KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2258 E., 2024/1744 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- Esas No
- 2024/2258
- Karar No
- 2024/1744
- Davacı
- ... Derneği
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... Bakanlığı / ANKARA
- Davanın_özeti
- Davacı Dernek tarafından, Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nin Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzman Hekimleri yönünden yeniden düzenlenmesi istemiyle davalı idareye yapılan 23/01/2024 tarihli başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.
- Danıştay tetkik hakimi
- ...
- Düşüncesi
- Davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.
Karar Metni
1.615 kelime·8 dk okuma
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin dava dosyası 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi yönünden incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu.
4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği, düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağı. 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı.
11. maddesinin 1. fıkrasında, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı. 2. fıkrasında, otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı.
3. fıkrasında, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı. 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin ilk inceleme esnasında süre aşımı yönünden inceleneceği. 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, yasal süresi içerisinde açılmayan davaların reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre, ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için, ilgili hakkında uygulama işlemi tesis edilmiş olması, bu işlemin ise dava konusu edilen düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bulunması gerekmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde sözü edilen "uygulama işlemi" kavramı, kural koyucu nitelikteki düzenleyici işlemlere dayanılarak ilgililer hakkında tesis edilen ve onların menfaatlerinin ihlal edilmesi sonucunu doğuran, başka bir ifadeyle hukuksal durumlarında değişiklik yaratan, kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikteki bireysel işlemleri ifade etmektedir.
Dosyanın incelenmesinden. Sağlık Bakanlığına bağlı birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesisleri ile ağız ve diş sağlığı merkezleri ve polikliniklerinde, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) kapsamında verilecek muayene randevusu hizmetlerine ilişkin usûl ve esasları düzenlemek amacıyla Merkezi Hekim Randevu Sistemi Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönergenin hazırlanarak 30/04/2018 tarihli Olur ile yürürlüğe konulduğu,
Yönergenin yayım tarihi bilinmemekle birlikte, sistemin hasta memnuniyeti öncelenerek etkin bir şekilde kullanılmasını teminen MHRS süreçlerinin yürütülmesinde dikkat edilecek hususların Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün 09/12/2021 tarihli ve 2021/12 sayılı Genelgesi ile 81 il valiliğine bildirildiği ve randevu işlemlerinin bu Yönerge kapsamında yürütüldüğü, davacı Dernek tarafından ise Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nin Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzman Hekimleri yönünden yeniden düzenlenmesi istemiyle 23/01/2024 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulduğu,
anılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddedilmesi üzerine 22/04/2024 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer alan Kanun hükümleri uyarınca, ilgililerin, altmış günlük dava açma süresi içerisinde doğrudan dava açmak yerine işlemi tesis eden idarenin hiyerarşik olarak üstü olan makama veya üst makam yoksa işlemi tesis eden makama başvurarak işlemin düzeltilmesini isteme hakkına sahip oldukları açık olup; kanun koyucu tarafından, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca yapılacak başvuruya konu edilebilecek işlemin niteliği bakımından düzenleyici ya da bireysel işlem gibi bir ayrıma gidilmemiş, 11. maddenin kapsamı salt bireysel işlemlerle sınırlandırılmamıştır.
Dolayısıyla, düzenleyici işlemlerin ilan edildiği tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresi içerisinde idareye yapılan başvurunun reddi üzerine, düzenleyici işlemin ilan edildiği tarih ile 11. madde kapsamında başvuruda bulunulduğu tarih arasında geçen süre de dikkate alınmak suretiyle kalan dava açma süresi içerisinde açılan davalarda süre aşımı bulunmadığının; öte yandan, altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra düzenleyici işlemlerin değiştirilmesi, düzeltilmesi,
kapsamının genişletilmesi gibi istemlerle yapılan ve bu nedenle 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan başvuruların, cevap verilmek suretiyle ya da zımnen reddi yolundaki işlemlerin, uygulama işlemi olarak kabulüne olanak bulunmadığından, bu işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda süre aşımı bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta; dava dilekçesi ve davalı idareye yapılan başvuruya ilişkin dilekçe incelendiğinde; davacı Derneğin, yeniden düzenlenmesini talep ettiği randevu sisteminden 1 yılı aşkın süredir haberdar olduğunun ve nitekim daha önce de bu kapsamda davalı idareye başvuruda bulunduğunun belirtildiği görülmektedir.
Buna göre, bakılmakta olan davanın, dava konusu Merkezi Hekim Randevu Sistemi Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönergenin yayım tarihi bilinmemekle birlikte, söz konusu Yönergeye istinaden yapılan uygulamadan haberdar olunması üzerine bu tarihten itibaren dava açma süresi içerisinde doğrudan ya da bu süre içerisinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılacak başvurunun sarih ya da zımni olarak reddi üzerine 11. madde hükmü de dikkate alınmak suretiyle hesaplanacak dava açma süresi içerisinde açılması gerekmektedir.
Olayda, davacının, itiraza konu düzenlemenin yayımı tarihinden çok sonra, yine Yönergenin uygulanmasının öğrenildiği tarihten (1 yılı aşkın süredir uygulandığı gerek idareye başvuru dilekçesinde, gerekse de dava dilekçesinde belirtilmiştir.) çok sonra 23/01/2024 tarihinde yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin bir uygulama işlemi niteliği taşımadığı, davalı idarenin zımni ret işlemi sonrasında, düzenleyici işlemlerin iptal davasına konu edilebileceğinin kabulünün, kamu düzeninden sayılan dava açma süresinin gözardı edilmesi sonucunu doğuracağı açıktır.
Uyuşmazlık bu çerçevede değerlendirildiğinde, Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nin Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzman Hekimleri yönünden yeniden düzenlenmesi dolayısıyla Merkezi Hekim Randevu Sistemi Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönergede düzenleme yapılması istemli başvuru üzerine açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 7. ve 11. maddelerinde öngörülen süre içinde olmadığı gibi davacının 23/01/2024 tarihli başvurusunun da dava açma süresini yeniden canlandırmayacağı sonucuna varıldığından, bu başvurunun reddi üzerine açılan davanın, süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Danıştay 10. Daire, E. 2024/2258, K. 2024/1744, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama