İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2023/691 K.2024/1025

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, davacılardan ... ve ...'ın babası, ... ve ...'ın kardeşi, ...'ın oğlu olan ...'ın 04/01/2012 tarihinde 04:50 sıralarında göğüs ağrısı şikayetinin olması üzerine aranılan 112 Acil Ambulans Servisi tarafından ambulans…

Esas2023/691Karar2024/1025Tarih21 Mart 2024Okuma10 dk · 2.038 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/691 E., 2024/1025 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
21 Mart 2024
Esas No
2023/691
Karar No
2024/1025
Temyiz eden (davacılar)
1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ...
Vekili
Av. ...
Temyiz eden (davalı)
... Bakanlığı
Vekili
Av. ...
Temyiz eden müdahil (davalı)
...
İstemin_konusu
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca ve davalı idare yanında müdahil tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.038 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, davacılardan ... ve ...'ın babası, ... ve ...'ın kardeşi, ...'ın oğlu olan ...'ın 04/01/2012 tarihinde 04:50 sıralarında göğüs ağrısı şikayetinin olması üzerine aranılan 112 Acil Ambulans Servisi tarafından ambulans gönderilmediği ve gereken müdahalelerin yapılmadığı, kendi imkanlarıyla hastaneye götürmek zorunda kaldıkları, kısa bir süre yoğun bakımda takip edilen hastanın hayatını kaybettiği, olayda idarenin ağır hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık toplam 100.000,00 TL manevi, davacılardan ... için 10.000,00 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Daha önce davanın reddi yolunda verilen kararın, Danıştay Onuncu Dairesinin 18/06/2019 tarih ve E:2019/6217, K:2019/4903 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak ...

İdare Mahkemesince; olayda, idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, davalı idarenin hizmet kusuru bulunmasının yanında zararın idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının da kurulabilmesi gerektiği,

30/12/2021 tarihli ara kararına cevaben gelen bilgilerden müteveffanın hastaneye komşularına ait otomobille kısa zamanda getirilmesine rağmen kurtarılamadığı ve Adli Tıp Kurumu raporunda müteveffanın ambulans gönderilerek hastaneye getirilmesi durumunda da kurtulmasının kesin olmadığı yolunda görüşe yer verilmesi göz önüne alındığında dosyada bulunan bilgi ve belgelerin gerçekleşen ölüm olayı ile idarenin eylemi arasında uygun bir illiyet bağı bulunduğunu ortaya koymaya elverişli nitelikte olmadığı anlaşıldığından,

davacı ... maddi tazminat talebinin reddi gerektiği, öte yandan davacıların manevi tazminat istemine gelince, uyuşmazlıkta, gerçekleşen ölüm olayı ile idarenin eylemi arasında uygun bir illiyet bağı kurulamadığından dolayı maddi tazminat istemi reddedilmiş ise de; ambulans göndermeyerek hasta ve yakınının kendi imkanları ile hastaneye gitmelerine izin veren çağrı karşılama görevlisi müdahilin uygulamalarının tıbben uygun olmaması ve ambulans talebine ilişkin çağrıyı aldığında durumu doktora haber vermemesinin hizmet kusuru niteliğinde olduğu,

bu hizmet kusuru sonucunda davalı idare tarafından ambulans gönderilip gereken müdahalelerin yapılmamasının davacılarda ömür boyu şüphe ve endişeye yol açacağı gözetilerek davacıların duyduğu manevi ızdırap ve elemi telafiye karşılık, mutaveffanın annesi ... için 20.000,00 TL, kızları ... ve ...'nın her biri için 20.000,00 TL, kardeşleri ... ve ...'ın her biri için 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 80.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 01/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacılar tarafından, 112 acil servisinin aranması üzerine telefonda görüşülen görevlinin sağlık ekipleri gelene kadar hastanın kıpırdatılmaması gerektiğini söylemesi ve acilen sağlık ekibini ambulansla oraya göndermesi gerektiği, ambulansın gelmesine kadar geçen zamanda da hasta yakınını telefonla bilgilendirip yönlendirmesi gerektiği, vatandaş hastalandığında hızla en yakın sağlık birimine ulaştırılması, sağlığıyla ilgili gerekli önlemlerin alınması ve tedavisinin sağlanmasının devlet için bir yükümlülük vatandaş için bir hak olduğu, bu hakkın Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle de güvence altına alındığı, idarenin, görevini ve sorumluluğunu bilmeyen bir personelinin ve idarenin denetimsizliğinin yakınlarının ölümüne neden olduğu ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, hizmet kusuru ve nedensellik bağı olmadığından tazmin şartlarının oluşmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye sebep olduğu ileri sürülmektedir.

