KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/4403 E., 2024/1826 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2024
- Esas No
- 2023/4403
- Karar No
- 2024/1826
- Temyiz eden (davacılar)
- 1- ... 6- ...
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
2- ... 7- ... 3-... 8- ... 4- ... 9- ... 5- ... 10- ... VEKİLLERİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ
1.Hukuk Müşaviri Yrd. V. ... 2- ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU
10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen patlamada davacıların evlat / kardeşleri olan ...'in hayatını kaybetmesinde idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık baba ... için 150.000,00 TL, anne ... için 150.000,00 TL, kardeşlerden her biri için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 900.000,00 TL manevi, baba ... için 35.000,00 TL, anne ... için 35.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 45.470,03) olmak üzere toplam 70.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 15/12/2020 tarih ve E:2020/4684, K:2020/6340 sayılı kısmen bozma kararına uyularak, davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacıların istinaf başvurusunun reddine (Kararda sehven davacıların istinaf istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine yazılmıştır.) karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, olayda davalı idarelerin hizmet kusurunun bulunduğu, bu hususun kararlarda dikkate alınmadığı, manevi tazminatın olayın oluş şekli ve yaşadıkları büyük acı dikkate alındığında yetersiz olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, idarenin ağır hizmet kusuru halinde sorumluluğunun bulunduğu, dava konusu olayın miting alanı dışında ve belirlenen miting saatinden önce meydana gelen bir terör olayı olduğu, bu nedenle 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, manevi tazminat ilgili Kanunda düzenlenmediğinden sorumluluklarının bulunmadığı, belirlenen manevi tazminatın düzenlenme amacına aykırı şekilde yüksek belirlendiği, manevi tazminatta idarelerin temerrüdü söz konusu olmadığından faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Ankara Valiliği tarafından, öncelikle husumet itirazlarının bulunduğu, olayın bir terör olayı olduğu ve 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebileceği, Kanun'da manevi tazminat düzenlenmediği, bu nedenle manevi tazminattan sorumlu olmadıkları, belirlenen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, manevi tazminata faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğu, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2023/4403, K. 2024/1826, 7 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama