşme süreci boyunca geçici iş göremezlik zararının söz konusu olacağı, bu süreçte iş gücü kaybının tam olacağı, bu sürenin bitiminden itibaren TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel bakiye ömrünün sonuna kadar ise davacının günlük faaliyetlerini ve/veya işini sürdürürken daha fazla güç (efor) sarf edecek olması nedeniyle sürekli iş göremezlik (çalışma gücü/efor kaybı) zararının söz konusu olacağı, geçici iş göremezlik süresinin bitiminden itibaren gerek aktif gerekse pasif dönem için hesaplanacak efor kaybı zararının en fazla net asgari ücret tutarı kadar olacağı,

net asgari ücrete yeniden tespit edilecek iş gücü kaybı oranı uygulanmak suretiyle iş gücü / efor kaybı tazminatının hesaplanması gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Buna göre, davacının aktif dönem (geçici iş göremezlik süresinin bitiminden itibaren içtihadi emeklilik yaşı olan 60 yaşını doldurduğu tarihe kadarki) efor kaybı zararı, 2022 yılına kadar asgari geçim indirimi (AGİ) dahil net asgari ücrete yeniden tespit edilecek iş gücü kaybı oranı uygulanmak suretiyle; pasif dönem (60 yaşını tamamladığı tarihten TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel bakiye ömrünün sonuna kadarki) efor kaybı zararı ise, yine aynı usulle (AGİ hariç net asgari ücret tutarına çalışma gücü kayıp oranının uygulanması suretiyle) hesaplanmalıdır.

Ayrıca, davacının geçici iş göremezlik süresinin sona erdiği tarihten bilirkişi raporunun yeniden düzenleneceği tarihe kadar olan işlemiş aktif dönem zararı hesaplanırken gerçek rakamlar belli olduğu ve zarar gerçekleştiği için progresif rant yönteminin uygulanmasına gerek bulunmamakta; bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihten davacının aktif çalışma yaşının sonuna kadar (60 yaşını tamamlayacağı tarihe kadar) olan işleyecek aktif dönem zararı ile pasif dönem zararı hesaplanırken ise, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarı her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle belirlenmelidir.

Öte yandan, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın denetime elverişli olabilmesi amacıyla tablo halinde raporda bulunması gerekmektedir.

Bu durumda, davacının güncel kalıcı sakatlık oranı ile tedavi ve iyileşme süresinin tespiti amacıyla yeniden rapor alınması, bu rapora ve yukarıda belirtilen esaslara göre yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının gerçek zararının tespit edilmesi gerekmektedir.

2) Tedavi giderlerinden olan protez bedeli ve ulaşım giderleri istemi yönünden;

Bölge İdare Mahkemesince, genel sağlık sigortalısı olan davacının yurt dışı tedavisi için sağlık mevzuatında öngörülen prosedüre uymadan, bu yönde gerekli izinleri almadan ve bu yönde girişimde bulunulmadan, denetime elverişsiz ve makul olmayan şekilde implant takılmak suretiyle yapılan tedavisine ait masrafların ve yurt dışından temin edilen protez giderlerinin tamamının karşılanmasının mümkün olmadığı,

Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanan ve Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ekinde belirtilen protezler içerisinde fiyatı en yüksek olan ve hayatı normal şekilde idame ettirebileceği diz üstü protez bedeline ilişkin kısmının tazmin edilebileceği gerekçesiyle toplam 100.000,00 TL protez bedeline hükmedilmiş olup, Mahkemenin bu gerekçesi Dairemizce de yerinde görülmüştür.

Dolayısıyla davacı tarafından ilgili yerlere başvuru yapılmadan mevzuatta yer alan prosedürler işletilmeksizin kendi iradesi ile yurt dışından temin ettiği protezin bedelinin tümünün karşılanmasına olanak bulunmamakla birlikte, Mahkemece Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından SUT hükümlerine göre karşılanması mümkün olan protez bedelinin, yurt içinde ortopedik malzeme temin eden bir firmaya sorulmasıyla yetinilmek suretiyle belirlendiği, başka bir ifadeyle usulüne uygun şekilde tespit edilmediği anlaşılmaktadır.

Buna göre, Mahkemece, davacıya ait protez tedavisine ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesi suretiyle SUT hükümleri gereğince karşılanabilecek davacıya uygun olan protez bedelinin Sosyal Güvenlik Kurumundan sordurularak tespit edilmesi ve buna göre tazminine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile 100.000,00 TL protez bedelinin tazminine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararının tedavi giderlerinin 100.000,00 TL'lik kısmının tazminine yönelik bölümünde hukuki isabet görülmemektedir.

Ayrıca, aynı sebeple davacının yurt dışında gördüğü tedavi için yaptığı ulaşım harcamalarının karşılanması da mümkün olmayıp, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince, yurt dışında yapılan ulaşım giderlerine yönelik talebin reddedildiği ve yurt içi ulaşım giderleri olan 5.215,66 TL maddi zararın tazmin edilmesine karar verildiği belirtilmişse de, Mahkemece hesaplanan 5.215,66 TL içinde yurt dışına ilişkin uçak biletlerinin de bulunduğu görüldüğünden, sadece yurt içine ilişkin ulaşım giderlerinin hesaplanmaması nedeniyle kararın bu kısmında da isabet bulunmamaktadır.

Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin kararının, iş gücü kaybı zararı ile tedavi giderlerinden protez bedeli ve ulaşım giderine ilişkin kısımlarında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,

2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmı, bakıcı giderinin tazminine ve dava miktarını aşacak şekilde ... TL yönünden davanın reddine ilişkin kısmına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair kısmı ile tedavi giderleri için... TL hükmedilmesine ilişkin kısmının ONANMASINA, İdare Mahkemesi kararının iş gücü kaybı zararı ile tedavi giderlerinden olan protez bedeli ve ulaşım giderine ilişkin kısmına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair kısmının BOZULMASINA,

3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/04/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2023/265, K. 2023/2213, 26 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2023/265
Karar No
2023/2213
Tarih
26 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2023/272 K.2023/2444
  • Danıştay 5. Daire E.2023/272 K.2023/4916
  • Danıştay 9. Daire E.2023/274 K.2023/1457
  • Danıştay 9. Daire E.2023/275 K.2023/1458
  • Danıştay 5. Daire E.2023/276 K.2023/3681
  • Danıştay 2. Daire E.2023/276 K.2023/2303

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.