Davalı idare yanında müdahil tarafından, çağrıda bulunanın kendisine hastanın kalp rahatsızlığı öyküsü olduğunu söylemediği ve genel durumu hakkında bilgi vermediği, ambulans talebinde ısrarcı olunmadığı, ilk çağrıdan 6 dakika sonra hasta yakınını aramasının görevinin bilincinde olduğunun ve göstermiş olduğu hassasiyetin ispatı olduğu, dava konusu olayda tazmini gerektirici bir husus olmadığı, davanın reddi yönünde karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMASI: Taraflarca ve davalı idare yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ

Davalının ve müdahilin temyiz isteminin reddi, davacıların temyiz isteminin kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının onanmasına, maddi tazminata ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

A) Temyize Konu İdare Mahkemesi Kararının, Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulü Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın manevi tazminatın kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyize Konu İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:

MADDİ OLAY

Davacılardan.... tarafından 04/01/2012 tarihinde saat 04:51'de 112 Acil Sağlık Hizmetleri Komite Kontrol Merkezi aranarak kardeşi ...'ın göğsünün sıkıştığı bildirilip ambulans gönderilmesi istenilmiş, çağrı karşılama görevlisi tarafından evin adres bilgisi alınarak hastaneye yakın olması sebebiyle hastaneye getirme imkanlarının olup olmadığı, araçlarının olup olmadığı sorulmuş, cevaben araçlarının olmadığı, getirme imkanlarının bulunup bulunmadığına bakacakları söylenmiş, çağrı karşılama görevlisi, duruma bakılmasını, getirme imkanları yoksa ambulans gönderebileceğini bildirmiştir. Saat 04:57'de görevli tarafından telefonla ... aranarak ne yaptıkları sorulmuş, cevaben yavaş yavaş geldikleri söylenmiştir.

... Devlet Hastanesi Acil Servis Hasta Formundaki bilgilere göre ... saat 05:08'de hastaneye getirilmiştir. Resüsitasyon Formunda, göğüs ağrısıyla gelen hastanın EKG'sinin çekildiği, tahlillerinin alınacağı sırada ventriküler fibrilasyona girdiği, saat 05:10'da resüsitasyona başlandığı ve hastanın yoğun bakım ünitesine alındığı belirtilmiştir.

Yoğun bakım ünitesinde mekanik ventilatöre bağlı olarak takip edilen hasta 20/01/2012 tarihinde hayatını kaybetmiştir.

Davacılar tarafından, 112 Acil Ambulans Servisi tarafından ambulans gönderilip gereken müdahalelerin yapılmaması nedeniyle ...'ın hayatını kaybettiği ileri sürülerek uğradıklarını iddia ettikleri zararların karşılanması talebiyle davalı idareye yaptıkları başvurunun zımnen reddi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.

Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

Diğer taraftan, idarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarla hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütmek yükümlülüğünün bulunduğu da tartışmasızdır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere ya da kişilerin vücut bütünlüğünde meydana gelen sakatlık haline veya ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp, idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları manevi zararın varlığı ve manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır.

Diğer taraftan. 11/05/2000 tarih ve 24046 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Çağrının Değerlendirilmesi" başlıklı 19. maddesinde. "Merkez, topladığı bilgiler ışığında, talebin acil sağlık hizmeti gerektirip gerektirmediğini değerlendirir. Değerlendirme yetkisi çağrıyı alan tabibe aittir.

Tabip, talebin acil sağlık hizmeti gerektirmediğine kanaat getirir ise, talebi reddetme yetkisine sahip olup, bu takdirde talebin nasıl karşılanabileceğini bildirmekle de yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır. Söz konusu Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanan 24/01/2005 tarih ve 872 sayılı İl Ambulans Servisi Çalışma Yönergesi'nin "Komuta Kontrol Merkezi Çağrı Karşılayıcı Sağlık Personeli" başlıklı 9. maddesinde ise.

"Komuta Kontrol Merkezinde işleyişin 24 saat kesintisiz sürdürülmesi için nöbet sistemi ile çalışırlar ve konusunda eğitim almış sağlık personelidir. a) Komuta Kontrol Merkezine gelen telefon çağrılarını uygun bir şekilde karşılar. Sağlıkla ilgili çağrıları komuta kontrol merkezi hekimine aktarır. b) Hizmetin etkin sunumu için her türlü bilgi, doküman, donanım ve iletişim sistemlerini kullanır, kullanılmasını sağlar. c) Hasta ve olay ile ilgili bilgileri kayıt altına alır.

Gerektiğinde bu bilgileri komuta kontrol merkezi hekiminin bilgisine sunar. d) Ambulansların takibi ve görevlendirilmesinde komuta kontrol merkezi hekiminin bilgisi dahilinde görev yapar. e) Başhekim, ilgili başhekim yardımcısı, Komuta Kontrol Merkezi Nöbetçi Sorumlu Hekimi ve Komuta Kontrol Merkezi hekimi tarafından verilen diğer görevleri yerine getirir." denilmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bozma kararına uyularak, İdare Mahkemesince, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının tespitine yönelik olarak Adli Tıp 8. İhtisas Kurulu'ndan alınan ... tarih ve ... sayılı raporda sonuç olarak; "kişinin ölümünün myokard infarktüsü ve gelişen komplikasyonlar nedeniyle meydana gelmiş olduğu, göğüste sıkışma tarif eden hasta için saat 04.51’de ambulans talep edildiği, hastaneye yakın olduklarının anlaşıldığı, araçları olmadığını söyleyen hasta yakınına 112 görevlisi tarafından araç bularak gidebilme imkanları olup olmadığının sorulduğu, araç bulamamaları durumunda ambulans göndereceğini söylediği,

