KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2284 E., 2024/3707 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
- Esas No
- 2024/2284
- Karar No
- 2024/3707
- Temyiz eden (davacı)
- ...'a velayeten ...
- Vekili
- Av. ...
- Temyiz eden(davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- İstemin_konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Davanın_konusu
10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde gerçekleşen bombalı saldırıda babası ...'ın vefat etmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık maddi, manevi tazminat ödenmesine yönelik başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile 1.000.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın, yaşanan ölüm olayında idarenin tazminat sorumluluğu bulunduğundan bahisle maddi tazminat yönünden olay tarihinden, manevi tazminat yönünden ise idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/10/2022 tarih ve E:2022/813, K:2022/2864 sayılı bozma kararına uyularak tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, 5233 sayılı Kanun'a göre hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğu, genel hükümler kapsamında gerçek zararın tespiti ile tazminata hükmedilmesi gerektiği, idarenin hizmetin işleyişine ilişkin kusurunun bulunmadığına yönelik tespitin kabul edilmediği, mülkiyet hakkının ihlal edildiği duyulan acı ve eleme karşılık hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu iddialarıyla; davalı Ankara Valiliği tarafından, davada idarelerine husumetin yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğu,hükmedilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğu,
faizin başlangıç tarihinin dava dilekçesinde belirtilen kısım için dava tarihinden, miktar artırımı ile artırılan kısım için miktar artırım dilekçesinin idarelerine tebliğ tarihinden itibaren olması gerektiği, olayda idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2024/2284, K. 2024/3707, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama