İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2023/6429 K.2025/1096

Mardin ili, Dargeçit ilçe Emniyet Amirliği'ne sokağa çıkma yasağının ilan edildiği 08/10/2014 tarihinde geldiği esnada kolluk görevlileri tarafından terörist sanılarak açılan ateş sonucu yaralanan davacı tarafından, olayda idarenin genel hükümlere göre…

Esas2023/6429Karar2025/1096Tarih24 Şubat 2025Okuma7 dk · 1.451 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/6429 E., 2025/1096 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
24 Şubat 2025
Esas No
2023/6429
Karar No
2025/1096
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Temyiz eden (davalı)
... Bakanlığı
Vekili
Av. ...
İstemlerin_konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.451 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

Davanın_konusu

Mardin ili, Dargeçit ilçe Emniyet Amirliği'ne sokağa çıkma yasağının ilan edildiği 08/10/2014 tarihinde geldiği esnada kolluk görevlileri tarafından terörist sanılarak açılan ateş sonucu yaralanan davacı tarafından, olayda idarenin genel hükümlere göre sorumluluğunun bulunduğundan bahisle, uğradığını ileri sürdüğü zararlara karşılık 50.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; kolluk kuvvetlerince meşru müdafaa sınırının mazur görülebilecek heyecan, korku ve telaş ile aşılması sonucu davacının yaralanmasına sebep oldukları olayda idarenin hizmet kusurunun ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, öte yandan somut olayda sosyal risk ilkesinin şartlarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...

İdari Dava Dairesince, ... tarih ve E:..., K:... sayılı davacının istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 14/12/2022 tarih ve E:2019/11908, K:2022/6104 sayılı kararı ile manevi tazminat istemi yönünden bozulması üzerine, bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, olayın oluş şekli, davacının olaydaki tutumu ve olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmaması hususları bir arada gözetilerek, sosyal risk ilkesi gereğince, yüzde yüz oranında meslekte kazanma gücünün kaybedilmesi hususu da dikkate alınarak,

olay nedeniyle uğradığı manevi zararlara karşılık olarak 250.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf isteminin kabulüne, 250.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; manevi tazminata ilişkin talebini 05/09/2023 tarihinde miktar artırımı ile artırdığı, mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu ileri sürülmektedir. Davalı İdare tarafından; manevi tazminatın ağır kusurun bulunması halinde ödeneceği, olayda kusuru bulunmadığından aleyhine manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiği, hükmedilen miktarın yüksek olduğu, ayrıca manevi tazminata faiz yürütülmesi talebinin yerinde olmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava dosyası ile Dairemizin E:2022/2621 sayılı esasına kayıtlı dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacı ..., 08/10/2014 tarihinde Mardin ili, Dargeçit İlçe Emniyet Amirliği'ne geldiği esnada kolluk görevlileri tarafından terörist zannedilerek açılan ateş sonucu yaralanmıştır.

Davacının yaralanmasına ilişkin olayla ilgili olarak açılan ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile sanık güvenlik görevlilerinin olayda meşru savunma sınırını, mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaşla aştıkları kabul edilerek, haklarında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, temyiz incelemesi neticesinde anılan karar, Yargıtay ...Ceza Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla;

"...katılanların (Davacı ...de katılanlardandır.) davranış biçimlerinin gerçek sebebinin ve PKK/KCK terör örgütü mensubu olup da karakola saldırı yapmaya gelen kimseler olmadıklarının onlarla yapılan mülakat sonucunda anlaşıldığı olayda, yıllardır ve özellikle bu dönemde yaygın terör olaylarının yaşandığı Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan Mardin ili Dargeçit ilçesinde gerçekleşen yargılama konusu olayda sanıkların önceden aldıkları istihbari bilgiler doğrultusunda kendilerine ve polis memuru arkadaşlarına yönelik bombalı araçla yapılacak saldırının ortaya çıkaracağı sonuçların ağırlığı,

uyarılara karşın katılanların Emniyet binasına doğru iki araçla gelmeleri ile bölgenin özellikleri bir bütün olarak göz önüne alındığında; sanıkların bölgede yaşadıkları, tanık oldukları, çatışmalarda ve bombalı eylemlerde arkadaşlarını kaybettikleri, yaşanılan olayların etkisiyle kendilerine yönelen saldırıları def etme amacıyla meşru savunma koşullarının oluştuğuna ilişkin kaçınılmaz bir hataya düştüklerinden eylemleri hakkında TCK'nin 30/3 maddesi delaletiyle TCK'nin 25/1 maddesi uyarınca meşru savunma nedeniyle beraatlerine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuştur.

Davacı tarafından, 18/06/2015 tarihinde İçişleri Bakanlığı'na olay nedeniyle uğradığı zararların karşılanması istemiyle yapılan başvurunun reddi üzerine, olayda idarenin genel hükümlere göre sorumluluğunun bulunduğundan bahisle, uğradığını ileri sürdüğü zararlara karşılık maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdarenin kusura dayalı ya da kusursuz sorumluluğu yanında, Anayasanın öngördüğü sosyal hukuk devleti anlayışına uygun olarak ve bu temel üzerinden, kolektif sorumluluk anlayışı çerçevesinde bilimsel ve yargısal içtihatlar ile sosyal risk ilkesi geliştirilmiştir.

Terör olayları nedeniyle meydana gelen ve sosyal risk ilkesi kapsamında bulunup 5233 sayılı Kanun uyarınca karşılanmayan manevi zarara bağlı tazminat taleplerine ilişkin uyuşmazlıklarda, idare hukukunun tazminata ilişkin ilke ve kuralları çerçevesinde 2577 sayılı Kanun kapsamında manevi zararların tazmin edilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, tazminata hükmedilirken, olayın meydana geliş şekline göre zarara uğrayan kişilerin de kusurlu olup olmadığının, dolayısıyla olayda müterafik kusur bulunup bulunmadığının da ortaya konulması gerekmektedir. Müterafik kusur, zarara uğrayanın, zararın doğumuna veya zararın artmasına yardım/etki etmesidir. Böyle bir durumda, zarara uğrayana veya yakınlarına ödenecek tazminat miktarları müterafik kusur oranında orantısal olarak azaltılmalıdır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dava dosyasının incelenmesinden; yukarıda zikredilen Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yanında, ...

Ağır Ceza Mahkemesi'nce yürütülen kovuşturma sonucunda verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda da özetle "...sanık polis memurlarının olay tarihi ve öncesinde ilçeden değişik noktalardan ara ara silah sesleri geldiğini duydukları, PKK/KCK terör örgütünün sözde botan saha komutanlığının Dargeçit ilçesinde bulunan güvenlik güçlerine kesin olarak 08/10/2014 günü silahlı eylemde bulunulması talimatı verdiği yönünde ve ayrıca ... plaka sayılı beyaz renkli bomba yüklü aracın ilçeye doğru geldiği bilgilerinin alınması üzerine güvenlik önlemlerinin arttırıldığı esnada ... plaka sayılı beyaz renkli araç ve... plaka sayılı gri renkli aracın,

sokağa çıkma yasağı olmasına rağmen UKOME kararı ile akşam saatleri kapatılan karakol önündeki yola hızlı bir şekilde geldiği, ... kolluk görevlilerince sözlü olarak "dur" ihtarı ve akabinde havaya uyarı ateşi açılmak suretiyle ihtar yapıldığı..." tespitine yer verilerek ve "...olayda önceden alınan istihbari bilgiler doğrultusunda bombalı araçla yapılacak saldırının ortaya çıkaracağı sonuçların ağırlığı, uyarılara karşın katılanların Emniyet binasına doğru iki araçla gelmeleri ve bölgenin özellikleri bir bütün olarak göz önüne alındığında meşru savunmada sınırın mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaş ile aşıldığı,

kolluk kuvvetlerinin bölgede yaşadıkları, tanık oldukları çatışmalarda ve bombalı eylemlerde arkadaşlarını kaybettikleri, yaşanılan olayların etkisiyle içine düştükleri psikolojik hal nedeniyle heyecanlanmaları, paniğe kapılmaları ve hatta korkmaları, bunun sonucunda da meşru savunma sınırını aşmasının beklenebilecek bir durum olduğu..." belirtilerek, ... atılı suçun meşru müdafaa sınırları içinde işlendiği gerekçesiyle "Ceza Verilmesine Yer Olmadığına" karar verildiği görülmektedir.

Her iki karar incelendiğinde, davaya konu olayda davacının sokağa çıkma yasağı olmasına rağmen UKOME kararı ile akşam saatlerinde kapatılan karakol önündeki yola hızlı bir şekilde geldiği, hassas ve gergin bir dönemde kolluk görevlilerince yapılan ihtarlara da uymadığı; diğer taraftan karakolda görev yapan kolluk kuvvetlerinin ise bölgede yaşadıkları ve tanık oldukları çatışmalarda ve bombalı eylemlerde arkadaşlarını kaybettikleri, yaşanılan olayların etkisiyle içine düştükleri psikolojik hal nedeniyle heyecanlanıp paniğe kapılmaları ve hatta korkmaları, bunun sonucunda da meşru savunma sınırının aşılmasına sebebiyet verdikleri anlaşılmaktadır.

Bu durumda Mahkeme tarafından olayın meydana gelmesinde davalı idarenin kusur oranının % 50, davacının müterafik kusur oranının da %50 olduğu gözetilmek suretiyle davacının manevi zararlarına karşılık ödenecek olan tazminat miktarı takdir edilerek davalı idare tarafından ödenmesine karar verilmesi gerekirken, manevi tazminat yönünden davacının isteminin tamamen kabulüyle 250.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

Öte yandan, davacı tarafından 05/09/2023 tarihli miktar artırımı dilekçesiyle dava dilekçesinde talep ettiği 250.000,00 TL'lik manevi tazminatı artırarak 3.000.000,00 TL'ye çıkarttığı görülmektedir.

Miktar artırımı müessesi davanın görülmesi sırasında tarafların kusurlarında, zararı doğuran nedenlerin ve olayların tespitinde ve uğranılan zararın miktarında bir değişiklik olması durumunda maddi tazminat için işletileceği gibi zararı doğuran olayın meydana geliş biçiminin yeni ortaya çıkan bulgu ve tespitler sonucu, kişilerin manevi yönden çok daha fazla etkilendiğinin saptanması halinde manevi tazminat için de uygulanabilir. Ancak bu durumun istisnai bir durum olduğu ve manevi zararın sonradan gerçekten artmış olduğunun tespiti halinde işletilebileceği kuşkusuzdur. Ayrıca manevi tazminat talepleri açısından konunun manevi tazminatın amacı ve niteliğinin dikkate alınması suretiyle ele alınması gerektiğinde de duraksama bulunmamaktadır.

Manevi zarar, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmekte, fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Manevi zararın niteliği gereği sonradan gelişen veya öğrenilen yeni bir olgu olmadığı sürece kişinin manevi varlığında oluşan zararın arttığından bahsedilemez.

Bu doğrultuda, davacı açısından sonradan oluşan veya öğrenilen yeni bir olgu bulunmadığından ayrıca davacının zarara uğramasında %50 oranında müterafik kusuru da olduğu dikkate alındığında miktar artırımı yoluyla manevi tazminat tutarının artırılmasına ilişkin talebi yerinde görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 24/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2023/6429, K. 2025/1096, 24 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın_konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2023/6429
Karar No
2025/1096
Tarih
24 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2023/6430 K.2025/463
  • Danıştay 5. Daire E.2023/6434 K.2025/1415
  • Danıştay 5. Daire E.2023/6436 K.2025/1416
  • Danıştay 5. Daire E.2023/6437 K.2025/1417
  • Danıştay 5. Daire E.2023/6445 K.2025/1418
  • Danıştay 3. Daire E.2023/6453 K.2025/742

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.