04.57’de 112 görevlisi tarafından aranan ve ne yaptığı sorulan hasta yakınının yavaş yavaş geldik dediği, hasta yakınının ifadesi ve tıbbi belgeler birlikte değerlendirildiğinde yürüyerek hastaneye geldiklerinin anlaşıldığı, başvurusunda bilinci açık ve tansiyonları düşük olan hastanın EKG’si çekildikten sonra ventriküler fibrilasyona girdiği, resüsitasyona yanıt alınarak yoğun bakıma yatırıldığı cihetle; sabah saatlerinde göğüste sıkışma tarif eden 50 yaşındaki hastada öncelikle kalp krizi düşünülerek,

hastanın yürütülmemesi ve efor sarfetmemesi gerektiği yönünde bilgilendirilmeleri, araç bulmaları konusunda araştırma yapmaları beklenmeden ambulans gönderilmesi gerektiği, kendi imkanları ile hastaneye gitmelerine izin veren personelin uygulamalarının tıbben uygun olmadığı, ambulans gönderilerek hastaneye getirilmesi durumunda da kurtulmasının kesin olmadığı'' yönünde görüş verilmiştir.

Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği ile bu Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanan 24/01/2005 tarih ve 872 sayılı İl Ambulans Servisi Çalışma Yönergesi'nin yukarıda yer alan düzenlemeleri uyarınca Acil Sağlık Hizmetleri Komuta Kontrol Merkezine gelen çağrıların değerlendirilmesi yetkisi hekime ait olup, çağrı karşılama görevlisinin çağrıları değerlendirme yetkisi bulunmamaktadır.

Uyuşmazlıkta, Mahkemenin 30/12/2021 tarihli ara kararına cevaben davalı idarece sunulan bilgi ve belgelerde çağrı karşılama görevlisinin ambulans talebine ilişkin çağrıyı aldığında durumu doktora haber vermediğinin belirtildiği görülmektedir. Dolayısıyla çağrı karşılama görevlisi tarafından sözü edilen düzenlemelere uygun hareket edilmediği anlaşılmaktadır.

Bu durumda. İdare Mahkemesince, olayda, idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, davalı idarenin hizmet kusuru bulunmasının yanında zararın idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının da kurulabilmesi gerektiği,

30/12/2021 tarihli ara kararına cevaben gelen bilgilerden müteveffanın hastaneye komşularına ait otomobille kısa zamanda getirilmesine rağmen kurtarılamadığı ve Adli Tıp Kurumu raporunda müteveffanın ambulans gönderilerek hastaneye getirilmesi durumunda da kurtulmasının kesin olmadığı yolunda görüşe yer verilmesi göz önüne alındığında dosyada bulunan bilgi ve belgelerin gerçekleşen ölüm olayı ile idarenin eylemi arasında uygun bir illiyet bağı bulunduğunu ortaya koymaya elverişli nitelikte olmadığı gerekçesiyle davacılardan ....'ın maddi tazminat isteminin reddine karar verilmişse de;

ambulans talebine ilişkin çağrı alındığında çağrıyı değerlendirmek üzere durumun doktora haber verilmesi, sabah saatlerinde göğüste sıkışma tarif eden 50 yaşındaki hastada öncelikle kalp krizi düşünülerek, hastanın yürütülmemesi ve efor sarfetmemesi gerektiği yönünde bilgi verilmesi ve araç bulmaları konusunda araştırma yapmaları beklenmeden ambulans gönderilmesi gerekmekteyken kalp krizi geçirmekte olan davacılar yakınının kendi imkanları ile hastaneye gitmesine izin veren çağrı karşılama görevlisinin uygulamalarının tıbben uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu nedenle, olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunmakta olup davacılardan ...'ın maddi tazminat isteminin tazminat kalemleri ve hesabı yönünden değerlendirilmesi gerekirken İdare Mahkemesince ölüm olayı ile idarenin eylemi arasında uygun bir illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin ve davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin REDDİNE, davacıların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının manevi tazminat yönünden ONANMASINA, maddi tazminat yönünden BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/03/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2023/691, K. 2024/1025, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenlerin İddiaları
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2023/691
Karar No
2024/1025
Tarih
21 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2023/692 K.2024/208
  • Danıştay 12. Daire E.2023/696 K.2024/1277
  • Danıştay 7. Daire E.2023/699 K.2024/1430
  • Danıştay 7. Daire E.2023/700 K.2024/1456
  • Danıştay 7. Daire E.2023/704 K.2024/1697
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/713 K.2024/527

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.